| Yargıya Baskı Suç Değil mi? |
|
|
| İdris Gürsoy, Zaman | |
| 16.10.2000 | |
|
Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, dün başlayan Fethullah Gülen davasına müdahil olarak katılmak isteyen Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin bu taleplerini reddederek hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğinin işaretini verdi. Buradan hareketle şu soruya cevap aranmalı: Türkiye'de sahne önünde cereyan eden birtakım hadiselerin arkasındaki aktörler arasında sivil kitle örgütü olarak görülen bazı kulüp ve dernekler ne kadar var? Siyasi, ekonomik ve toplumsal olaylarda bu örgütlerin etkisi nedir? Elimde tam da bu sorulara cevap teşkil edecek bir yazı var. Lions Kulüpleri Birliği 118-R Yönetim Çevresi antetli bu yazıda kişi hakları ihlâl ediliyor. Mahkeme süreci dün başlayan Fethullah Gülen'e atf-ı cürümde bulunuluyor. Daha da öteye; bir merkezde kaleme alınan ortak metnin, kulüp üyeleri tarafından kendi ad ve soyadları yazılarak devletin başı Cumhurbaşkanı'na, yürütmenin başı Başbakan ve yardımcılarına ve en önemlisi DGM Başsavcısı'na ayrı ayrı fakslanması rica ediliyor. (İmza: Lion Aydın Nalbantoğlu Genel Yönetmen. Dağıtım: Kabine görevlileri, Lions Kulüp Başkanları, LYÇ Başkanı, Leo Kulüp Başkanları) Lions kulüpleri yasama ve yürütmeyi baskı altına almak isterken, yargıya da bir dava ile ilgili etki yaparak suç işliyorlar. Yargı süreci içinde davalı ile ilgili mahkemede taraf olan bir savcıya yüzlerce, binlerce aynı faksın geldiğini düşünün. Sezer, Ecevit, Yılmaz, Bahçeli ve Yüksel'e gönderilen metinde, hakkında mahkeme kararı olmayan davalı ile ilgili ağır suçlamalar yapılarak resmen yargısız infaz yapılması isteniyor. Kaleme alınan ve ilgili kurum ve kişilere fakslanması istenen metine bakarsanız mahkemeye gerek yok. Oysa Türkiye bir hukuk devleti. Mahkemeye baskı suç. Vakıf ve dernek statüsündeki sivil kitle örgütlerinin yapacakları faaliyetler de yasa ile sınırlandırılmış. Peki Lions kulüpleri kanunları çiğnemeye nasıl cesaret edebiliyor? Böyle bir gücü nereden alıyorlar? Sanki Gülen gizli bir mahkemede yargılanmış ve çoktan hakkında hüküm verilmiş. Şu ifadelere bakın: "Çağdaşlaşma yolundaki Türkiye'mizi bir örümcek ağı gibi saran, 'bilim kurgu' filmi gibi dünyayı ele geçirme planları yapan, bilinmeyen kaynaklardan beslenen bu örgütün, ülkemize her türlü takiyye yoluyla daha fazla zarar vermemesi ümidimizdir. Bağımsız, etki altında kalmayacak cumhuriyet yargısının konuya el atması geleceğimiz açısından büyük önem taşımaktadır. Gelinen nokta üzücüdür." Asıl düşündürücü olan yıllarca bu ülkede evrensel değerleri savunur görünen bazı derneklerin kanunları çiğneyerek mahkemeyi etkileme çabaları değil midir? Baştaki soruyu bir daha tekrarlayalım: Türkiye'de sahne önünde cereyan eden birtakım hadiselerin arkasındaki aktörler arasında kimler var? Siyasi, ekonomik ve toplumsal olaylarda bu örgütlerin etkisi nedir? Bu sorulara cevap aramaya devam edeceğiz. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







