|
İzmir–Pınarbaşı'ndan tanıdığım Cemil Demir Bey'in bir yazısı elime geçti. Onu yıllar önce tanıdım. İlk görüşmelerimiz tartışma havasında geçti; ama o bir arayış içinde idi. O hakikati arıyordu. Bu arayışın on sene sürdüğünü yine kendisinden öğrendim. "Siz, inançsızlığın ne demek olduğunu tahayyül bile edemezsiniz. Sabah olur, akşam nasıl olacak diye düşünürüm. Akşam olur sabah nasıl olacak diye düşünürüm. Halbuki, her türlü zevk ve safam için maddî ve manevî bir engel de görmüyordum. Ama işte iç sıkıntım bir türlü geçmiyordu." diyordu. "Fethullah Gülen ve ben" başlıklı yazısında ise şimdi şöyle diyor: Umudumu yitirmek istemiyorum. Çünkü bu ülke sizinle beraber benim de. Ve gidecek başka yerim de yok benim... Ben kim miyim? O kayıp nesillerden biriyim.. Boşa geçmiş bir ömrün sormayacağım kimseye Çalınan umutlarımın Heder olmuş, beyhude yaşanmış yıllarımın hesabını!.. Biraz daha anlatacak olursam kendimi. Yetmişli yılların başları, yüksek öğrenim yıllarım. Bize sunulan eğitimin ve onun doğal uzantısı olarak. Oluşan fikrî ve sosyal zeminin tarifine gerek var mı? Ben en samimi, en yiğit arkadaşlarını, o yanlış yolun. Doğru adamlarını, darağaçlarında, hapishanelerde, sokak kavgalarında. İşkence odalarında kaybetmiş bir kuşaktan geliyorum. Devrimci yani solcu olmayanın, bırakın aydın Adam bile sayılmadığı yıllar... Marksist–komünist çizgiyle başlayan arayışlar Ateist–anarşist ve bütün değerleri yıkmaya yönelen Bir kinin potasında pişen nefretimiz, Bizi terör için olgun bir hale getirmişti... Evet kaybolmuştuk O olmasaydı, yani Fethullah Gülen Ben ve yüz binlerce ben, kaybolup gitmiştik İmanın aydınlığına uyandırdı bizi Şefkatinin, muhabbetinin kanatları altında geçen yıllarımız İyileşen yaralarımız, Yeniden keşfettiğimiz, insan yanlarımız Onu üzmeyin, ne olur!... Ma'şeri vicdan kanıyor!... Görmüyor musunuz, duymuyor musunuz, Bütün dünyanın nefesini tutarak izlediği Yüzyıla damgasını vuracak evrensel boyutlu Bir eğitim ve kültür projesinin mimarı o. 77 yıllık Cumhuriyet'in yüz akı. Türkiye'nin evrensel vizyonu. 76 ülkede dalgalanan bayrağım Okunan marşım Konuşulan dilim Söylenen türkülerimin adı o... Sevginin, hoşgörünün Hoşbirliğin, fedakârlığın Öteki adı, o... Kırk yıllık varidatının Dökümü de ortada. Cemil Bey'in uzun yazısından ancak bu kadar nakledebildim. Aslında bize ulaşan bu mealde pek çok faks mevcut... Kamuoyu araştırmalarının neticesine göre halkımızın yüzde 95–96 takdir ve sempatisini kazanmış bir şahsiyet hakkında elbette binlerce mektup ve yazı olacaktır. Milyonların gönülleri onunla beraberdir ve semaya açılan eller onun için en içten dileklerle dua etmektedir. Cenab–ı Erhamürrahimin, bu kadar hüsn–ü zanna mazhar kıldığı o şahsiyeti yalnız bırakmayacaktır. Çünkü büyük çoğunluğun hüsn–ü zannı hiçbir zaman yanlış üzerinde birleşmez.
|