| Fethullah Gülen ve İnsan Hakları |
|
|
| Hekimoğlu İsmail, Zaman | |
| 03.03.2001 | |
|
Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı'nın insan hakları raporunda Fethullah Gülen Hocaefendi "Mutedil bir dinî cemaat önderi" diye anlatılmış. Bilindiği gibi bir ömür boyu dinî çalışmaların, dinî cemaatlerin içinde bulundum, otuz beş kitap yazdım, yine bir ömür boyu basın-yayının içindeyim, yazıyorum, konuşuyorum. Yanlış, doğru hareket yapan bir sürü insanla karşılaştım. Şimdi dönüp geriye bakıyorum. Fethullah Hocaefendi'nin hayatını hayal ediyorum, kitaplarına bakıyorum, konuşmalarını dinliyorum "Böyle bir hoca lazımdı." diyorum. Çünkü İslamiyet'i doğru yaşayan, anlatanlar olmazsa, bu din yanlış hareket edenlere bırakılır. İslamiyet büsbütün elden gider. Fethullah Hoca cemaat kurmak için ortaya çıkmadı. Vaazlarını dinleyenler, makalelerini ve kitaplarını okuyanlar, özellikle onun Müslümanca hayatına bakıp hayran olanlar onu sevdi. Onu sevenler ona yaklaşınca başkaları buna 'cemaat' dedi. Cumhuriyet tarihinde oldu olasıya bir acayiplik devam etti: Descartes'in kitaplarını okuduğumuzda rasyonalist olamadık, yani bize rasyonalist demediler, Risale-i Nurları okuyunca nurcu dediler, Fethullah Gülen Hoca'ya yaklaşınca "Fethullahçılar" tabirini uydurdular. Ben isterdim ki bir devlet adamı da çıkıp: "Ey milletim şucu, bucu olmayı bırakalım, ilimde ve teknikte ilerleyip kalkınalım" deseydi. Bunu da demediler, durmadan bizi suçladılar: Gerici! Biz gerici olursak kim ilerici olabilir? İşin garip tarafı ülkeyi geri bırakanlar başkalarına gerici diyordu. Dinî motifler içinde yanlış hareket yapanlara bakıp, gericilerle mücadeleye kalkışanlar dindarların hepsine karşı çıktılar. Bu iş o kadar ileri gitti ki içki içenler ilerici, içmeyenler gerici sayıldı. Mini eteğe tanınan şans başörtüsüne tanınmadı. Bu da, dindarı yaraladı. Keşke bir kısım Avrupa devletlerini beğendiğimiz kadar kendi devletimizi de beğenseydik. Neden onlar kalkınırken, biz yaya kaldık? Fethullah Gülen Hoca'nın bütün çalışmaları ilme, tekniğe, sanata ve ahlaka dönüktür. Bunları görüp, onu desteklememek ne mümkün! ABD'nin Dışişleri Bakanlığı da onu bu yönden beğeniyor. Zaten kalkınmış ülkeler deyince akla ilim ve teknik gelir. İlme ve tekniğe önem veren şahısları kalkınmış ülkeler beğenir, geri kalmış ülkeler ise alışkanlıkları sebebiyle ilme ve tekniğe, dolayısıyla bunlara sahip çıkanlara karşıdırlar. Fethullah Hoca'nın hayatını, kitaplarını, konuşmalarını beğendim, onu beğenenleri de beğenirim. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







