ABD Yönetiminin Sorumluluğu Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Hüseyin Gülerce, Zaman   
13.09.2001
21. yüzyılın küreselleşme hayalleri, bütün dünyanın yaşadığı bir şokla, şimdi karamsarlığa dönüşmüş bulunuyor.

Dünyanın süper gücü Amerika Birleşik Devletleri'nin hem kendi başkenti Washington'da, hem de dünyanın başkenti sayılan New York'ta uğradığı savaş ilanını andıran terör saldırıları şimdi herkese "ne oluyoruz?" sorusunu sorduruyor.

Televizyon ekranlarından canlı yayınlanan dehşet sahneleri, terör kelimesiyle izah edilemeyecek kadar ürperticidir. Nitekim Amerikan halkının yüzde 86'sı yaşanılan vahşeti "ABD'ye savaş ilanı" olarak nitelendiriyor.

Sadece ABD değil, dünya barışı ve insanlık, şeytani bir plan ve müthiş bir cür'et ile karşı karşıya.

Daha önce böylesi görülmemişti.

Seçilen yöntem açısından, seçilen hedefler açısından, ölen insan sayısı açısından, uğranılan maddi zarar bakımından, saldığı dehşet ve şaşkınlık açısından, sebep olduğu karamsarlık ve şok açısından dünya tarihinde böylesine bir terör saldırısı görülmedi.

ABD Savunma Bakanlığı'nın vurulması ne demek?

New York semalarında Amerikan savaş uçaklarının düşmanı beklemesi ne demek?

ABD yönetimi hem istihbarat, hem savunma açısından böylesine bir acz içine düşürülmedi. Saatlerce canlı yayınlarda ABD yönetiminin içine düştüğü çaresizliği seyrettik. Beyaz Saray'ın 250 metre yakınına kadar gelebilen bir tehdidi izledik.

Evet, bu konularla ilgili çok film izledik. Ama hiçbirinde, bir uçağın bir gökdelene bıçak gibi nasıl saplandığını gösteren bir sahne yoktu. Bir de o tek başına herkesi kurtaran "Rambo"lar yoktu...

Ancak bugün asıl soru şudur:

7 Aralık 1941'deki Pearl Harbour saldırısı, ABD'yi II. Dünya Savaşı'na girmeye mecbur etmişti. Acaba 11 Eylül 2001'deki terör saldırıları ABD'yi neye mecbur edecek?

Endişemiz, "medeniyetler çatışması" isteyenlerin oyununa gelinmesidir. Bu vahşi terör gününün, Müslümanlara fatura edilmesine ABD yönetimi fırsat vermemelidir.

ABD yönetimi; terörle İslam'ı ayırma noktasında tarihî ve hayatî bir dönemeçte bulunuyor.

11 Eylül 2001, insanlık tarihinin evet bir dönüm noktası olacaktır. Evet artık soğuk savaş döneminden çok farklı bir yeni dönem başlayacaktır. Ama bu nasıl bir dönem olacaktır?

Terör, İslam'la bağdaşmaz. İslam'ı doğru anlayan hiçbir Müslüman, masum insanların ölmesine "oh olsun" diyemez.

Muhterem Fethullah Gülen, Cihan Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada bu gerçeği çok veciz şekilde ifade etmiş: "Terörist Müslüman, Müslüman terörist olamaz. Müslüman ancak sulhün, barışın ve huzurun sembolü olabilir."

Dinlerarası diyaloğun ve evrensel barış çabalarının arttığı bir dönemde, Orta Doğu'da karşılıklı katliamların yaşandığı bir dönemde, ABD'yi yönetenler sağduyulu ve basiretli davranma sorumluluğu ile karşı karşıyadır.

Canlı yayınlarda seyrettiğimiz "vahşet sahneleri, insanlığın hangi günahlarının bedelidir?" sorusunu herkes önce kendine sormalıdır.

Bizim milletimizin güzel bir sözü var. "Bir musibet bin nasihatten yeğdir." İnsanlık olarak ABD'de yaşanan trajediden çıkaracağımız çok dersler olmalı.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >
Foreign Policy'de Gülen Röportajı

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İmanda Derinlik

Seyredin

Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Dinleyin

Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele

Dinleyin

Erzurum Vaazı - 19980

İndirin

Altın Nesil Konferansı - 1977

İndirin

İyi bir idareci ve siyasî için şu hususlar çok önemlidir: Hak düşüncesi, hukukun üstünlüğü, vazife şuuru, kaba ve ağır işlerde sorumluluk anlayışı, ince ve nazik işlerde de maharet ve ehliyet.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri