| Sırayı Şaşıran, Feleğini de Şaşırır... |
|
|
| Hüseyin Gülerce, Zaman | |
| 02.10.2001 | |
|
Geçtiğimiz perşembe günkü yazımda, ABD'ye yönelik terör saldırılarının ardından "Türkiye'nin bahtı, bir daha açıldı.." yorumunu yapmam, kimilerini şaşırttığı gibi kimilerini de kızdırmış. ABD'de mastır yaptığını söyleyen bir okuyucum, "Ne yani İslam'ın üzerine böyle gelinirken sen Türkiye'nin kıymete bindiğini, bahtının açıldığını mı söylüyorsun.." diye itiraz ediyor. Önemli olan karanlık çöktüğünde şafağı hatırlayabilmektir. Önemli olan 3-5 ay sonrası için değil 30-40 sene sonrası için ufuk gezintisi yapabilmektir. Şimdi, okyanus ötelerinden hicranlı gurbet şiirleri yazan muhterem Fethullah Gülen, dün gazetemizin Akademi sayfasındaki mısralarında ne güzel bir manevi destek vermiş: "İnsan yüksek ideallerle yaşar Son terör saldırılarından sonra Usame bin Ladin'in ve Arapların adı geçiyor diye terörü açıktan kınayamayan, masum insanların ölümlerine neredeyse değil açıktan "oh olsun.." diyen şu garip İslam âleminin yürek yarası halini görünce ben, ümitsizliğe düşeceğime, "insanlığa sözü olan bir kürsü var, o Anadolu'dur. Yıllarca Türk-İslam anlayışını temsil etmiş Anadolu insanının kendine has bir sesi ve soluğunu hatırlayınız. Bu ses, dokuz asırdır tecrübe edilmiş bizim insanımızın sesidir. Bu ses, farklı bir sestir. Bu ses, bütün insanlığın içini yumuşatacak bir üslubun sesidir.." diye niye ümitle haykırmayayım?.. Hislerinin esiri, zamanı okuyamayan, zamana cevap veremeyen, zamana yenik düşen ve bütün dünyayı karşısına alarak İslam'ı anlatmaya kalkan bir zihniyetle dine hizmet mi olur? İslam, ürküten değil, sevdirendir. Ben, İslam'ı; ikinci plana düşenlerin ve boynu bükük gezenlerin değil, ilimde, sanatta, teknolojide, insanlıkta hep ön planda olanların, başı dik duranların dini biliyorum. Üç asırlık dağınıklığımız, perişanlığımız tarih sahnesine yeniden çıkan bağımsız Türk cumhuriyetleriyle artık sona eriyorsa, evet Türkiye'nin bahtı açılmıştır diyorum. "Ilımlı" İslam'ın bütün dünyada yolları gözleniyor ve bir terör saldırısı sonunda hem Müslüman, hem demokrat, hem de dünya ile barışık olmak kıymete binmişse evet Türkiye'nin bahtı bir daha açılmıştır, diyorum. Türk dünyası, parçaları etrafa dağılmış kristal bir avizedir. O parçalar şimdi "ağabey" ukalalığı yapmadan Türkiye tarafından, Türk insanı tarafından bir araya getirilmeye çalışılıyor. ABD yeni bir dünya kurmaya çalışıyorsa ve bu dünyada bize düşen hisse verilmek istenmiyorsa, biz hissemize düşeni gönül bağımız olan ülkelerle bütünleşerek alacağız. Bütünleşme ve birleşme sonucu Türk, Özbek, Kırgız, Azeri, Kazak, Türkmen, Tacik karışımıyla meydana gelecek yeni yapı, bizim gerçek kimliğimizi oluşturacaktır. İşte biz, yeniden kurulan, kurulduğu söylenen dünyada, bu kimliğimizle yer alacağız. Millet olarak çağımızla hesaplaşmamız, yaşadığımız zaman diliminin şuurunda olmamız ve devletler muvazenesindeki yerimizi almamız ancak bu kimlikle mümkün olacaktır. Başka İslam coğrafyalarına dönüp bakmamız -bu arada onları ihmal etmeden- daha sonra olacaktır. Sırayı şaşıran feleğini de şaşırır. Ben, bahtsız bir yazar değil, ümitsizliğin semtine bile uğramamış bir mü'min ve bahtı açık milletimin bahtı açık bir yazarıyım... |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







