| Fethullah Hocaefendi'ye Minnet |
|
|
| Ahmet Kabaklı, Tünaydın | |
| 04.10.1998 | |
|
13 Eylül'de sayın Cumhurbaşkanı'na refakatle yaptığımız son Tacikistan-Moğolistan seyahatinde, size mutlaka duyurulması gereken bir müjdemiz olduğunu söylemiştim. O müjde, eli öpülesi Fethullah Hoca'nın, Türk irfanı için, dünyayı kuşatan okulları idi. Tacikistan'da gerçi elçiliğimiz var. Moğolistan'da elçiliğimiz bile yok. - Yok mu? İşte orada yanılıyorsunuz. Hem Tacikistan'ın başkenti Duşanbe'ye hem de Moğolistan'ın Ulan-Batur'una uçakla inerken bizi ellerinde Türk bayrakları ile Türkçe "Yaşa! Varol! Hoşgeldiniz!" nidaları ve yazılarıyla karşılayan son derece şık giyinmiş şu kız ve erkek öğrenciler kimler öyleyse? - Onlar işte, Fethullah Hocaefendi'nin arzularıyla kurulmuş canlı ve modern Türk-Tacik, Türk-Moğol liseleridir. Hava meydanlarında biz gelir ve dönerken Türk-Tacik, Türk-Moğol İstiklâl Marşlarını söyleyenler onlar. Güzel insanlığını ve iyi gazeteciliğini bu uzun seyahatte, daha yakından gördüğüm sevgili dost Rahmi Turan, Köktürk Kitabeleri gibi yeni Türk akıncılarınca yönetilip yaşatılan bu okulları da bir sevinç coşkunluğuyla gazetesine şöyle yazıverdi: Orta Asya cumhuriyetlerinde her yıl bir ya da iki Türk okulu açan Fethullah Hoca, devleti geçti. Türk dostluğunu ve Türk kültürünü yaymada öncülük yapan Fethullah Hoca'nın okul açtığı Moğolistan'ın Başkenti Ulan-Batur'da elçiliğimiz bile yok. (Meydan 17 Eylül 1995) Türkiye'de "Fethullahçı" diyerek onlara seviyesizce saldıran bazı gazetelerin temsilcileri de aramızda idiler. Orada gördükleri karşısında hayli mahcup oldular. Bazıları, "Bu değirmenin suyu nereden geliyor?" gibi kurnazlık ve bilmişlik koymak istediklerinde, kafilemizdeki İstanbul Ticaret Odası Başkanı sayın Atalay Şahinoğlu onları tüccarca şöyle cevaplandırdı: Fethullah Hocaefendi, her il ve ilçemizde kendisine inanan varlıklı ve imanlı kişilerden Türkiye dışında, kadrosu, binası ve eğitimcileri ile bir okul açmalarını istemiş. Okulları şirketleşerek ve açıldıkları ülkenin hükümetleri ile anlaşarak bu orta ve yüksek okulları kurmuşlar. Bazı yerlerde devlet onlara bina veriyor. (Moğolistan'da arazi satın alarak kendileri işletmeye hazırlanıyorlar.) Çoğu diyarlarda okuyan öğrencilerden hiç ücret alınmayarak bu şerefli hizmeti başarıyorlar. Dahası, başarılı öğrencileri yazın güzel aylarda Türkiye'ye getirip gezdiriyorlar. Böylece Türk sevgisini, bu yabancı, garip öğrencilerin gönüllerine mühürlüyorlar. Bundan güzel hizmet olur mu? |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








