Müslümanlığın Neresindeyiz? Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Hüseyin Gülerce, Zaman   
13.12.2001
Ekonomik krizin açtığı toplumsal yaralar, Ramazan ikliminin de tesiriyle Müslümanlığımızın önce kendi vicdanlarımızda yeniden, bir daha ve derinden sorgulanmasına sebep oldu. Televizyon kanallarında bir ailenin çocuklarıyla birlikte yaşadığı sefalet, fakirlik dayanılacak gibi değildi. Bir okuyucum anında telefona sarılıp, "Hüseyin Bey lütfen bu millete, şefkat ve merhametten gelen büyüklüğü, inancındaki benzersiz yardımlaşma hasletini bir hatırlatsanız. Bizler refah içinde yaşarken bu fakirlik sahnelerine hangi Müslümanlığımızla seyirci kalıyoruz? Şahsen biz eşimle karar aldık, seneye evimizde iftar vermek yerine, otuz Ramazan fakirlere yardım yapacağız." dedi.

"Siyasal İslam" tartışmalarına, siyaset yoluyla topluma hizmet ısrarlarına bir şey demiyorum. Ama Müslümanın kalbine bir kıymık gibi saplanmış ferdî ve toplumsal dertler, çileler, sıkıntılar ve acılar bize önce Müslümanlığımızın iyiliklere, ahlak güzelliğine, yardımlaşmaya değer veren özünü öne çıkartmayı hatırlatmalı değil mi?

Bizim peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) "Sizin Allah'a en sevimli geleniniz, ahlakça en güzel olanlarınızdır." demiyor mu? Hepsinin varlığına inandığımız bütün peygamberler, Hz. Adem'den bu yana iyiliği, hayrı emredip, insanları kötülüklerden, çirkinliklerden sakındırmaya çalışmamış mı? "Elhamdülillah Müslümanız." diyoruz. Allah (cc) Kur'an–ı Kerim'de şöyle buyuruyor: "Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık hayra safr edenler var ya, onların mükafatları Allah katındadır. Onlara korku yoktur, üzüntü de çekmezler." (Bakara, 2/274)

İslam, mala ve kazanca Batılı sistemlerin getirdiği bakış açılarından farklı olarak toplumsal bakış açıları getiriyor. En başta helal–haram kavramları var. İnanıyorsan, mü'min isen gayri meşru kazanç senin evladının boğazından geçerken haram lokmaya dönüşür. "Ben kazanıyorum, fakire neden verecekmişim?" diyemiyorsun. Mü'min isen, inanıyorsan dinin diyor ki, "Senin kazancında fakirin hakkı var, zekatını ver ve arınmış ol." Bir de bereket kavramı var. Hayra, yardımlaşmaya, dayanışmaya harcarsan kazancın da, malın da bereketlenir. Böyle insanların yaşadığı toplum bereketlenir. Değilse ülke semalarından bereket de kalkar, güzellikler de kalkar.

Amerika'da Clinton'la başlayan, Bush'la da devam eden bir hatırlatma var. ABD başkanları diyor ki: "İslam, yardımseverlik, merhamet ve barışın önemini, değerini vurgular. Amerika'da en hızlı yayılan din İslamiyet'tir."

Samanyolu televizyonu bu Ramazan 'Yeni Hayatlar' diye çok güzel bir program yaptı. STV'de seyretmişseniz sizin de dikkatinizi çekmiştir. Müslümanlığı seçen bu insanlar incelemişler, araştırmışlar; ama en çok İslam'ın insana verdiği değerden, ahlaka getirdiği güzelliklerden, dinimizin insan davranışlarına yansıyan parıltılarından etkilenmişler. Ben onları izlerken, "Meğer biz ne kadar kolay Müslüman olmuşuz. Şunlardaki heyecana, samimiyete bakınız. Biz Müslümanlığımızın ne kadar kıymetli olduğunu meğer unutmuşuz, ne kadar sıradanlaşmışız..." demekten kendimi alamadım. Sahabe hayatlarına benzeyen bu yeni hayatlar mutlaka sizleri de etkilemiştir.

Muhterem Fethullah Gülen'i bir defa daha anmanın, takdir etmenin bugün bir vefa, kadirşinaslık olduğunu düşünüyorum. Kendisini sevenlere, tavsiyelerine kulak verenlere ısrarla "Allah için" vermeyi, hem de çok vermeyi, himmet denilen müthiş bir dinamiği öğretti. Bu büyük millet, bugün dünyanın dört bucağında Türk kolejleri ile insanlığı, güzel ahlakı ve gerçek medeniyet ışıklarını götürüyor. Siz bir Rus babanın, bir Papua Yeni Gineli annenin "Bize evlatlarımızı bağışladınız." derken akıttıkları gözyaşlarıyla, neyi anlattıklarını pekala biliyorsunuz. Bugünün dünyası biz Müslümanlardan siyasi bir model istemiyor. Bizden istenen iman, ahlak, yardımlaşma, dayanışma, aile, evlat ve yeni hayatlar için sosyal ve toplumsal bir modeldir.

Geliniz bir dava heyecanıyla kendi insanımızdan başlayalım...

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >
Foreign Policy'de Gülen Röportajı

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İmanda Derinlik

Seyredin

Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Dinleyin

Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele

Dinleyin

Erzurum Vaazı - 19980

İndirin

Altın Nesil Konferansı - 1977

İndirin

İyi bir san’at eseri, onu meydana getiren unsurların mükemmeliyetiyle, unsurların mükemmeliyeti de onları teşkil eden cüz’ifertlerin mükemmeliyetiyle yakından alâkalıdır. Özün sağlam olmadığı bir yerde temiz bir duygu, temiz bir duygunun bulunmadığı bir yerde de hep canlı kalabilecek “kor” gibi eserlerin ve alevden ifadelerin meydana getirilmesi imkânsızdır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri