Kur'an'ın Büyüleyici İklimi Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
27.08.2001

En güzel şeylerden bile insan usanabilir; ama Kur'ân'dan usanmak mümkün değildir. Onu kıraat ederken bazen kendinize o kadar yakın hissedersiniz ki 'şu sözler bana ne kadar yakın, sanki benim benliğimden fışkırıyor' dersiniz ve o, size çok duru, tabanı berrak taşlarla örülmüş bir su gibi gelir.

Kur'ân her yönüyle çok güzeldir; onun güzelliği adeta beni büyüler ve azıcık aklımın erdiği yerlerde duygularım heyecanla köpürür. Evet her yönüyle Kur'ân'a hayran olduğumu bütün samimiyetimle söyleyebilirim. Bu hayranlığım, sadece onun Allah kelamı olmasından ötürü ve mutlaka hayranlık duymamız gerektiği için değildir. Çok defa onu okuduğum zaman adeta beni büyülüyor gibi olur ve kendimi onun hayranlığı içinde bulurum. En güzel şeylerden bile insan usanabilir; ama Kur'ân'dan usanmak mümkün değildir. Onu kıraat ederken bazen kendinize o kadar yakın hissedersiniz ki 'şu sözler bana ne kadar yakın, sanki benim benliğimden fışkırıyor' dersiniz ve o, size çok duru, tabanı berrak taşlarla örülmüş bir su gibi gelir. Ayağınızı atınca, ancak dizinize çıkar zannedersiniz, içine daldığınızda ise elli defa boyunuzu aşar; fakat yine de onu o ariz-amik enginliğinde hep bir duruluk içinde seyahat edersiniz.

Evet Kur'ân, bugünün ve yarının gerçeğini ve iç yüzünü terennüm ediyor; kim bilir o ahirette nasıl inkişaf edecek!.. Belki size, 'haydi gelin, kızartılmış kuşlar, püryan olmuş dana butları ve daha ne istiyorsanız hepsi var, yiyin..' denecek; ama siz, 'hayır, ben şimdi Kur'ân yiyor, Kur'ân içiyorum' diyeceksiniz.

Ayrıca olmuş-olacak hâdisat bütün satırları, sayfaları, paragrafları, cümleleri ile hep onda mündemiçtir. Ama onca muhteva ve farklılığına rağmen o ne tenasüp, ne üslup, ne anlatış, ne enginliktir. Ne var ki, bu da anlatma ile değil; doğrudan doğruya vicdanların duymasıyla bilinir. Ben şahsen, meseleye bu zaviyeden baktığımda, nesillerimizin nasıl talihsiz hale getirildiğini görüyor ve bir de ona ağlamak istiyorum. Onlar da fazla değil, bizim bildiğimiz bu kadarcık bir bilgi ile, Rabbilerinden gelen mesajı okuyup heceleyebilselerdi.. ama bu nesil ondan da mahrum. Ne olurdu bazı mekteplerde azıcık Arapça okutulsa ve dinin dili öğretilse idi!.. Herhalde o zaman ufukları daha bir inkişaf eder ve insanlar daha derin düşünebilirlerdi!.. İnşaallah bu aczimizi, fakrımızı, yetersizliğimizi, tutarsızlığımızı birileri görür; 'derbeder ağızlarda, fütursuz beyanlarda Kur'ân'ın ızdırap çektiği yeter' der ve ona sahip çıkar...

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 08.11.2006 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Nasıl Keyfiyet Kazanılır?

Seyredin

Peygamberlerin Hususiyetleri

Seyredin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Secde İzindeki Tehlike

Dinleyin

Edremit Vaazı - 1974

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsan, çok söz söylemekle değil, söylediği sözlerin yerinde ve faydalı olmasıyla kadrini, kıymetini yükseltir. Aksine, her yerde ulu orta konuşan kimse, hele konuştuğu şeyler de yüce mefhumlara ve uzmanlık isteyen mevzulara dairse, hem bir sürü hatalara düşer, hem de kendi değerini düşürmüş olur. “Çok konuşanın çok sakatatı olur” sözü ne kadar yerinde ve kıymetli bir sözdür.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri