| Kuralsızlık Kural Olunca |
|
|
| Hasan Sutay, Zaman | |
| 27.12.2001 | |
|
Neredeyse bütün değerlerin yerle bir olduğu dönemde, gazeteciliğin dimdik ayakta kalmasını ve temel değerlere saygılı olmasını beklemek için fazla iyimser olmak lazım. Gazeteler de, gazeteciler de insani değerlere sahip çıkma yönünden çok fazla geri kaldı. Hiçbir kural tanımadan, ahlaki bütün değerleri yerle bir etme pahasına saldırılar kural haline geldi. Ömrünü gazeteciliğe vermiş olanlarla, daha işin başında bulunanlar, yozlaşmadan neredeyse eşit biçimde paylarını aldı. Gazeteciliğin temel kuralı sayılan 5 N 1 K hemen hemen anlamını yitirdi. Haberin çarpıcı olması için, illa da çarpıtılması gerekiyormuş gibi davranıldı. Di'li geçmiş zaman kullandığımıza bakmayın: Yine aynı şekilde okuyucunun gözünün içine baka baka, aynı şey yapılıyor. Haberin analizini yapmaya kalksanız, haber adına tutulacak bir nokta bulmakta zorlanacaksınız. Söylediklerimiz bir iki haberle sınırlı olmayınca, başıbozukluğun kural haline geldiği anlaşılıyor. Sübjektif değerlendirmeler, hakaretler, haber metniyle alakası olmayan başlıklar sürekli karşımıza çıkıyor. Bu kadarla kalsa yine iyi. Zamanlama yapılarak, kamuoyu ve devlet kurumları etki altında bırakılmak isteniyor. Dün iki gazetede bu son söylediğimiz olayla alakalı iki örnek vardı: Birisi Star gazetesi, diğeri de Cumhuriyet. Star, Fethullah Gülen'in davasının görüşüldüğü gün, 'Yalancı nurcu!' diye başlık atmış ve haber niyetine ne kadar hakaret varsa sıralanmıştı. Star bunu hep yapıyor. Her olayın ardından Gülen'e saldırıyor. Bunu yaparken de meslek ilkelerini hiç önemsemiyor. Düşünün, mahkeme günü Gülen ile ilgili bayat bir haberi onun da ne kadar haber olduğu tartışılır saldırgan bir dille birinci sayfaya taşımanın ne amacı olabilir? İdeolojik saplantılarla hakimleri etkilemeye, bağımsız Türk adaletini baskı altında tutmaya çalışmak hangi medya etiği ile bağdaşır? Cumhuriyet ise 'Gülen'den cihat itirafı' başlığını uygun görmüştü. Cumhuriyet'in Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız, haberin ellerine yeni geçtiğini ve mahkemeyi etkilemek gibi niyetlerinin olmadığını söylese de, daha önceki duruşmalarda benzeri yayınların yapılması, Yıldız'ın ifadelerini doğrulamıyordu. Kaldı ki bu haber daha önce Star gazetesinde yayınlanmıştı. Elbette haber yayınlanır, elbette değerlendirme ve yorum yapılır. Ne var ki, haber adı altında, muhabirin veya yazı işleri çalışanının kafasından geçenler sunulmaz. Sunulmamalı. Mesleki kuruluşların uyarılarına kulak tıkayan, hukuki müeyyideleri hiçe sayarak yayın yapan gazetelerin ve televizyonların da insan haklarına saygılı bir çizgiye çekilmesi gerekiyor. Sadece sorumlu kuruluşlar değil, okur da bu sorumluluğu üstlenmeli. Yoksa, tiraj ve reyting uğruna ayaklar altına alınmadık değer kalmayacak. |
| Sonraki > |
|---|







