Risale-i Nur'a Göre Kur'an'da Geçen Yedi Kat Sema Tabirinin İfade Ettikleri Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
02.01.2004

Üstad'ın Sözler adlı eserinde, 'İnsanda cisimden başka nasıl akıl, kalb, ruh, hayal, hâfıza gibi manevî vücutlar var. Elbette insan-ı ekber olan âlemde ve şu insan meyvesinin şeceresi olan kâinatta da, âlem-i cismaniyetten başka âlemler var. Hem âlem-i arzdan, tâ Cennet âlemine kadar her bir âlemin birer semâsı vardır.' denilmektedir. Âlemlerin sayısı yediyle sınırlanmadığına ve her âlemin bir semâsı olduğuna göre yedi semâdan bahsedilmesini izah eder misiniz?

Üstad, 12. Lem'a'da yedi semâ meselesinden bahsetmekte ve yedi rakamıyla ilgili pek çok tevcihte bulunmaktadır. Zannımca burada asıl önemli olan husus; semânın yedi tabakadan veya yedi buuddan oluştuğu hususudur. Biz bunu tam manasıyla bilemeyebiliriz. Mesela, biz, rüyalarla, yaşadığımız şu zaman ve mekan buutlarının dışına çıkarız. Bu yedi buudun her birinin kendine göre ahkâmı, erkânı ve hususiyetleri vardır. İşte yedi semâdan bahsedilmesi, bizim bulunduğumuz üç buudlu mekanın dışında bazı mekanların da olabileceğine ve farklı zaman buudları içine girilebileceğine bir kapı aralama olarak anlaşılabilir. Rüyalarda da bir gerçeği sürekli hatırlatmak için aynı şeylerin takviye ve tekerrür edip durması da böyledir. Bu da, rüyalarda görülen şeyleri Allah'ın (cc) çok istihsan ettiğini, önemine binaen onları hatırlatmak için gördürdüğünü anlatmak içindir.

Ayrıca 7, 70, 700 sayıları, Arap dilinde kesretten kinaye olarak kullanılmaktadır. Üstad'ın orada yaptığı tevcihlerden biri de işte budur. Dolayısıyla '7 kat' çokluğu ifade etmek için kullanılmış olabilir. Makro âlemler için 7, normo âlemler için 700, bundan daha küçük âlemler için 7000 sayıları kesretten kinaye olarak kullanılmış olabilirler. Meseleye bu açıdan bakıldığında 'yedi kat sema' tabirinden, hakikaten âlemlerin yediden ibaret olduğu zannedilmemelidir. Zaten bu, ne Kur'an-ı Kerim'in tevcihinde (tasrihinde) ne de Üstad'ın o mevzudaki yorumunda mevzubahistir. Burada kastedilen, görüp bildiğimiz âlemlerden başka daha pek çok âlemin bulunduğudur. Zaten Allah (cc), Kur'an-ı Kerim'de bu hususu tasrih etmemektedir. Fâtiha sûresinde 'Rabbilâlemin' tabiri geçmektedir. Mevzua Arapça grameri açısından bakacak olursak şunu söyleyebiliriz: 'el-Âlemîn' kelimesi çoğul olduğu gibi, kip olarak da cem-i kesret (cem-i cem)tir. O halde 'Rabbilâlemin' ifadesinin, âlemlerin sonsuz sayıda olabileceğine işaret ettiği söylenebilir. Arapça'da cem-i kıllet için kullanılan altı adet vezin vardır. Bu altı vezin, üçten ona kadar çokluk için kullanılır. Onu aşan çokluklar için de bu altı kalıbın dışındaki kelimeler kullanılır ki 'âlemîn' işte bu altı kalıp dışındadır. Bu açıdan bakıldığında 'âlemin' kelimesine ilk bakışta, bu kelimenin ifade ettiği âlemlerin, yediyi aşkın olduğu söylenebilir. Çünkü bu vezin, on adedinin üstündekiler için kullanılmaktadır.

Bir de âlemin sayısının 18 bin olduğunu söyleyenler olmuştur. Bu belli bir dönemde bazı kişilerin sayarak söylemiş oldukları bir şey olabilir. Hatta bundan daha öte sadece insanda 18 bin âlem olduğu söylenebilir. Esasen yorumların ne Kitap'ta ne de Sünnet'te yeri olmadığından bunların hepsine 'kesretten kinaye' denebilir.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
ali  - Risâle-i Nur hizmetinin neticeleri   |2007-11-10 10:11:23
Risâle-i Nur hizmetinin neticeleri

Bedîüzzaman Hazretleri Yeni Said olarak hizmete başladığı günlerde memlekette çok büyük bir manevî
tahribat yaşanmakta idi. Din eğitimi yasaklanmış, İman ve İslâmiyet aleyhinde propagandaya başlanmış, pek çok âlim ve fazıl kişiler
değişik yollarla susturulmuş, inananlar büyük bir şiddet ve baskıya maruz kalmış, dinde reform adı altında İslâmi şeair ve temeller
değiştirilmeye başlanmış ve Avrupa...
ali  - Latin harflerine ikaz celcelütiyeden   |2007-11-10 10:10:08
18. LEM'Â'DAN BAZI İKTİBASLAR..
Latin harflerine ikaz celcelütiyeden
Hz. Ali (kv) ve Gavs-ı A'zam (Abdülkadir-i Geylani hz.) nin bazı
kerametleri hakkında:
"Hz. Ali (ra) bir kerâmet-i gaybiyyeyi izhar ediyor ve diyor ki: "Ahrifu ecmin suttırat tastîran -Bitte bihel
emirü vel fakîran-" yani 14. asr-ı Muhammedîde, 1349 ve Rumice 1347'de Arabi hurufunu terkedip ecnebi ve ucmi hurûfuna İslam içinde
başlanacak.
Hem umum fakir ve zengin, amir ve i...
ALİ  - AHMET HÜSREV ALTINBASAK   |2007-11-10 10:08:53
AHMET HÜSREV ALTINBASAK
1899 yilinda Isparta’da dünyaya geldi. Idadi Mektebini bitirdikten sonra, Bati Cephesinde Kurulus savasina katildi. 1931
yilinda Bediüzzaman Hazretleri ile tanismasi, hayatinin en büyük dönüm noktasi oldu.

1926 yilinda sürgün olarak Isparta’ya gelip
Barla’da ikamet etmekte olan Bediüzzaman hazretleri ile tanistiktan sonra, artik hayatini iman ve Kur’an davasina vakfederek Onun en sadik
talebesi, ve en samimi dava arkadasi olmustu. ...

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 07.11.2006 )
 
< Önceki

Multimedya

Temsil Öncelikli Tebliğ

Seyredin

Sahâbe Efendilerimizin Hizmet Düşüncesi

Seyredin

Hizmet Mâzeret Değil!..

Dinleyin

Kalb Kasveti ve İnşirah Vesileleri

Dinleyin

Altunizade Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsan, açıklamada bulunmaya lüzum görülen yerlerde kendisine düşeni anlatmalı; boş yere kalbinin kapağını açarak sırlarını fâşetmekten de kat’iyen sakınmalıdır. Öyle, her yerde, ulu orta kalbindeki sırları saçıp gezenlerin, günün birinde hem kendilerini, hem de içinde bulundukları toplumu önünü alamayacakları bir ölüme sürükleyecekleri, kat’iyen hatırdan çıkarılmamalıdır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri