Sohbetin İnsibağı

Sohbetin İnsibağı

14-15 Kasım Cuma-Cumartesi günleri Washington DC'nin dünyaca ünlü Georgetown Üniversitesi'nde yapılan "Küresel Sorunlar Çağında İslam: Gülen Hareketi'nin Alternatif Perspektifleri" adlı uluslararası k...

Gülen Konferansı'ndan Notlar

Gülen Konferansı'ndan Notlar

Georgetown Üniversitesi Rektörlüğü, Müslüman Hıristiyan Anlayış Merkezi'nin (CMCU) ve Rumi Forum'un ortaklaşa düzenlediği 'Global Zorluklar Çağında İslam: Gülen Hareketinin Alternatif Perspektifler...

Ribakov: Gülen Okulları Ciddi Bir Kazanım

Ribakov: Gülen Okulları Ciddi Bir Kazanım

Rusya Bilimler Akademisi Profesörü şarkiyatçı Rostislav Borisoviç Ribakov yeni bir etik anlayışına ihtiyaç olduğunu belirtti. Hafta sonu Antalya'da düzenlenen "Barış Eğitiminde Hoşgörü ve Ayrımcı...

Hoşgörü Eğitiminde Türk Okulları Örnek Alınmalı

Hoşgörü Eğitiminde Türk Okulları Örnek Alınmalı

Antalya'da devam eden Diyalog Avrasya (DA) Platformu Genel Kurulu'nun ikinci gününde "Avrasya ülkelerinde eğitim müfredatlarında hoşgörü ve barış eğitimi" ele alındı.

Göstere Göstere İstismar

Göstere Göstere İstismar

Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında yayımlanan son asılsız haber, belli bir zümrenin niyetini iyice açığa çıkardı. Habere göre Ankara Cumhuriyet Savcılığı, Gülen Hocaefendi hakkında dava açmak ü...

Hatalara Hayat Hakkı Tanımamak Gerek

Hatalara Hayat Hakkı Tanımamak Gerek

Cenab-ı Hak bizleri İman'a ve Kur'an'a hizmette daim kılsın. Şu hayat yolunun neresinde bariyerler açılıp "haydi yolun dışına" denilecek belli değil. Bir-iki dakika içinde, "sizi dışarıya alıyoruz" ...

Hacca Dua Etmek İçin Gidilmelidir

Hacca Dua Etmek İçin Gidilmelidir

Hocaefendi Hacc'a dair duygularını anlatıyor: Hacca ilk defa 1968 yılında gittim. O sırada bilindiği üzere Kestanepazarı'ndaydım. Kestanepazarı'ndaki talebelere hep apayrı bir gözle baktım. İnsanlığ...

Sağlam Geçmiş Güçlü Yarın Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
01.02.1988

Şanlı geçmişimizi kendine has zevkleriyle her duyuş ve her yudumlayışımızda, peşi peşine ihtişamlarla başımızın döndüğünü hisseder, bu hisle gerilir, onunla bir başka hazlara uyanır ve o şanlı, namlı devirleri bütün tazeliğiyle yeni baştan yaşıyor gibi oluruz.

Maziye dair her söz, her düşünce, her hâtıra öyle sırlı bir menşûrdur ki, geçmişten esip gelen, ruhlarımızı okşayıp geçen her ses ve her izle gözlerimizin önünde bambaşka dünyaların tüllendiğini duyar gibi olur ve kendimizi cetlerin o velveleli hayat armonileri içinde buluruz. Buluruz da, dünü bugünle, bugünü de yarınla içiçe tahayyül eder ve bu uçsuz-bucaksız hazlarla sonsuzluk kadar derinleşiriz.

Vâkıa, yer yer geçmişten hazan rüzgârlarının esip geldiği, hayallerimizi bir kısım hüzünlerin sardığı da olur; ama sürekli olmayan bu sis ve duman, tıpkı bahar bulutları gibi çarçabuk silinip gider, yerlerini göklerin ve zeminin çehrelerinde dalgalanıp duran daha çarpıcı güzelliklere ve daha derin zevklere bırakırlar. Aslında, gerçek zevk de, bu iniş ve çıkışların, bu med ve cezirlerin birleştiği noktada çağlayıp duran zevktir.

Bu itibarla geçmişin hülyâ ve hâtıralarıyla gelen hüzün ve kederler, hayatın bütün buudlarını duyup hissetmek, her lahza varolmanın ayrı bir derinliğine ermek yolunda çok zevkli bir 'dâus-sıla'dır ve bizler için yaşanmış ve yaşanacak olan binbir hazzın beliğ bir lisanı olduğunda da şüphe yoktur. Bu lisan, her şeyi cismaniyetin karanlık labirentlerinde ele alan bahtsızlar için, matemle dolmuş ağlayanların dili olarak kabul edilse bile, hakikata uyanmış gönüller nazarında o, geçmişin başdöndürücü zenginliklerine, hülyalarla bezenmiş en tatlı, en imrendirici güzelliklerine menfezler açıp, hasret ve hicranla yanan sinelerimize, olmuşun çehresinde olacağın mesajlarını fısıldayan talâkatlı bir beyandır.

Evet, geçmişten kopup gelen levent nâraları, nal sesleri ve at kişnemeleri, bizlere ayrı bir inşirah ve teselli esintileriyle gelir ve hayat yolunda karşımıza çıkan engelleri aşabilmemiz için kollarımız, kanatlarımız olurlar. Bu sayede en acı anların yanında en tatlı saatlarla, en karanlık dakikaların ardından en aydınlık günlerle yeni yeni ümitlere, sevinçlere erer; ışıktan ışığa koşar, ilerisi için beslediğimiz hülyaları, emelleri, rüyaları yakalamağa çalışırız.

Kendini, geçmişin bu tatlı, bu zevkli hayal akıntılarına salıverenler için hayat, içimine doyum olmayan kevserler gibi gönülleri yararak hislerin en derin noktalarına ulaşır ve girdiği sinelerde eski günleri yeşerten birer tohum haline gelir. Sonra da, bunların iç dünyalarında en büyüleyici renkleri, en bayıltıcı kokuları ve en imrendirici desen ve nakışlarıyla yepyeni baharlar belirir. Yarınki mutluluklara uyanmış kalplere aşkın, ümidin bilmem kaç zevkini birden tattıran baharlar...

Evet, insan, hayatın binbir tecellisi içinde, geçmiş, gelecek ve ikisinin birden onun ruhuna boşalttıkları duygu ve şuurla, varlığa daha bir başka bakabilir, vak'aları daha değişik tahlil edebilir ve her an ayrı bir zaman parçasını tartan hassas bir terazi gibi, bütün zamanları birden tartarcasına daha isabetli hüküm ve neticeler elde edebilir.

Bu kuşakta o, dünden bugüne ortaya konan en parlak tabloların bir takım uhrevî kıymetlere ulaştıklarını görür, fiziğin dudağında metafiziğe ait nağmeleri dinler, sonra da iç içe bu seziş ve anlayışlarla her türlü takdirin üstünde ledünnî bir hayatın zevkleriyle beslenerek, kendini sonsuz denizlere salıp, onların maviliklerinde yüzer gibi; semaların derinliklerine dalıp yeni bir yurt arama yolunda uçar gibi; aya, güneşe, yıldızlara bakarak sonsuzluğa yelken açar gibi olur.

Eski-yeni, dün ve yarın arasındaki bu râbıtaları bulamamış, şuraya buraya konup kalkan, köksüz ve geçmişten nasipsizlere gelince, bu dalgın bakışlarla ne bir terkip ve tahlil yapabilir, ne de bir yere varabilirler.

Sızıntı, Şubat 1988, Cilt 10, Sayı 109

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Sükûtun Çığlıkları

Şafaklar Üst ÜsteydiŞafaklar Üst Üsteydi

Dünyanın karanlıklara yenik düştüğü bir dönemde ufkumuz hep renklerle tülleniyordu ve peşi peşineydi fecir şölenleri. Doludizgindi...Okuyun

Kürsü

Trafik MemuruKurtuluşun Teminatı Nedir?

İmanın gücü içimize girmiş, bir trafik memuru gibi duygularımızı yönlendiriyor. Ne büyük bir nimete mazhar olmuşuz bu küfür ve...Okuyun

Bamteli

Mü'min Ufkunda "Çevre"Mü'min Ufkunda Çevre

İslam'ın "çevre"ye bakışı nasıldır; "çevrecilik" meselesine temel teşkil edebilecek dinî esaslar var mıdır? Kur'an-ı Kerim'deki Cennet...Seyredin

Asrın Getirdiği Tereddütler



Cenâb-ı Hakk'ın huzûruna girerken ne gibi fikrî bir hazırlık yapmalı ve O'nun huzûrunda neler düşünmeliyiz?Okuyun...

Edepten Edebiyata İnce Bir Çizgi

Edepten Edebiyata İnce Bir Çizgi

Hangi mânâda olursa olsun edep, kendilerine karşı saygılı olunması gereken zât/zâtlar itibarıyla farklı farklıdır.Okuyun...

Multimedya

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

Efendimizin Din'e Hizmet Edenlere Alakası

Seyredin

Bizi Birbirimizden Koparamazlar!

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Kur'an-ı Kerim'i iyi anlamak, O'nu iyi ‘okuma'nın yanısıra aynı zamanda dünyayı ve içinde yaşanılan çağı iyi tanımaya bağlıdır.
Fethullah Gülen Web Siteleri