Allah Kelimesi İle Tanrı Kelimesi Arasında Nasıl Bir Fark Vardır? Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
01.03.1979

Bizim eski atalarımız Müslüman olmadan önce yaratıcı bir zâta inanıyorlardı. Belki kendilerine göre, değişik tanrıları da vardı. Ama onlar daha çok kendi lehçeleri ile "Tengri" dedikleri zaman, Zât-ı Ulûhiyeti kastediyorlardı. Bu kelime sonra biraz daha incelik kazandı ve tanrı şeklini aldı ki, aslında mâbut demektir ve Arapça'daki "ilâh"ın, Fransızca'daki "Dieu"nun, Farsça'daki "Hudâ"nın karşılığı olan bir kelimedir. Ama hiçbir zaman, Cenâb-ı Hakk'ın bütün Esmâ-i Hüsnâ'sını câmî, İsm-i Zât olan "Allah" kelimesinin karşılığı değildir. Allah dendiği an, bütün kâinatta tecellî eden isimleriyle bir Zât-ı Ecell-i A'lâ akla gelir. Allah kelimesiyle anlaşılan budur. Yani O, Mâbud-u Mutlak, Hâlık-ı Mutlak, Maksûd-u Mutlak, Rezzâk-ı Mutlak, Bâri-i Mutlak, Cemîl i Mutlak'tır. İlâ âhir...

Esmâ-i Hüsnâ'yı câmî Allah kelimesinden böyle umumî bir mânâ anlaşılır. Ve bu itibarla da Allah'ın (cc) ism-i hâssıdır. Allah dendiği an bu Mâbud-u Mutlak anlaşılır ve Vâcibü'l-Vücûd akla gelir. Ama, tanrı dendiği zaman Yunanlının aklına Zeus gelir. Mısırlının Apis Boğası ve Hintlinin aklına da kendi inekleri... Demek tanrı kelimesiyle yerli-yersiz mâbut kelimesinin akla gelmesine karşılık, Lâfza-i Celâl olan Allah kelimesi Vâcibü'l-Vücûd'un ism-i hâssı olarak sadece o Esmâ-i Hüsnâ sahibi Zât-ı Zülcelâl-i akla getirir. Onun için bir insan, "tanrı" kelimesini Allah yerinde kullanırsa, maksadını anlatamaz ve hata etmiş olur. Tanrı, ilâh kelimesi yerinde Hudâ, Dieu ve God yerinde kullanılabilir; fakat Allah yerinde değil.. "Allah", Cenâb-ı Hakk'ın Zât'ının has ismidir. Onun için "Lâ ilâhe illallah" diyoruz; fakat "Lâ Allah'a illallah" demiyoruz. Evvelâ ilâhlar, tanrılar ne varsa hepsi nefyediliyor, sonra da isbatta, Mâbud-u Mutlak getiriliyor ve sadece Allah vardır, deniliyor.

Mevlit yazarı Süleyman Çelebi, bu hususu çok güzel tefrik ederek "Birdir Allah O'ndan artık tanrı yok." deyip, her iki kelimenin yerini de tayin ve tespit etmiştir.

Buna binâen bir insanın ağzından tanrı kelimesi çıktığında, hemen reaksiyon göstermemeli, o adamın maksadına bakmalı, Allah yerinde o kelimeyi kullanmışsa tatlıca ikaz etmeli, aksine, tehevvür gösterilmemeli. Hele günümüzde kat'iyen!..


Bâri-i Mutlak: Eşsiz yaratıcı
Câmî: Toplayan, kapsayan, içine alan
Cemîl-i Mutlak: Mutlak güzellik sahibi Allah (cc)
Esmâ-i hüsnâ: Cenab-ı Hakkın güzel isimleri İsm-i hâss: Özel isim
Hâlık-ı Mutlak: Tek yaratıcı
Mâbud-u Mutlak: İbadetin mutlak sahibi, ibadete lâyık olan Zât
Maksûd-u Mutlak: Kendisine Rab olarak yönelinecek tek Zât
Rezzâk-ı Mutlak: Tek rızık verici Allah (cc)
Vacibü'l-Vücûd: Varlığı kendinden ve kesin olan Allah (cc)
Zât-ı Ecell-i A'lâ: Yüce ve büyük Zât

Sızıntı, Mart 1979, Cilt 1, Sayı 2

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
fazlı eroğlu  - gönül dosdum   |2008-06-27 02:51:40
allah razı olsun sen bizim herşeyimizsin
MUHAMMED YAKTI   |2008-05-27 04:57:42
Hocam herseyı yıne cok gusel acıklamıs

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 26.05.2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Nasıl Keyfiyet Kazanılır?

Seyredin

Peygamberlerin Hususiyetleri

Seyredin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Secde İzindeki Tehlike

Dinleyin

Edremit Vaazı - 1974

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsan, çok söz söylemekle değil, söylediği sözlerin yerinde ve faydalı olmasıyla kadrini, kıymetini yükseltir. Aksine, her yerde ulu orta konuşan kimse, hele konuştuğu şeyler de yüce mefhumlara ve uzmanlık isteyen mevzulara dairse, hem bir sürü hatalara düşer, hem de kendi değerini düşürmüş olur. “Çok konuşanın çok sakatatı olur” sözü ne kadar yerinde ve kıymetli bir sözdür.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri