| Bir Fethullah Gülen Portresine İlk Adım |
|
|
| Nihat Dağlı, Zaman | ||
| 16.10.2002 | ||
|
Ali Ünal'ın "Bir Portre Denemesi: M. Fethullah Gülen" adlı kitabı, özellikle son on yıldır düşünceleri ve aksiyonuyla sürekli gündemde olan Fethullah Gülen'i özel hayatından ve eserlerinden yola çıkarak anlatan kuşatıcı bir çalışma. Ünal, 'içeriden' bir bakışla; fakat 'dışarı'yı da hesaba katan bir yorumla Gülen'e ayna tutuyor. İnsan eğer varlıkla karşılaşmanın yarattığı şokla 'ben neyim?' sorusunu sormuşsa kendine, kendini var kılmak çabasından uzak tutamaz. Bu çaba öyle bir hal alır ki, 'Ben bu çabayım.' demeye başlar. Alın bir düşünce tarihini, bütün bir filozofiyi; bu çabanın sıralanmış, doruklarında uğultular duyulan tepeler göreceksiniz. Bir de bu isimlerin yürüdükleri yoldan hayatlarına anlam alıntılayan milyonlarca insanı... Bir insan tekinin kendinden kalkarak inşa ettiği anlamın kuşattığı milyonlarca insan, size o anlam kurucusunun ismini/varlığını fısıldayacaktır. Ama hayır, hiçbir şey şaşırtmamışsa bir insanı, akıntıya bırakır gibi kendini hayata bırakmışsa o insan, var olmaz; bir sayının karşılığı olmanın dışında anlamsız kalır ve ölümüyle, hafızalardaki hatırasının silik görüntüsü de kaybolur. Fethullah Gülen, bir anlam kurucu olarak var; uğultulu bir tepe gibi çok şey yaşanır etrafında. Ömrüne sığdırdığı kendine has yolculuğuyla var. Kendisini kitaplardan okuduğunuzda, yaşadığı mekânlarda kısa süreliğine de olsa kendisiyle hayatı paylaştığınızda veya yolculuğunun etrafında renklenen hareketin içinde kendilerine varlık alanı bulan insanları tanıdığınızda, derinlikli bir varlığa şahit olursunuz. Fethullah Gülen, nicel bir karşılıkla tanımlanamayan, evrensele sarkan bir zihniyetle var. Farklı kıtalardan insanların beslendiği, uzak ülkelerin tarihine rengini veren bir kaynak olarak var Fethullah Gülen. Bu ülkenin son on yılında yaşanan aktüel tartışmaların da önemli figürlerinden biri... İdeolojik Bakış, Anlamayı Güçleştiriyor Evet, Fethullah Gülen var. Yaşadığımız ülkenin ruhuna sesini katmış, rengini taşımış biri... Ya da şöyle: Fethullah Gülen, bu ülkenin ruhundan/renginden beslenerek dünyaya bir 'mesaj' taşıyor. Kendisi çok konuşuldu ve hâlâ da konuşuluyor. Günlük politikanın o çok kapalı evreninde geçen konuşmaları kastetmiyoruz. Fethullah Gülen'in varlığından hareketle bir tanımlamaya girişenlerin konuşmalarıdır burada dikkat çektiğimiz şey. Sosyolojinin klasik ya da modern tanımlarından kalkarak konuşan isimleri hatırlayalım: Nilüfer Göle, Ahmet İnsel, Can Kozanoğlu, Ömer Laçiner, Hakan Yavuz, Mücahit Bilici... Medyada yazan/konuşan isimleri saymıyoruz. "Medya Aynasında Fethullah Gülen" kitabına ayrıca bakılabilir... Önemine inandığımız bu tür konuşmalardan iyi sonuçlara gidilmiş olmakla birlikte, sosyolojinin özel durumundan kaynaklanan problemin devam ettiğini de gördük. Bu ülkenin sosyal bilimcileri yerel tınıları taşısalar da, sosyolojinin 'Batılı' dilinin çerçevesini kıramıyorlar. Aydınlanma düşüncesine yaslanan ve Doğulu toplumların ruhuna karşılık gelmeyen; Batılı toplumların gerekçelerinden beslenen bir sosyolojiyle, yüzü metafiziğe dönük bir ismi veya hareketi konuşmaya başladığınızda problem başlamış demektir. Fethullah Gülen özelinde olan da budur. Fethullah Gülen okumaları hep bir eksiklik taşımıştır; özne olan ismin dolayımında gelişen hareketin büyüsü, aşkın dili ıskalanmıştır. Bir de ideolojik bakış işin içine girince, ortaya, anlama çabasının ötesinde yargılama çıkmıştır: "Bizden biri değil... O halde hayır!..." Gülen'e Tutulan Ayna Düşünceleri ve ortaya çıkmasına vesile olduğu kurum ve 'yapı'larla yalnız Türkiye'de değil, bütün dünyada 'merak' konusu olan ve hakkında gerçekçi bilgilere, derinlikli tahlillere ihtiyaç duyulan Fethullah Gülen'in, daha sağlıklı bir tanıma kavuşmasına imkân verecek bir çalışma yayımlandı. Uzun yıllardır Fethullah Gülen'in yakın çevresinde yaşayan, hem İslâmî ilimlere hem de sosyal bilimlere vâkıf yazar Ali Ünal, 'içeriden' bir bakışla; ama 'dışarı'yı da hesaba katan bir yorumla çıkmış okuyucunun karşısına, "Bir Portre Denemesi: M. Fethullah Gülen" isimli kitabıyla... Son on yılda yapılan tartışmaların zorunlu kıldığı bu kitap, çok önemli iki takdim yazısıyla başlıyor. Hem yazıların kendisi, hem de yazı sahipleri, takdimlere, 'takdim'in ötesinde bir karşılık kazandırıyor. 'Fethullah Gülen Hocaefendi Hakkında' isimli yazının sahibi Prof. Dr. Suat Yıldırım, İslâmî ilimlerde yetkin bir imza olmakla birlikte, Fethullah Gülen ile aynı mesaiyi paylaşmış, ortak bir yolculuğu yaşamış/yaşayan bir kalem... Fethullah Gülen'e tanıklık etmiş bir insan... Bu yakınlıktan beslenen yazısıyla bize sahici bir Fethullah Gülen portresi çıkarıyor. Mehmet E. Ergene de uzun yıllar Gülen'in ilim halesi içinde bulunmuş, onun düşünce ve aksiyonunu yakından izlemiş bir yazar. Ergene, böyle bir yakınlığın sağladığı nüfuz ve sosyal bilimlerdeki kuşatıcı birikimiyle kaleme aldığı 'Bir Bilim Olarak Sosyal Teori' yazısında, sosyoloji ve sosyal hareketler, sosyologlar ve Fethullah Gülen ilişkisini ele alıyor. "Bir Portre Denemesi: M. Fethullah Gülen" kitabı beş ana bölümden oluşuyor. Fethullah Gülen'in doğduğu coğrafya ve Fethullah Gülen'i kuran tarihî arka plan, kitabın birinci bölümünü oluşturuyor. İkinci bölümde, Fethullah Gülen'i besleyen İslâmî kaynaklar ve Fethullah Gülen'in bu kaynaklardan çıkardığı İslâmî anlayış işleniyor. Bir aksiyon insanı olarak Fethullah Gülen, kitabın üçüncü bölümüne konu oluyor. Bu aksiyonun teorisi, hedefi ve dinamikleri... Fethullah Gülen ve dünyaya yayılan okullar... Bir zihin yapıcı olarak Fethullah Gülen'de hoşgörü ve diyalog... Dördüncü bölümde ise, bazı çağdaş kavramlar hakkında ve önemli güncel konulardaki görüş ve düşünceleriyle ele alınıyor Fethullah Gülen. İlim, din, kültür, sanat, edebiyat, insan, hürriyet, medeniyet... Kitabın son bölümü olan beşinci bölümde, 'insanlardan bir insan olarak Fethullah Gülen' işlenmiş. Karakterinde öne çıkan unsurlar ve Gülen'in günlük hayatı... Kitabın sonunda, Fethullah Gülen'in kronolojik hayatı ek olarak verilmiş. 'Bir Portre Denemesi: M. Fethullah Gülen' kitabı, toplumun sürekli gündeminde bir isim olan Fethullah Gülen'in kabullerden ve önyargılardan çok, kendi düşünce ve eserleriyle tanınmasında önemli katkılar sağlayacak iyi bir malzeme sunuyor.
|
||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







