| 1976 Yılı Vaaz ve Konferansları |
|
|
| fgulen.com | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 17.11.1999 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Fethullah Gülen Hocaefendi, 1976 yılında Manisa ve civar ilçelerdeki vaazlarını İzmir'e tayin edilinceye dek devam ettirdi. Manisa'da 2 yıl 3 ay görev yaptı. Buradan da 28 Eylül 1976 günü İzmir Bornova'ya tayini çıktı. 12 Eylül 1980 ihtilaline kadar Bornova Camii'nde ve Türkiye'nin değişik yerlerinde vaaz ve konferanslar verdi, Avrupa'ya giderek birçok şehirde konuşmalar yaptı. Şimdi bu yıllara ait değerlendirmelerini aktaralım: "Vaazlar ve sohbetler adına Bornova, Manisa'nın bir uzantısıdır diyebilirim. Silsile halinde bazı konuları kürsüye getirme burada da devam etti. Ayrıca haftada bir gece soru-cevap sohbetleri yapılmaya başlandı. Tabii ben bu arada sağa sola daha sık gitmeye başladım. Her yerden çeşitli vesilelerle davetler alıyordum. Mümkün mertebe de bu davetleri geri çevirmemeye çalışıyordum. Bunlar ya bir konferans için, ya bir vaaz için, ya bir sohbet için ya da her hangi bir hayır müessesesinin kuruluşu için gelen davetlerdi. Ben bunların hepsine yetişebiliyordum. Azmime fiziki gücüm de iştirak ettiği için bu mümkün oluyordu. Öyle ki bazen aynı günde üç ayrı yerde konuşma programına katılıyordum. İstirahatı da arabanın içinde buralara gidip-gelmeler esnasında yapıyordum. Bugün aynı performansı gösterebileceğimi zannetmiyorum. Bu ister sıhhat-ı bedenimin bozulmasına verilebilir, ister yaşımla doğru orantılı görülebilir ve isterse daha başka sarsıntı verici hadiselerle yorumlanabilir.."[1] Konferans Fikrinin Doğuşu Konferans; ilmî, fikrî yahut akademik bir meseleyi açıklamak, orijinal bir tezi savunmak amacıyla aydın bir dinleyici grubuna karşı salonlarda yapılan konuşmalardır. Konferansın gayesi, yeni fikirler vermek, bazı gerçekleri göstermek, konuya ışık tutucu yeni ve orijinal yorumlar getirmektir. İlk konferansını askerlik günlerinde Erzurum Halk Evi'nde veren Fethullah Gülen Kestanepazarı Camii'nde vaaz ederken Yeşilay'da da her hafta konferans verdi. 1976 yılından itibaren bu konferansların akademik boyutunun ön plana çıkmaya başladığı görülmektedir. Konferanslar bir nevi camiye gelmeyen insanlara ulaşmayı hedefliyordu. "Kestanepazarı'nda bulunduğum sıralarda, üniversitelerde yapılan seminerlere katılır, konuşma yapardım. Yaşar Hoca'nın İzmir'e vaiz olarak tayin ettiği Kemal Solak, Fakülteye asistan olarak girmişti. Konuşma yaptığım zamanlar yazıp-çizerdi. Ben de iktisadi, içtimai kitaplara bakar, İslam iktisadını anlatırdım. Bu gibi mevzular o camianın hoşuna gidiyordu." "Konferans fikri camiye gelmeyen insanlara mesaj götürmek zaruretinden doğmuştur. Gerçi bu meseleye zaten kahve sohbetleriyle kısmen başlanılmıştı. Fakat artık iş kahve istiabını aşmıştı. Böyle bir konuşmayı kalabalık bir kitleye kahvede dahi yapmak isteseniz, yine toplantı ve yürüyüş kanunlarına göre izin almak gerekiyordu. Aynı izinle daha büyük yerlerde ve daha kalabalık topluluğa hitap etme imkanı olacağına göre bu işi o seviyede yapmak daha muvafıktır dedik ve konferanslara öyle başladık. Benim ilk konferansım, Askerde iken hava tebdili için Erzurum'a geldiğimde olmuştu. Bu konferans Mevlana ile ilgiliydi. İkinci Konferans ise, Kestanepazarı'nda bulunduğum sıralarda oldu. Yeşilay'da her hafta seri konferanslar veriliyordu. Birinci hafta konferans veriliyor, ikinci hafta ise onun kritiği yapılıyordu." Modern İlim ve Kur'an Konferansı "Bana da Kur'an-ı Kerim ile ilgili bir konferans teklif edildi. Kur'an'ın fen ve tekniğe bakış keyfiyetini mevzu edinen bir konferans olmuştu bu. Bornova'da tutulan sinema hınca hınç dolduğu gibi dışarıda da bir o kadar insan sokakları doldurdu. Bu da arkadaşlarımızın bu işi sahiplendiklerini gösteriyordu. Demek ki konferans fikri umuma mal edilmişti. Sadece bir iki kişinin düşüncesi değildi. Belki bu rağbete, İzmir halkının beni baştan kabullenişlerinin de tesiri olmuştur. Hatta o konferansa köylerden traktörlere binip gelenler de vardı. Bir kısmı köyden çoluk-çocuğunu da getirmişti. Elbette benim anlatacaklarımı onların anlaması mümkün değildi; fakat ne konuşursam konuşayım dinlemeye hazırdılar ve hiç ayrılmadan orada oturdular. Bu yönüyle benim ilk konferansım olan bu konuşma esas itibariyle beni tatmin etmemiştir. Zira esas saham olmadığı için, orada anlattığım Modern İlmin tespitlerini ben başkalarından aktarmak zorundaydım. Bununla beraber böyle bir konferans belki Türkiye'de, hatta dünyada ilkti." Yaratılış ve Darwinizm Konferansı "İkinci konferans ise Darwinizm'di. Fuarda Ekiciöver denen yerde yapılmıştı. Salon 5 bin kişilikti. Halbuki salondaki insandan çok dışarıda insan vardı. O gün orası bir bayram yerine dönmüştü. Herkes akşam namazını bahçede çayırların üzerinde kıldı. Dinleyici kitlesi çok değişikti. Kimisi merakla, bir vaiz bu mevzuda neler konuşacak diye gelmişti. Kimisi cidden mevzuu öğrenmek için orada bulunmuştu. Kimisi de orada bulunmayı kendisine ait bir vazife telakki etmişti. Belki anlatılanlardan bu son kısım bir şey anlamayacaklardı. Fakat gelişleriyle bizlere bir mesaj veriyorlardı. Yani, kim anlatırsa anlatsın, İslâmî her konuşmaya biz iştirak edeceğiz, diyorlardı. "Yaradılış ve Darwinizm" ismi de bize aittir. Evvela yaradılış gelir. Darwinizm ise sadece bir nazariyeden ibarettir. Ben bu konuyu önce kürsüde de işlemiştim. Ancak orada "Hayat" bahsini anlatırken istidradi olarak temas etmiştim. Konferansta ise müstakil bir mevzu olarak üzerinde durdum. Bütün arzum Kur'an hakikatleriyle, Darwinizm denen safsatayı yere çalmaktı. Ben bu mevzuda ne kadar muvaffak olduğumu bilmiyorum. Ancak bizim cephemize bir cesaret geldiğine inanıyorum. Zaten daha sonra bu mevzuda bir çok eser yazıldı ve hepsi de Darwinizm'i yere çaldı." Altın Nesil Konferansı "Altın Nesil ismi de benim içime doğdu. Bu mevzuda bir tercüme eser olduğunu, Arapça bir tiyatro eserinin tercüme edildiğini ben çok sonra gördüm. O günlerde konferansa bu ismi verirken tamamen içime doğan bir mânâ olarak vermiştim. Orada kudsilerin vasıflarını çerçevelemek istiyordum. Bir bakıma Altın Nesil'e bir davetiye mahiyetindeydi o konferans. Diyarbakır'da Altın Nesil Konferansını verdim. Bugün patlak veren hadiselerden ben o gün de endişeliydim. Ayağımda kalın botlar vardı. Buna rağmen tam konferansa çıkacağım sırada, ayağıma büyükçe bir çivi battı. Kendi tefe'üllerim içinde bu hadiseye bir mânâ verdim. Konuşma esnasında birçok çatlak ses geldi.. Laf atmalar, sözlü dalaşmalar oldu.. Bunlar ilk defa orada başıma geliyordu. Orada unutamayacağım bir hadise de yine konferansa çıkmadan evvel oldu. Herhalde İmam Hatipte hocaydı. Birisi geldi ve hafife alır mahiyette "Altın Nesil, yani sahabeyi anlatacaksınız" gibi laflar etti. Ben birşey demedim. Fakat kendi kendime acaba benim anlatacağım şeyi nereden bildi de böyle söyledi diye de düşünmeden edemedim. Daha sonra o "Altın Nesil" adındaki senaryo tercümesini görünce işi anladım. Demek o benim bu konferansı bu kitaptan iktibas ettiğimi sanmıştı. Halbuki yukarıda da söylediğim gibi bu kitabı çok sonra görmüştüm." İçtimai Adalet Konferansı "İçtimai Adalet başkaları tarafından da işlenmiş bir konudur. Seyyid Kutup da bu mevzuda çok yazıp söylemiştir. Benim anlattıklarım da aynı çerçeve içindedir. Fakat tafsilat vardır." Nübüvvet Konferansı "Bir diğer konferans mevzuu da Peygamber Efendimiz'di. O'nu birçok yönleriyle takdim edip Risaletini ispat sadedinde verilmiş bir konferans ki, esasen kürsüde uzun uzun anlattığım Nübüvvet Serisinin bir özeti ve hülasası mahiyetindedir."
[1] Latif Erdoğan, Fethullah Gülen Hocaefendi Küçük Dünyam
3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Son Güncelleme ( 02.01.2008 ) | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







