Fethullah Gülen ve Kur'an'ı İdrake Açtığı Ufuk Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 6
Kötüİyi 
Prof. Dr. Davut Aydüz   
01.01.2003
Yazı İndeksi
Fethullah Gülen ve Kur'an'ı İdrake Açtığı Ufuk
1-Fethullah Gülen`in Kur`ân-ı Kerim`i Tarifi
2-Gülen`in Kur`ân`ı Okuma ve Ondan İstifade Etme İle İlgili Görüş ve Tavsiyeleri
3-Fethullah Gülen`in Tefsirle İlgili Tavsiyeleri
4-Gülen`in Kur`ân`ın İ`cazı İle İlgili Görüşleri
5-Fennî Tefsir ve Fethullah Gülen
6-Gülen`in Tefsirle İlgili Eserlerindeki Tefsir Metodu
7-Gülen`in Tefsir Usulüne Dair Bazı Meseleler Hakkındaki Görüşleri

3- Fwthullah Gülen'in Tefsirle İlgili Tavsiyeleri

Gülen, Kur'ân tefsiri yapan kimselerin dikkat etmesi gereken hususları değişik vesilelerle dile getirmiştir. Bu hususları özet olarak şöyle zikredebiliriz:

Kur'ân-ı Kerim'in sûre ve âyetleri arasında çok ciddî bir münasebet ve alâka vardır. Sanki Kur'ân, bir anda ve tek bir mesele için inmiş gibi bir tenasüp arz etmektedir.' (Fatiha Üzerine Mülahazalar, s. 96) Bundan dolayı, tefsir yaparken, 'Kur'ân âyetleri, siyak ve sibaklarına dikkat edilmeden ele alınıp değerlendirilirse hata edilir. Çünkü Kur'ân'da ele alınan bir konu, her defasında çok değişik buudlarıyla anlatılır. Aynı konunun anlatıldığı farklı farklı yerlerde meseleye hep değişik perspektiflerden yaklaşılmıştır. Bu sebepledir ki, Kur'ân-ı Kerim'in konularına göre yapılan fihristlerden istifade ederek varılacak hükümler eksik ve hatadan hâli olamaz. (Fasıldan Fasıla 1/185)

Kur'ân, Sahabe'den bu yana büyük ölçüde usûl-i tefsir çerçevesinde yorum ve tefsire tâbi tutulmuştur. Tabiî, tefsir derken onun da bir sürü şartı ve usûlü vardır. Bu arada, re'y ile tefsiri küfür sayanlar olmuştur. Tefsirde ilk misal Efendimiz'dir (sav). Bu itibarla, önce O'nun hayatına bakılıp, model çıkarılmalı, sonra Sahabe'ye müracaat edilmeli, sonra da, insan aklı, insan düşüncesi ve insan muhakemesinin bir hikmet-i vücûdu olabileceği mülâhazasıyla Kitap ve Sünnet atkıları arasında re'y örgülerine gidilmelidir. (Fasıldan Fasıla 2/169)

Mev'ize, makam-ı hitapdır; orada çok ince tahliller yapılabilir. Meselâ, Neml Sûresi ele alınırken, karınca ile alâkalı son ilmî tespitler anlatılabilir. Sûrenin mukattaa harfleri ile başlamasının nükteleri dile getirilebilir. Fakat, asıl maksad-ı İlâhî unutulup da sarı karınca veya kızıl karıncaya girilerek teferruata dalınırsa, âyetler arada kaynayıp gider. Kur'ân-ı Kerim'in âyetlerini zaaflarımıza âlet etmemeliyiz. (Fasıldan Fasıla 1/188)

Kur'ân tefsirinde bir ölçü: Yaş ve kuru her şey, Kitab-ı Mübin'de vardır (6:59). Zerreden kürreye her şeyi birbiriyle münasebet ve âhenk içinde yaratan Cenab-ı Hakk'ın muhit İlmi'nden gelen Kur'ân'da her şeyin bulunması gayet tabiî ve normaldir. Ancak Kur'ân-ı Kerim'i tefsir ederken her zaman dengeli olunmalıdır. Meselâ, insan anatomisinin ortaya koyduğu en son buluşlarla Kur'ân'ın bir âyeti omuz omuza verse, bu âyet, o ilmî hakikatle telif edilirken ve bu telif ışığında tefsir yapılırken mutlaka çok dikkatli ve ihtiyatlı olunmalıdır. Değişik ihtimalleri hesaba katmadan kesinlik kazanmamış bir meselede, 'bunun manâsı sadece budur' dediğimizde, pek çok yanılma noktasının ortaya çıkması mukadderdir. Tefsir kitaplarına bakıldığında bunun bir hayli örneği görülebilir. Hangi devirde yazılırsa yazılsın, en büyük hataya düşen müfessir, devamlı gelişen ilimler karşısında 'bu âyetin manâsı kesinlikle budur' diyen tefsirci olmuştur. Bu sebeple, âyetleri muhtemel bulundukları değişik ihtimaller içinde ele alıp 'böyle bir manâ da olabilir, şöyle bir manâ da olabilir' şeklinde tefsir etmek daha doğru olsa gerek.

Kur'ân'ın psikolojik tefsiri: Kur'ân-ı Kerîm'in pisikolojik tefsiri bugüne kadar hiç yapılmamış bir tefsir çeşididir. Merhum Seyyid Kutub, tefsirinde nispeten psikolojik tahlillere yer vermiş ama, Kur'ân-ı Kerîm'in bir bütün olarak psikolojik tefsiri henüz gerçekleştirilememiştir. Bu, çok önemli bir meseledir ve Kur'ân'ın ayrı bir mu'cizesi olarak da değerlendirilebilir. Zira, Kur'ân-ı Kerîm'de bir mesele değişik yerlerde tekrar tekrar ele alınır ve farklı malzemelerle ifade edilir. Bu ilk etapta basit bir tekrar gibi gözükebilir ama, mevzuu tahlil edince, her tekerrürde bir makam ve malzeme farklılığının olduğu görülür. Tabiî buna bağlı olarak da O'nun farklı farklı mesajlar ihtiva ettiği müşahede edilir. Evet, Kur'ân-ı Kerîm âdetâ değişik kavimlerin seslerini, soluklarını, feryatlarını, çığlıklarını, davranışlarını ve değişik devirlere ait farklı cemaatlerin hususiyetlerini bir aynada aksettiriyor gibidir. Anlatılan olayların tarihî sebeplerini ve tarih felsefesini bilmek, milletleri karakterleriyle tanımak, kavimlerin bedeviyetten medeniyete ulaşma yolculuğunda hangi peygamberlerle hangi devreyi yaşadıklarını görmek ve netice olarak da Hz. Muhammed'e (sav) kadar geçen devreleri bir bir gözden geçirmek suretiyle Kur'ân'da anlatılan hâdiselerin kahramanlarını tahlil etmek, insanın önünde çok farklı ufuklar açacaktır. (Fasıldan Fasıla 1/195)

İnsan Eksenli Kur'ân Tefsiri: İnsanlar, insanı bütün hususiyetleriyle izah ve şerh edemez. Onu, sadece ve sadece Allah (cc) şerh edebilir. Onun mahiyetine bir kısım his ve letaif, Cenâb-ı Hak tarafından şifrelenmiştir. Kur'ân, kâinat gibi insanın da biricik yorumcusudur. Bu itibarla da insanin içi ve dışı, bütünüyle Kur'ân'da mevcuttur denebilir. Onun her dakika geçirdiği ruhî tavırlar, uğradığı psikolojik tezahürler, bütünüyle Kur'ân'da şifrelidir. Neslimizin yeniden Kur'ân'a dönmesine, aslına yönelmesine -Allah (cc) yümün ve bereket versin- ve umumi gelişmelere baktıkça, Kur'ân'ın bir küllî tefsirinin bugün olmasa da, yarın muhakkak yazılacağı günlerin yakın olduğuna inanıyoruz.



Son Güncelleme ( 19.10.2006 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Temsil Öncelikli Tebliğ

Seyredin

Sahâbe Efendilerimizin Hizmet Düşüncesi

Seyredin

Hizmet Mâzeret Değil!..

Dinleyin

Kalb Kasveti ve İnşirah Vesileleri

Dinleyin

Altunizade Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsan, açıklamada bulunmaya lüzum görülen yerlerde kendisine düşeni anlatmalı; boş yere kalbinin kapağını açarak sırlarını fâşetmekten de kat’iyen sakınmalıdır. Öyle, her yerde, ulu orta kalbindeki sırları saçıp gezenlerin, günün birinde hem kendilerini, hem de içinde bulundukları toplumu önünü alamayacakları bir ölüme sürükleyecekleri, kat’iyen hatırdan çıkarılmamalıdır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri