Tavırlarla İçtihad ve Tecdid: Gülen ve Gülen Hareketi Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 13
Kötüİyi 
İhsan Yılmaz   
21.02.2002
Yazı İndeksi
Tavırlarla İçtihad ve Tecdid: Gülen ve Gülen Hareketi
İçtihat ve Tecdit
Aydın Liderler, Yeni İçtihat ve Tecdit
Gülen`in Söylemi ve Bu Söylemin Kamusal Alanlardaki Etkisi
Türk Müslümanlığının Dinsel ve Hukuksal Çoğulculuğu ve Laiklik
Politika
Hoşgörü İçin Cihat, Medeniyetler Arasında Diyalog ve İşbirliği
Gayrimüslim Topraklarda (Dâr-ül Harb) Yaşama ve Batı ile İşbirliği
Sonuç

Gülen`in Söylemi ve Bu Söylemin Kamusal Alanlardaki Etkisi

Bu araştırma, bazı düşünürlerin 'Gülen'in Türkiye'de 'yeni' İslam'ın yapılanmasının ardındaki motor' olduğu [1] ve onun söyleminin Türkiye'nin ve bölgesinin gelecekteki yapısı üzerinde büyük etkilere sahip olacağı görüşlerini doğrulamaktadır. Onun söyleminin dönüştürücü etkisi ilk ve esas olarak kendi hareketinde gözlemlenebilir. İkinci düzeyde, bu dönüşüm uzun vadede etrafındaki geniş toplumu etkileyecektir. Onun, söyleminin takipçilerini doğrudan etkilediği ve bu etkinin onun hareketinin doğmasını sağladığı açıksa da, onun söylemiyle geniş ölçekte Türk toplumu arasında doğrudan paralellik kurmak oldukça güçtür. Benim aşağıda kısaca özetleyeceğim gözlemlerime göre, onun söylemi Türk toplumunu da dönüştürmektedir ve ayrıca gelecekte daha küresel düzeyde de daha derin etkiler yapma potansiyeline sahiptir. Ancak, birçok karmaşık, birbiriyle bağlantılı ve birbirine karışmış etkiler altında olan sosyal fenomenlerde, doğrudan korelasyon kurmak neredeyse imkânsız olduğundan; kanıtlar ne ampirik ne de zorlayıcı değil, yalnızca önerme niteliğindedir. Burada vurgulanması gereken nokta; Türk toplumunda belli konularda değişim olmaktadır ve bu değişim Gülen'in son 30 yıldır savunduğu söylem doğrultusundadır.

Değişen Zaman ve İçtihat

Gülen'in İslam'ı yeniden yorumu, diğer yorumları dışlayan soyut bir modele dayalı olmayıp, bu dünyanın deneyimlerine ve kültürel birikimlerine açıktır. Gülen, çağımızda içtihada ihtiyaç bulunduğuna inanmaktadır. Geçmişin düşünürlerine saygı duyduğunu söylemekte, ancak içtihadın bir gereklilik olduğuna, zira içtihadın dondurulmasının İslam'ın dondurulması, verili zaman ve alanda hapsedilmesi anlamına geldiğine inanmaktadır. [2] İslam'ın dinamik, evrensel, zaman ve mekânı aşan bir din olduğunu, gerçek yaşam şartlarına göre kendisini yenilediğini, belli bir konteksten diğerine değiştiğini ve bu amaçla içtihadın temel araç olduğunu ileri sürmektedir. [3]

Kur'an ve sünneti ana kaynaklarımız kabul ederek ve geçmişin büyük insanlarına, hepimizin zamanın çocukları olduğumuz bilinci içinde saygı göstererek, geçmişi ve bugünü mutlaka sorgulamalıyız. İslam'ın daimî ve değişen yönleri arasında gerekli dengeyi kuracak iptal, özelleştirme, genelleştirme ve sınırlama gibi muhakeme kurallarını dikkate alan, İslam'ı modern anlayışa sunabilen düşünce işçileri ve araştırmacılar arıyorum. İslam'ın ilk 5 asrı boyunca, düşünce hürriyetinin çok geniş olduğu bir dönemde, böyle bir vazifeyi üstlenen çok sayıda araştırmacı ve düşünür vardı. [4]

Gülen ayrıca şunları söylemektedir: 'Zamanın ve değişen şartların getirdiği sorunlara ikincil muhakeme meseleleri (füruat) olarak bakılmıştır. Örneğin; deniz ticareti çok karmaşık değildi, bu nedenle İslam, Hıristiyanlık ve Musevilik deniz ticaretine ilişkin özel kurallar içermez. Bu gibi konular, temel İslam inancı, ahlâk ve yaşam tarzı prensiplerinin ışığında içtihada bırakılmaktadır. Zaman ve şartlar Kur'an'ı yorumlayan önemli araçlardır. Kur'an her geçen gün yeni bir yaprağı açılan ve açılmaya devam eden bir gül gibidir. Derinliğini keşfetmek ve daha derin katmanlarındaki mücevherlerini alabilmek için, en azından her 25 yılda bir, yeni bir yorum yapılmalıdır.'

Ayrıca Gülen, bazen içtihadı tartışmanın lüks olduğunun, zira Müslümanların karşısında daha ciddi problemler bulunduğunun ve bugünün şartlarında herkesin müçtehit olduğunu iddia edebileceğinin altını çizmektedir. Bu nedenle güçlü inananlar yetiştirme ve eğitmenin önemini kuvvetle vurgulamaktadır. Gülen, her zaman insanların maslahat ve zaruret adı altında en kolay seçeneği izleme temayülünde olduğunu vurgulamaktadır; [5] 'Eğer her şeye zaruret adı altında izin verilirse o zaman dinin özü kalmayacaktır ve eğer önceki nesiller her şeye izin vermiş olsalardı, bugün bize hiçbir şey kalmazdı' demektedir. [6] Bu nedenle müçtehitlik kriterlerine uyan bireyler yetiştirmenin önemli olduğu kanısındadır.

Uzmanlaşma asrında, bir müçtehidin bütün niteliklerini taşıyan tek bir bireyin bulunmasının oldukça kuşkulu olduğu, bu nedenle gerekli alanlardan uzmanların kolektif bir müçtehitler grubu oluşturması gerektiği ileri sürülmektedir. [7] Bu açıdan Gülen de, prensip olarak içtihat komitelerini şiddetle savunmaktadır. O, artık bireylerin müçtehit-i mutlak olmalarının imkânsız olduğu görüşündedir; bunun yerine bu görevi içtihat komiteleri görecektir. Gülen'in görüşüne göre gelecekte bütün değişik disiplinlerden kişilerin araştırma merkezlerinde bir araya gelerek içtihat komiteleri oluşturmaları gayet mümkündür. Bu komitelerin değişik bilimlerden gelen düşünürlerden oluşmasını ve özel konularda onlara danışılması gerektiğini düşünmektedir. Bunlar ayrıca, bilgisayar, internet, CD-ROM ve benzerleri dahil, çağın bütün teknolojik ilerlemelerini kullanmalıdırlar. [8]

Gülen'in görüşüne göre bugün bile düşünürler, karşılarına çıkan çağdaş sorulara cevap bulabilmek için bir araya gelmeyi deneyebilirler. Gülen, gelecekteki müçtehitlerin kendi çözümleri ve içtihatlarıyla ortaya çıkabileceklerini söylemektedir. içtihat komiteleri için İlahiyat Fakülteleri uygun zeminler olabilir, Diyanet İşleri Başkanlığı böyle bir komite oluşturabilir yada zaten mevcut olan fetva komitesini içtihat komitesi haline getirebilir. Devlet bu içtihatlardan birini destekleyebilir ve uygulayabilir. O zaman Müslümanlar Ulü'l Emr'e, Ulü'l Emrin şeriat dairesinde hareket etmesi ve şeriatın ruhuna aykırı davranmaması kaydıyla, uymaları emredildiği için bu resmî mevzuata uyacaklardır. Gülen, normalde devletlerin bu komiteleri bir kamu hizmeti olarak kurması gerektiğini düşünmekte, böyle bir komiteye örnek olarak Türkiye'deki Diyanet İşleri Başkanlığını göstermektedir. Yine de eğer devlet bunu yapmazsa, Müslümanların sivil içtihada başvurması gereklidir. Bu açıdan Gülen, talebelerini genetik mühendisliği, organ nakli, müzik, sanat, laiklik, modern hukuk vs. konularında çalışmaya ve çağımız bu konular hakkında mümkün olan İslâmî cevapları formüle etmeye teşvik etmektedir. [9]

[1] Yavuz, 'search,' a.g.e., s. 121.
[2] Yazar'ın Gülen'le mülakatı, ABD, 27 Mart 2000.
[3] A.g.e. Bunu söylerken Gülen açıkça belirtmektedir ki; 'Allah'a, ahirete, peygamberlere, kutsal kitaplara, meleklere ve kadere imanın, zamanın değişmesiyle bir ilgisi yoktur. Aynı şekilde ibadet ve ahlak, evrensel ve değişmez standartlar olup dünya yaşamı ve zamanla pek ilgisi yoktur', Fethullah Gülen (2001), 'A Comparative approach to Islam and democracy', SAIS Review, c. XXI, no.2, s. 133-138, S.133.
[4] Ali Ünal ve Alphonse Williams (editörler), The Advocate of Dialogue: Fethullah Gülen, Fairfax, VA: 2000, s.53.
[5] A.g.e. Ayrıca bkz: Gülen, Fasıldan Fasıla I, s.285-286, Nil Yay., İzmir 1995.
[6] Yazarın Gülen ile mülakatı, ABD, 27 Mart 2000.
[7] Esposito, 'Perspectives', a.g.e., s. 243.
[8] Yazar'ın Gülen ile mülakatı, ABD, 27 Mart 2000.
[9] Yazarın Gülen'le mülakatı, ABD, 27 Mart 2000.


Son Güncelleme ( 19.10.2006 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Mâyesi hikmetle yoğrulmuş hakîm, hücresinin daracık duvarları içinde kâinatları seyreder ve öyle ulaşılmaz noktalara ulaşır ki, dünyaları gezen seyyahlar, onların yüzde birini bile göremezler...
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri