Hedefini Şaşıran Tetikçi (2)

Hedefini Şaşıran Tetikçi (2)

Yine ve kerhen Mehmet Y. Yılmaz. Cevap verme gereğini doğuran, kendisi değil yazdıklarını köşe yazısı/fikir yazısı sanarak okuyor olma ihtimali olan okuyucular.

Yirmibirinci Asrın İlk Çeyreği ve Ötesi

Yirmibirinci Asrın İlk Çeyreği ve Ötesi

Hiç solmayan bir ümidimiz var bizim. Bir sevdamız var hiçbir zaman bitmeyecek. Bir türkümüz var, asla eskimeyecek. Bir zamanlar yarım bırakılmış yitik bir aşkımız var. Çok ötelerden muştusu verilmiş bir ça...

Gün Doğmadan Neler Doğar?..

Gün Doğmadan Neler Doğar?..

Ne idik ne olduk? diye soruyor Sızıntı dergisi son sayısının başyazısında. "Bir zamanlar bizim dünyamızda her şey çok renkli ve çok derindi; öyle ki bu âlemde her zaman sağlam bir dünyevîliğin yanında eng...

"Yine Ayakların Üşüyor mu?"

Soğuk kış gecelerinde kalacak yer bulamadığında sabahı arabada beklerdin. Karlı sokaklardan bir gölge gibi geçer giderken sessiz kaldırımlar, gözyaşlarınla yıkanırdı.

Mehmet Y. Yılmaz 'Şahane' Bir Yazı Yazsa Ya

Mehmet Y. Yılmaz 'Şahane' Bir Yazı Yazsa Ya

Hürriyet yazarı Mehmet Y. Yılmaz, 'Fethullah Hoca'yı görmezden geldiler' diyor, 'yandaş' olmakla suçladığı medya (Sabah, star, Taraf, Zaman, Bugün) için!

Türk Okullarına Komor Adaları'ndan da Talep Var

Türk Okullarına Komor Adaları'ndan da Talep Var

Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi'ne katılan Komor Adaları Cumhurbaşkanı M. Ahmet Abdullah Muhammed Sambi, Afrika'nın çoğu ülkesine açılan Türk okullarından haberdar olduğunu belirterek görüştüğü Türk y...

Sen Benden Razıysan, Çektiklerime Hiç Aldırmam

Sen Benden Razıysan, Çektiklerime Hiç Aldırmam

Allah Teâlâ, her bela ve musibeti, neticesi itibarıyla mü'min kulları için bir rahmet vesilesi ve arınma vasıtası kılmıştır. Elverir ki, insan, zâhiren çirkin yüzlü hadiseler karşısında kadere taş atması...

Diyalog Konusunda Türk Modeli Örnek Alınmalıdır

Diyalog Konusunda Türk Modeli Örnek Alınmalıdır

Yeni Delhi'de yayınlanan Fellowship dergisi Vakfımızın dinlerarası diyalog konusundaki çalışmalarını dünyaya örnek gösterdi. Hindistan'da kültürler arası diyalog faaliyeti yürüten Indialogue Foundation'ın d...

Sevgi Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
01.03.1987

Sevgi, dünyaya gelen her varlıkta en esaslı bir unsur, en parlak bir nur, en büyük bir kuvvettir ve bu kuvvetin yeryüzünde yenemeyeceği hiçbir hasım yoktur. Sevgi evvelâ bütünleşebildiği her rûhu yükseltir ve ötelere hazırlar. Sonra da bu ruhlar sonsuzluk adına doyup duydukları şeyleri bütün gönüllere hâkim kılmanın kavgasını vermeye başlarlar. Bu yolda ölür ölür dirilir; ölürken 'sevgi' der ölür, dirilirken de sevgi soluklarıyla dirilirler.

Sevmeyen ruhların olgunlaşıp insanî semâlara yükselmelerine imkân yoktur. Evet onlar yüzlerce sene yaşasalar dahi olgunluk adına bir çuvaldız boyu yol alamazlar. Sevgiden mahrum bu sîneler, bir türlü egonun karanlık labirentlerinden kurtulamadıkları için, kimseyi sevemez, sevgiyi sezemez ve varlığın sînesindeki muhabbetten habersiz olarak kahrolur giderler.

Çocuk, ilk defa dünyaya gözlerini açtığı zaman sevgi ile karşılaşır, şefkatle gerilmiş ruhları görür ve muhabbetle atan kalplere sırtını vererek büyür. Daha sonraları ise, bu sevgiyi bazen bulur bazen de bulamaz; ama bütün bir hayat boyu hep o sevgiyi arar ve onun arkasından koşar.

Güneşin çehresinde sevginin izleri vardır. Sular buhar buhar o sevgiye doğru yükselir; yukarılarda damlalaşan su habbecikleri, o sevginin kanatlarıyla kanatlanır ve nâralar atarak başaşağı toprağın bağrına inerler. Güller, çiçekler sevgiyle gerilir ve gelip geçenlere tebessümler yağdırırlar. Yaprakların bağrına taht kuran jaleler, durmadan çevrelerine sevgi dolu gamzeler çakar ve sevgiyle raks ederler. Koyun, kuzu sevgiyle meleşir ve birleşir; kuşlar ve kuşçuklar sevgiyle cıvıldaşırlar ve sevgi koroları teşkil ederler.

Her varlık, kainattaki yeri itibarıyla bu geniş sevginin bir yanını, parlak bir senfonizma ile seslendirmekte, irâdî ve gayr-i irâdî, varlığın sînesindeki derin aşk ve muhabbeti göstermeye çalışmaktadır.

Sevgi, insan ruhunda öyle derin izler bırakır ki, o uğurda yurt-yuva terk edilir, icabında ocaklar söner ve her vâdide ayrı bir mecnun 'Leylâ!' der inler. Ruhundaki sevgiyi kavrayamamış sığ gönüller ise bu işe delilik derler..!

Diğergamlık ve başkaları için yaşamak, insanoğluna ait yüksek bir duygudur ve kaynağı da sevgidir. İnsanlar arasında bu sevgiden en çok hisse alanlar en büyük kahramanlardır. İçindeki kinleri, nefretleri söküp atmaya muvaffak olmuş en büyük kahramanlar... Ölüm bu kahramanların soluklarını kesemez. Hazân onların çiçeklerini solduramaz. Aslında her gün iç dünyalarında ayrı bir sevgi meşalesi tutuşturup, kalplerini sevginin, mürüvvetin meşcereliği hâline getiren ve duygu dünyalarında açtıkları yollar ve tünellerle bütün gönüllere girmesini bilen bu çalımlı ruhlar, öyle yüksek bir divandan 'ebed-müddet' yaşama hakkını almışlardır ki, değil ölüm ve fânilik, kıyametler dahi onların çiçeklerini solduramaz ve kadehlerini deviremez.

Çocuğu için ölmesini bilen anne büyük bir şefkat kahramanı, ülkesi ve insanı için hayatını hakîr gören fert bir millet fedâisi, insanlık için yaşayıp onun için ölen kahraman ise, sînelerde taht kurmaya hak kazanmış bir ölümsüzlük âbidesidir. Böylelerinin elinde sevgi, her düşmanı yenebilecek bir silah, her kapıyı açabilecek sihirli bir anahtardır. Bu silah ve bu anahtara sahib olanlar, bugün olmasa da yarın mutlaka bütün cihanın kapılarını açacak ve ellerinde muhabbet buhurdanlıkları dörtbir yana huzur kokuları saçıp dolaşacaklardır.

İnsanların gönüllerini fethetmek için en kestirme yol sevgi yoludur. Ve sevgi yolu peygamberler yoludur. Bu yolda yürüyenlerin yüzlerine kapılar kapanmaz! Ezkazârâ, birisi kapansa bile onun yerine yüzlercesi, binlercesi açılır. Bir kere de sevgi yoluyla gönüllere girildi mi, artık halledilmedik hiçbir mesele kalmaz.

Ne mutlu sevgiyi kendine rehber yapıp yürüyenlere! Yazıklar olsun, ruhundaki sevgiyi sezemeyip bütün bir hayat boyu kör ve sağır yaşayan talihsizlere!

Ey yüceler yücesi Rabbim, kinlerin nefretlerin, gecenin koyu karanlıkları gibi dört bir yanı sardığı günümüzde, Sen'in sevgine sığınıyor, şu fevkalâde haşerî ve alabildiğine azgınlaşmış yaramaz kullarının gönüllerini, muhabbet ve insanî duygularla doldurman için son bir kere daha kapında inliyor ve iki büklüm oluyoruz.

Sızıntı, Mart 1987, Cilt 9, Sayı 98

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Kırık Testi

Ramazan'a DoğruRamazan'a Doğru

"Her kim inanarak ve karşılığını sırf Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır." Okuyun

Kürsü

Hepsi Benim Yüzümden...Hepsi Benim Yüzümden

Her türlü olumsuzluğu, ister sebepler açısından, isterse de Allah ile münasebetlerimiz zaviyesinden kendi hatalarımıza bağlamamız ve... Okuyun

Bamteli

VefaVefa

Bazı fıtratlarda öyle derin bir vefa duygusu vardır ki, kullandıkları eşyaları bile vefa dairesinin dışında mütalaa edemezler.Seyredin

Ramazan'ın Rûhânî İkliminden İstifade



"Kim Ramazan ayını çok iyi değerlendirip hayır ve bereketinden nasipdâr olursa, bütün senesini o câmiiyet içinde geçirmeye muvaffak olur."Okuyun...

Ne İdik Ne Olduk



ir zamanlar bizim dünyamızda her şey çok renkli ve çok derindi; öyle ki, bu âlemde her zaman sağlam bir dünyevîliğin yanında engin bir... Okuyun...
Foreign Policy'de Gülen Röportajı

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İmanda Derinlik

Seyredin

Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Dinleyin

Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele

Dinleyin

Erzurum Vaazı - 19980

İndirin

Altın Nesil Konferansı - 1977

İndirin

Fethullah Gülen Web Siteleri