Dünyaya Yayılan Türk Okulları Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 5
Kötüİyi 
Ali Bulaç, Zaman   
31.10.1996

Yıllardan beri Fethullah Hoca Efendi'ye bağlı cemaatin öncelikle Orta Asya Cumhuriyetleri'nde ve sonra dünyanın birçok yerinde açtığı okullardan haberimiz var. Bugüne kadar çeşitli spekülasyonlara yol açan bu okulların ne olduğunu, nasıl kurulduğunu, ne türden bir eğitim verdiğini yolcudan izleme ve tanıma fırsatımız olmamıştı. Zaman Gazetesi'nin geçen zaman Özbekistan ve Türkmenistan'a düzenlediği gezi süresi içinde bu okulları yakından tanıma fırsatını bulmuş olduk. Sekiz gazeteci arkadaşımla Taşkent, Cizzan, Semerkant, Buhara, Çarjev ve Aşkabad'ta açılan Türk okullarını ve Türkmenistan-Türk Üniversitesi'ni gezdik, etraflı sayılabilecek bilgiler aldık. Öğrencilerle, öğretmen ve idarecilerle, Türk ve Özbek ya da Türklerin yetkililerle görüştük.

Gerçekten Fethullah Hoca'nın cemaati tahminlerin üstünde bir performans ve organizasyon başarısı göstererek dünyanın her yanına okullar aracılığıyla yayılma başarısını gösteriyor. Fatih Üniversitesi başta olmak üzere şimdiye kadar Azerbaycan, Gürcistan, Dağıstan, Kazakistan ve Türkmenistan'da 6 üniversite açmış. Yurt dışında açtığı ve işlettiği kolej ya da okul sayısı 200'ü geçmiş durumda. Orta Asya Cumhuriyetleri'nin hemen hemen her yerinde, Kafkasya'da, Balkanlar'da, Rusya'da, Amerika, Kanada, Tanzanya, Mozambik, Güney Afrika ve Fas'ta okulları var. Aşkabad'ta Üzeyir Garih'in ağzından yakında İsrail'de de bir Türk okulu açılacağı haberini aldık. İlginç olan Musevi işadamı Garih'in de bu okulları desteklediğini, Moskova'daki okulun açılışında yardımının olduğunu açıklamasıydı.

Okul ve üniversitelerle ilgili teknik eleştirileri burada sıralamamız gerekmez. Bazı eksiklikler var; ancak içinde vücud buldukları şartlarda muazzam bir başarı kaydedilmiş. Gezdiğimiz okullar ve üniversitede Özbek ve Türkmenler'den başka Ruslar, Azeriler, Tacikler de çocuklarını bu okullara gönderiyor. Bugünkü idarenin üst kademe yöneticileri çocuklarını bu okullarda okutmak için büyük gayret gösteriyorlar. Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov, televizyondan herkese bu okulların başarısını anlatıyor. Görüştüğümüz resmî yetkililer bu okullardan memnuniyetlerini açıkça izhar ettiler. Hemen hemen her okul, dünya bilim olimpiyatlarında önemli dereceler almış.

Okullarda görev yapan öğretim kadrosu ve yöneticiler ayrı bir dünya. Türkiye'nin her tarafından gencecik öğretmenler, belki de dünyanın en zor şartlarında çalışıyorlar. Aldıkları ücretler son derece düşük. Aynı işi çok daha yüksek bir ücretle Türkiye'de yapabilirler. Bu gencecik insanlar, duruma göre okulun badana ve boyasını, sıvasını dahil kendileri yapıyorlar. Bu genç eğitim kadrosu, Anadolu'yu Müslümanlaştıran alperenler gibi, görev yaptıkları ülkelerde canla başla çalışıyorlar. Hiçbir hesabı değil, tamamen hasbi.

İşin bir başka ilginç noktası, merkezi Türkiye'de olan özel şirketlerin devletlerle ortaklık kurmasıdır. Bir yanda Türkiye'de sivil bir eğitim kuruluşu, öte yanda Özbekistan veya Türkmenistan devleti. Devletlerin yüklendiği sorumluluk son derece sınırlı, bazen sadece bina vermekten ibaret. Gerisini Türkiye'deki şirket üstleniyor. Bir başka önemli nokta, bu okulların finans ihtiyaçlarını karşılamak için keşfedilen formül: Bazı okullar birtakım ticari şirketlere yüklenmiş, bazı okular için finansör şehirler bulunmuş. Mesela Tirmiz şehrini Karaman-Aksaray, Fergana'yı Elazığ, Narcangın'ı Turgutlu, Semerkant'ı Erzurum, Buhara'yı Malatya, Cizzak Diyarbakır finanse etmektedir. Bu şehirlerdeki Müslüman tüccar ve hayır sahipleri kendilerine tahsis edilen okulun öğretmen maaşını ve başka ihtiyaçlarını karşılamaktadırlar.

Okullarda genellikle iki yönetici müdür var. Biri Türkiye'den diğeri o ülkenin bir yetkilisi. Türkçe ve yerli dil yanında İngilizce ve Rusça dersler okutulmaktadır. Bunun okullarda konuştuğumuz çocuklar bunlar Rus olsa dahi gayet güzel Türkiye Türkçesi konuşmaktadırlar. Çocuklar tipik bir cemaat ahlaki alıyorlar. Son derece munis, saygılı, çalışkan ve sessiz. Rus aileler, okul yönetimine gelip Müslümanlar gibi dinî spor yapma -namaz kılma- pahasına da olsa çocuklarını bu okullara vermek istediklerini söylüyorlar.

Bu okullardan mezun olacak çocukların nasıl bir insan profili ortaya çıkaracaklarını, gelecekte kendi ülkelerinde ne türden bir rol oynayacaklarını şimdiden kestirmek güç. Niyet ve kısmet farklı olabilir. Bu beşerî, iktisadî ve manevî maliyeti hayli yüksek bir tecrübedir.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
büşra  - hizmet   |2007-09-09 16:50:20
canım hocam kestane pazarından dünyaya yayılan hizmetimiz daha ilerilere gider inşallah Allah yar ve yardımcımız olsun
ceyda   |2007-09-03 12:10:01
hoca efendimize ve büyük abilerimize bu okulların açılmasında emegi gecen tüm kardeşlerimizden Allah razı olsun.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >
Foreign Policy'de Gülen Röportajı

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İmanda Derinlik

Seyredin

Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Dinleyin

Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele

Dinleyin

Erzurum Vaazı - 19980

İndirin

Altın Nesil Konferansı - 1977

İndirin

İyi bir idareci ve siyasî için şu hususlar çok önemlidir: Hak düşüncesi, hukukun üstünlüğü, vazife şuuru, kaba ve ağır işlerde sorumluluk anlayışı, ince ve nazik işlerde de maharet ve ehliyet.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri