|
Bosna Hersek Eski Cumhurbaşkanı Alia İzzetbegoviç İçin Verdiği Taziye Mesajı |
|
|
|
Fethullah Gülen
|
|
21.10.2003 |
|
Bütün hayatı ülkesi ve milleti, ayrıca inanç, düşünce ve ifade hürriyeti başta olmak üzere temel insan hak ve hürriyetleri uğrunda mücadelelerle ve zaman zaman hapishanelerde geçmiş; bağımsızlığını daha yeni kazanmış iken, Avrupa'nın göbeğinde en amansız saldırılarla boğulmaya ve tarihten silinmeye çalışılan ülkesini, ordusunun ve milletinin başında dasitanî bir şekilde savunmuş ve zamanı gelince de herhangi bir beklentiye girmeden köşesine çekilmeyi bilmiş olan; Yirminci Asrın en büyük devlet adamlarından, ayrıca seçkin bir münevver, insanlar arasında da mütevazı ve insanlardan bir insan olan, Kardeş Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nin ilk ve gerçek manâda bilge cumhurbaşkanı, muhterem ALİA İZZETBEGOVİÇ Beyefendinin Sonsuzluk Yurdu'na intikalini büyük bir teessürle öğrenmiş bulunuyorum. Dünyada hiçbir zaman ebediyet tevehhümü içine girmeyip, 'yeterince uzun bir hayat yaşadığı' düşüncesi taşıyan ve gerçek hayat, gerçek uğrunda değerlendirilmiş bir hayat olduğundan, hakikaten 'uzun' bir hayat yaşamış bulunan bilge cumhurbaşkanına Allah'tan rahmet dilerken, başta Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı sayın Süleyman Tihic olmak üzere, yakınlarına, bütün kardeş Bosna-Hersek halkına, sevenlerine ve İslâm dünyasıyla birlikte, bütün insanlığa taziyetlerimi arz ederim.
|
|
Son Güncelleme ( 24.11.2006 )
|
|
Multimedya
Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu Seyredin
Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları Seyredin
Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog Seyredin
Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar Dinleyin
Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele Dinleyin
Altın Nesil Konferansı - 1977 İndirin
İrfan ve asaletten mahrum, devlet işlerinden de anlamayan nasipsizler, şayet yanlışlıkla birer vazife başına getirilmişlerse, hükümetin gücünü kullanmaktan, onun iktidarını istismar etmekten, her yerde kendi çıkarlarını aramaktan ve despot birer kral gibi hüküm sürmekten geri kalmayacaklardır. Böylelerinin iktidarda olduğu bir ülkede sadece zalimlerin “hay-huy”u ve mazlumların iniltisi duyulacaktır ki, bu şeâmetli seslerin yükseldiği hemen her yerde Âd ve Semûd’un âkıbeti kaçınılmaz olagelmiştir.
|