Eski ve Yeni Evlerde Hayat Yazdır E-posta
Fethullah Gülen, Sızıntı, Aralık 1988, Cilt 10, Sayı 119   
30.12.2003

Günümüzün, insan inleri sayılan; hodgâmlık, kıskançlık, ahmaklık, bunaklık yatağı; aldanan ve aldatan kalblerin mahbesi, yıkılıp gitmiş emellerin mezarı, sönmüş aşkların, îmanların, ümitlerin makberi.. konuşmaları istendiği yerde suskunlaşanların, sükutları arzu edilen yerde usandıracak kadar konuşanların ve bu zararlı sükutları, dengesiz konuşmaları, acı laubalilikleri, gafilce tavırlarıyla iyilik deyip şer işleyenlerin, "dışı süs, içi pis, sûreti me’nûs, sîreti ma’kûs..." barınaklarına bedel; binbir aydınlık içinde Cennet yalılarından kopup gelmiş, her türlü dert ve sıkıntılardan arındırılmış, bütün sefaletlerden temizlenmiş; maddiyatı mânevîyata dayalı, malzemesi öteler damgalı; ruhların rüyâları kadar uzun, renkli ve bereketli; içinde imanın, aşkın yankılanıp durduğu mabetler kadar derin, görkemli ve her biri birer melek otağı olan o günün mübarek hâneleri tıpkı birer şiir, birer hülyâ birer mûsikî iklimiydi. Geçmişin bahtiyar nesilleri, bu ışıktan hânelerin gölgelerinde, bütün bir tabiat ve hilkatın kaderini duyup hissediyor, hayret ve hayranlıklarla kendilerinden geçiyorlardı.

Aradan bunca zaman geçmiş olmasına rağmen, insan, o günün manâ, büyü ve nefesleriyle, hülyâlarımıza kadar sinip varlığımızla bütünleşen evleri arasında veya sokaklarında gezerken, çevredeki binaların birer birer mabetleştiğini, hislerin bütünüyle uhrevîleştiğini, hayatın tamamen rüyâlaştığını duyup hissetmekte ve âdeta cihan ötesi âlemlere ulaştığı hissine kapılmaktadır.

 
< Önceki   Sonraki >
Küfrün asıl vehameti hiçbir sonuç va'd etmemesidir.
Fethullah Gülen Web Siteleri