Berlin Konferansı Yazdır E-posta
fgulen.com   
09.12.1977
  • Peygamberimiz (sav) doğru sözlüydü.
  • O'nun doğruluğunu en büyük düşmanları dahi itiraf etmişlerdir.
  • Sahâbe-i Kirâm (ra) Resûlullah (sav) uğrunda malını, canını hatta herşeyini vererek O'nun (sav) peygamberiliğini tasdik ediyorlardı. Bu mevzuda Abdullah b. Cahş'ın Uhud Savaşı'nda akıllara durgunluk veren mücâhedesi ve şehâdeti anlatılıyor.
  • Sahâbe-i Kirâm (ra) Efendimiz (sav) uğrunda Bedir Savaşı'nda kendi yakınlarını bile öldürmekten çekinmemişlerdir.
  • Resûlullah'ın (sav) geleceğe dair verdiği haberlerin bir bir ortaya çıkması O'nun (sav) doğruluğuna mühür basmaktadır.
  • İlmî keşif ve icadlar Efendimiz'i (sav) tasdik etmektedir.
  • Resûlullah'ın (sav) sineğin bir kanadında zehir diğerinde panzehir olduğunu ifade eden sözünü ilim ve fen doğrulamıştır.
  • Allah Resûlu (sav) elinde hiçbir tıbbî cihaz olmadan kadından hayz dışında gelen kanın hastalık kanı olduğunu bildirmiştir.
  • Resûlü Ekrem'in (sav) 'Bir köpeğin yaladığı kap yedi defa yıkanmalıdır, ilk yıkama toprakla yapılmalıdır.' sözündeki hikmet, ilim ve fen ışığında daha belirgin olarak ortaya çıkmıştır.
  • Resûlullah (sav) emrettiği hususları ilk önce kendisi uygulardı.
  • Resûlullah (sav) geceleri ayakları şişinceye kadar ibadet ederdi.
  • Peygamberimiz (sav) İbn Mes'ud'dan (ra) Kur'an okumasını istemiş, İbn Mes'ud (ra) 'Her ümmetten haklarında şahitlik edecek bir peygamber getirdiğimizde ve seni de onlara şahid olarak çağırdığımız zaman nasıl olacak o gün!?' ayetine gelince Resûlullah (sav) hıçkıra hıçkıra ağlamıştır.
  • Allah Resûlu (sav) zâhîdâne bir hayat yaşamıştır.
  • Efendimiz (sav) refah içinde bir hayat yaşama imkanına sahip olduğu halde zâhidâne bir hayat yaşamayı tercih etmiştir.
  • Dünya bütün güzelliğiyle Resûlullah'ın (sav) karşısında arz-ı endâm etti ama O'na (sav) kendisini kabul ettiremedi.
  • Hz. Ömer (ra) Îlâ Hadisesi'nde Resûlullah'ın (sav) evine girmiş ve gördükleri karşısında dayanamayıp: 'Yâ Resûlallah! Kisrâ ve Hiraklius servet içinde yüzerken siz bu haldesiniz!' diyerek ağlamış. Resûlullah da (sav): 'İstemez misin Yâ Ömer dünya onların olsun ahiret bizim!' diye cevap vermiştir.
  • 'Benim dünya ile aramdaki alaka, bir yolcunun bir ağaç altında dinlenip tekrar yoluna devam etmesi gibidir.' hadisi...
  • Ebû Hureyre (ra) birgün Resûlullah'ın (sav) oturarak namaz kıldığını görmüş ve sebebini sormuş. Açlıktan olduğunu öğrenince dayanamayıp ağlamış, bunun üzerine Allah Resûlu (sav) 'Ağlama Yâ Ebâ Hureyre! Hesabın şiddeti aç olanlara dokunmaz.' buyurmuştur.
  • Efendimiz (sav) son derece mütevâzî idi.
  • Nebiler Serveri (sav) büyük kâmetine rağmen son derece mütevâzî idi. Kendisi için ayağa kalkanlara: 'Acemlerin, büyüklerine ayağa kalktığı gibi kalkmayın.' buyururdu.
  • Allah Teâlâ (cc), Resûlü'nü (sav) melik nebî ve kul nebî olma arasında muhayyer bırakınca O (sav) Hz. Cebrâil'in de (as) işaretiyle kul nebî olmayı tercih etmiştir.
  • Peygamberimiz (sav) fevkalâde fetânet (engin kavrayış) ve kiyâset (engin akıl) sahibiydi. O (sav) en zor ve karmaşık meseleleri bile rahatlıkla hallediyordu.
  • İmrân'ın babası Husayn (ra), Resûlullah'ın (sav) müthiş fetâneti karşısında pes edip müslüman olmuştur.
  • Zina etmek için izin isteyen bir genci, Resûlü Ekrem (sav) engin fetânetiyle bu isteğinden vazgeçirmiş ve o genç bir iffet âbidesi haline gelmiştir.
  • Hudeybiye Anlaşması zahiren müslümanların aleyhine olmuşsa da Resûlullah'ın (sav) büyük dirâyet ve kiyâseti (engin akıl) sayesinde lehte bir fetih olarak netice vermiştir.
  • Hüneyn Savaşı'nı müteâkip Ensâr (ra), Allah Resûlü'nün (sav) Mekke'de kalacağı endişesine kapılınca Resûlullah (sav) onlara özel bir konuşma yaparak gönüllerini almış ve böylece büyük bir problemin doğmasını engellemiştir.
  • Resûlullah (sav) iyi bir devlet adamıydı.
  • (sav) muhteşem bir devlet kurmuş ve onu idare etmişti.
  • Allah Resûlu (sav) iyi bir erkân-ı harpti.
  • (sav) katıldığı bütün savaşlardan zaferle çıkmıştı.
  • Efendimiz (sav) iyi bir aile reisi, iyi bir muallimdi.
  • Îlâ Hadisesi akabinde Resûlullah (sav), hanımlarını zevcesi olarak kalma ve boşama arasında muhayyer bırakınca hepsi Resûlullah'ı (sav) tercih etmişlerdi.
  • 'Allah'ın Rubûbiyetine, İslam'ın din ve sistem olduğuna ve Muhammed'in peygamberliğine razı olan İslam'ın tadını tatmış olur.' ve 'Ben, bir kula nefsinden, ana-babasından, ailesinden hatta bütün insanlardan daha sevimli olmadıktan sonra o kul hakîkî mânâda iman etmiş olmaz.' hadisleri izah ediliyor.
  • Resûlullah'ı (sav) çok seven Hz. Hubeyb (ra) idam edilirken 'Şu an senin yerinde Muhammed'in olmasını ister miydin?' sorusuna 'Değil şu an benim yerimde olmasını ayağına bir dikenin dahi batmasını istemem.' cevabını vermiştir.
  • Hz. Ömer (ra) yerinden söktüğü oluğun Efendimiz (sav) tarafından yerleştirildiğini öğrenince üzüntüsünden neredeyse baygınlık geçiriyordu...
  • Rabia-yı Adeviye'nin güzel bir şiiri 'Allah Resûlü'nü (sav) hakîkî mânâda seven, O'nun (sav) emirlerine harfiyyen itaat eder.' şeklinde tahlil ediliyor.
  • Resûlullah (sav) Bedir'de müşriklere karşı koyma konusunda Muhâcir ve Ensâr'la (ra) istişare yapmış ve onlar da kandan-irinden deryaları geçmeye hazır olduklarını ifade etmişlerdir.
  • Abdullah b. Ömer'in (ra) Peygamberimize (sav) imtisaldeki (uymak) derinliği...
  • Müstalikoğulları Seferi'nden dönülürken münâfık İbn Selûl, Allah Resûlü'ne (sav) büyük bir saygısızlık yapmış, oğlu Abdullah da Resûlullah'a (sav) bağlılığındaki hassasiyetinden dolayı babasına sert bir tavır sergilemiştir.
  • Ashâb-ı Kirâm (ra) gelen emirleri anında yerine getirip yasaklardan da kaçınıyorlardı. Bu konuda Ebû Talha'nın evinde içki ziyafeti verilirken içki yasağı gelmesi üzerine oradakilerin hemen içkiyi bırakmaları misal olarak veriliyor.

Bu dosyayı indirmek için tıklayın...

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
samet  - vaaz   |2008-03-19 11:07:24
vaaz cok guzel olmus Allah razi olsun
FUZULI  - Burada aradigin sey var..   |2007-08-28 21:07:55
Ana sayfaya girince soldaki linklerden bulacaksin.:)
Fuzuli  - Hocamdan Allah razi olsun   |2007-08-26 22:25:26
Yukarida berlin konferansini 3-4 kere oldu dinliyorum,Hocamin anlatis tarzi beni benden alip gidiyor keske ayni askla kendi dinime sarilabilsem... tas
kalbim...
Semra  - seli olarak   |2007-07-18 00:52:58
burda ki vaazlarin hpsi boyle yazili bri sekilde mi yoksa seslisi var mi .. seslisi varda ben mi beceremedim acmayi bir yardimci olur musunuz?

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 03.09.2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Nasıl Keyfiyet Kazanılır?

Seyredin

Peygamberlerin Hususiyetleri

Seyredin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Secde İzindeki Tehlike

Dinleyin

Edremit Vaazı - 1974

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsan, çok söz söylemekle değil, söylediği sözlerin yerinde ve faydalı olmasıyla kadrini, kıymetini yükseltir. Aksine, her yerde ulu orta konuşan kimse, hele konuştuğu şeyler de yüce mefhumlara ve uzmanlık isteyen mevzulara dairse, hem bir sürü hatalara düşer, hem de kendi değerini düşürmüş olur. “Çok konuşanın çok sakatatı olur” sözü ne kadar yerinde ve kıymetli bir sözdür.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri