Altın Nesil Konferansı Yazdır E-posta
01.01.1977

(ÇORUM, 1977)

  • "Altın Nesil"; bütün düşünürlerin tasavvur edip tasvirine çalıştıkları ideal sistemi hayata geçirebilecek, zaman dilimlerine âlî vasıflar sunabilecek bir nesildir.
  • İnsanlar vasıflarına göre değerlendirilir. Konuyla alâkalı olarak 'Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar; sonra anne ve babası onu Yahudileştirir, Nasranileştirir, Mecusileştirir...' hadisinin yorumu yapılmaktadır.
  • "Altın Nesil"in vasıfları;

    a) Muhabbet: Dostuna, düşmanına karşı mürüvvetli hareket etmektir.
    b) Hamle: Önce kendi gönlünü fethetme, sonra da başkalarını kurtarmaya çalışma, aksiyon insanı olma.
    c) Murakabe: Kişinin kendisini sürekli kontrol edip hesaba çekmesi.
  • Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), kendine terettüp eden vazifeyi, vazifenin büyüklüğüne münasip olarak eda etmiştir. Öyle bir nesil yetiştirmiştir ki; biz gerçek 'Altın Nesil'i Saadet Asrı'nda görmekteyiz.
  • Altın Nesil kendi örneklerini kendi içinden çıkarmıştır: Sürekli gelişen bir kardeşlik, bir birlik... Bu, asırlarca böyle devam etmiş bütün medeniyetler bu vahdet üzerine kurulmuştur.
  • Yermuk Savaşında İbn Hişam'ın kardeşlik adına yaşadığı sıra dışı hâdiseler...
  • Muhabbet o kadar mühim ki, Allah (cc), kurtarıcı nesli anlatırken: "Ey iman edenler! Sizden herkim dininden dönerse dönsün: Allah onların yerine öyle bir topluluk getirecek ki, Allah onları sever, onlar Allah'ı severler..." (Mâide, 54) diyerek muhabbet sıfatını hususiyle zikrediyor.
  • Çile tatlı bir şeydir. Çileyi çekmeyenler zannederler ki, çile çeken muzdariptir.
  • Hz. Bilâl, "Allah birdir." dediği için sıcak kumlara yatırılıp üzerine kendisinden ağır taşlar konuluyordu. Ama dudaklarından dökülen tek söz 'Ehad ehad' oluyordu.
  • Her şeyin bir erkânı vardır. Çilenin de bir erkânı vardır. Çilenin erkânı çileyi kimseye söylememektir.
  • Müslüman olduklarından dolayı işkenceye maruz kalan Yâsir Ailesi'nin üzüntülerini dile getirmeleri karşısında Allah Rasûlü'nün sabrı tavsiye etmesi...
  • Mü'minin çilesi içe doğrudur ve o kadar mukaddestir ki, çilenin mânâsını idrak eden biri onu dünyanın her türlü zevkine tercih eder.
  • Romalılar tarafından esir edilen Abdullan İbn Hüzâfetü's-Sehmî'nin her türlü işkenceye maruz kalmasına rağmen dininde sebat edip, davası uğrunda çile çekmeyi dünyevî nimetlere tercih edişi...
  • Fatih Sultan Mehmet büyük bir fatihtir. İstanbul'u fethetmiştir; ama onun İstanbul'dan daha büyük bir fethi vardır.
  • Fatih, parmaklarını kestirdiği Mimar Sinan Atik karşısında mahkeme huzurunda kendi elinin kesilmesini kabul ettiği zaman gerçek Fatih'tir. Bu fetih İstanbul'un fethinden daha büyüktür.
  • İç ve dış fethi tam mânâsıyla yine Saadet Asrının "Altın Nesil"inde görüyoruz. Uhud Muharebesinde yaralanan Ubeyde b. Hâris'in savaş meydanında değil de evinde vefat etmesi durumunda şehit olup olmayacağını sorması...
  • "İki göz vardır ki; Cehennem'i görmez...." hadisi ile ilgili olarak, Allah korkusundan ağlayan göz ve sınırda bekleyen göz hakkında orijinal bir yorum...
  • Altın Nesil, evvelâ kendi muhasebesini yapacaktır. Konuyla ilgili olarak Efendimiz'in "Hesaba çekilmezden evvel nefsinizi hesaba çekiniz." hadisi yorumlanmaktadır...

Bu dosyayı indirmek için tıklayın...

Son Güncelleme ( 23.12.2008 )
 
Sonraki >
İnsanlar arasındaki yerin, onların senin nezdindeki yerleri kadardır.
Fethullah Gülen Web Siteleri