Kazakistan'daki Özel Okullar, Ülkemizin Gururu

Kazakistan'daki Özel Okullar, Ülkemizin Gururu

Hollanda'da yaşayan 400 kadar Kazak'ın temsilci olan Kazakistan Lahey Büyükelçisi Aidar Shakenov, Cihan'a önemli açıklamalarda bulundu. Kazakistan'ın Lahey Büyükelçisi Hollanda'da Kazakların ilk defa bir araya ge...

Geleceğin Mimarları Üzerine

Geleceğin Mimarları Üzerine

Sızıntı Dergisi'nin yirminci sayısında [Eylül 1980] Fethullah Gülen Hocaefendi'nin "Geleceğin Mimarları" adlı bir yazısı yayımlandı. Hocaefendi bu yazısında geleceği inşa edecek kimselerin hangi vasıflara s...

Fethullah Gülen'den Kriz Değerlendirmesi

Fethullah Gülen'den Kriz Değerlendirmesi

Fethullah Gülen Hocaefendi, Herkül'de yayınlanan bu haftaki sohbetinde güncel bir konuyu değiniyor. "İş Ahlakı ve Ekonomik Kriz" başlıklı sohbette Hocaefendi, iş hayatındaki Müslümanlara önemli tavsiyelerde bu...

Bamteli Sohbetleri İçin Daha Kaliteli Görüntü

Bamteli Sohbetleri İçin Daha Kaliteli Görüntü

Dünyanın dört bir yanından ilgiyle izlenen internet sitesi Herkul.org yenilenen yüzüyle tekrar yayında. Ramazan sebebiyle ara verilen Bamteli sohbetleri de yeniden başladı.

Livaneli, Türkiye, Gülen ve Cahil Aydınlarımız

Livaneli, Türkiye, Gülen ve Cahil Aydınlarımız

Bu hafta Türkiye'nin misafir ülke olarak katıldığı dünyanın en büyük kitap fuarı Frankfurt'ta açılıyor. Misafir ülke olunca Türkiye'den birçok sanatçı, fikir adamı ve aydının da çeşitli etkinlikler çe...

Evrensel Gerçeklerin Dini

Evrensel Gerçeklerin Dini

Güney Afrika'da İbrahim Jerome ile tanıştık. Bu efendi, kibar ve mütevâzı Müslüman'ın hâli bana tesir etmişti.

Alman Gazetesi, Gülen'i ve Fikirlerini Anlattı

Alman Gazetesi, Gülen'i ve Fikirlerini Anlattı

Almanya'nın önde gelen gazetelerinden Frankfurter Allgemeine, Fethullah Gülen'i sayfalarına taşıdı. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin diyalog ve barış mesajları bütün Dünya'da geniş yankı bulmaya devam ediyor. ...

Ne Dendi ve Neredeyiz? Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
01.10.1986

Bir bahar gibi başlar her şey; güzel tasavvurlar, tatlı düşünceler ve zümrütten hayâllerle... Her güzel başlangıç, neticeye ermenin ilk şartı ve ilk sebebi olması itibariyle de zevkli ve ümit vericidir. Ancak nice güzel başlangıçlar vardır ki 'Baharı görmeden hazâna' erer ve geride kırağı vurmuş bir sürü yıkık rüya bırakır.

Başlatılan her hayırlı iş, her hayırlı teşebbüs, kadirşinâs mirasçılar ve birleri binlere ulaştırma sevdâlısı nesiller sayesinde, varlığa erer ve süreklilik kazanır. Ve şâyet o iş ve teşebbüs, serpilip bağrında gelişebileceği bu ideâl kadroyu ve bu kara sevdâlıları bulamazsa sam yeli vurmuş gibi kurur ve yerle bir olur...

Ümit her şeyden önce bir inanç işidir. İnanan insan ümitlidir ve ümidi de inancı nispetindedir. Bu itibarladır ki, sağlam inanç mahsulü çok şeyler, bazılarınca hârika zannedilmektedir. Aslında, ümit, azim ve kararlılık, iman dolu bir kalbe girince, beşerî normlar aşılır. Ve o inançlı kalp harikalar kuşağına ulaşmış olur. Bu seviyede gönül hayatına sahip olamayanlar ise bunu fevkalâdeden sayarlar. Hele insan, inanacağı şeyi iyi seçebilmiş ve ona gönül vermişse, artık onun ruh dünyasında ümitsizlik, karamsarlık ve bedbinlikten asla söz edilemez.

Fert, ümitle varlığa erer; toplum onunla dirilir ve gelişme seyrine girer. Bu itibarla da, ümidini yitirmiş bir fert var sayılamayacağı gibi ümitten mahrum bir toplum da felç olmuş demektir.

Ümit, insanın kendi ruhunu keşfetmesi ve ondaki iktidarı sezmesinden ibarettir. Bu sezişle insan, kâinatlar ötesi Kudret-i Sonsuz'la münasebete geçer ve onunla her şeye yetebilecek bir güç ve kuvveti elde eder. Bu sayede, zerre güneş, damla derya, parça bütün ve ruh kâinatın bir soluğu haline gelir. Ümitle uzun yollar aşılır, ümitle kandan irinden deryalar geçilir ve ancak ümitle dirliğe ve düzene erilir. Ümit dünyasında mağlup olanlar, pratikte de yenilmiş sayılırlar. Ne yiğitçe ve çalımla yola çıkanlar vardır ki, iman ve ümit zaafından ötürü, yarı yolda kalmışlardır. Küçük bir zelzele, gelip geçici bir fırtına, akıp giden bir sel, onların azim ve iradelerini de beraber alıp götürmüştür. Hele kendilerine ümitle bağlanıp sonra da onlarla beraber yeis bataklığına düşüp boğulanların hâli bütün bütün yürekler acısıdır.

Çile, yüce hedeflere varmanın ve yüksek neticeler elde etmenin tek yoludur. Hakikat yolcusu, çile ile günahlardan arınır; onunla saflaşır ve onunla özüne erer. Çilenin olmadığı yerde ne olgunlaşmadan ne de ruhla bütünleşmeden bahsedilemez. Ruh, çile ile kemâle erer. Gönül, çile ile inkişaf eder. Çile görmemiş ruhlar ham, gönüller de kolu kanadı kırık ve ölgündür.

Çile, çalışmaya ve o yolla elde edilen şeylere kat kat değer kazandırır. Çilesiz elde edilen şeyler, mirasdan gelen mal gibidir; gelişi emeksiz, gidişi de üzüntüsüz olur. Evet, ancak binbir ızdırapla kazanılan şeylerdir ki, muhafazası uğrunda canlar feda edilir. Bir millet ve bir medeniyet, büyük muzdarip ve çilekeşlerin öncülüğünde kurulmuş ise, sıhhatli, istikrarlı ve gelecek adına ümit vericidir. Aksine, hayatında bir kere olsun ağlamamış, inlememiş ve sancı çekmemişlerin elinin altında doğmuş ve gelişmişse, zâyi olmaya namzet ve talihsizdir.

Sabır, yücelme ve fazilete ermenin mühim bir esası ve iradenin zaferidir. O olmadan, ne ruhu inkişaf ettirmeden, ne de yücelip benliğin sırlarına ermeden bahsedilemez. Sabırla insan, toprağa, ete, kemiğe bağlılıktan kurtulur ve onunla yüce âlemlere ermeğe namzet bir kutlu olur. Sabır, öteler ötesi saltanatlara ulaşmak için dar bir geçit, aşılmaz bir zirve ise, gönlünü o âlemlere kaptırmış hakikat eri de, geçilmez ve aşılmaz gibi görünen geçitlere ve şahikalara meydan okuyan bir Heraklit'tir. En sarp yokuşları dümdüz ve ovaları da pürüzsüz gören bir Heraklit...

Bütün yükseltici şeyleri, ara vermeden sürekli olarak yaşama, alçaltıcı şeylere karşı devamlı teyakkuz ve direnme, nihayet, beklenmedik anda ve beklenmedik şekilde, insanı ırgalayan ve örseleyen umum belâlara karşı yılgınlık göstermeden dayanma; evet işte acılardan acı ve neticesi itibariyle de zülâllerden zülâl sabır budur!

Vefa, dost ikliminde yetişen güllerdendir. Onu düşmanlık atmosferinde görmek nâdirattan ve hatta, imkânsızdır. Vefa, duyguda, düşüncede, tasavvurda, aynı şeyleri paylaşanların etrafında üfül üfül eser durur. Kinler, nefretler, kıskançlıklar ise, onu bir lahza iflâh etmez öldürür. Evet o, sevginin, mürüvvetin bağlarında boy atar gelişir, düşmanlık ikliminde ise, bir anda söner gider.

Vefa, fertlerin birbirleriyle kaynaşıp, bütünleşmesini temin eder. Vefa sayesinde cüzler küll olur; ayrı ayrı parçalar bir araya gelerek vahdete ulaşır. Vefa duygusu varıp sonsuzluğa erince, ötelerden gelen tayflar, kitlelerin yolunu aydınlatır ve toplumun önünü kesen bütün tıkanıklıkları açar. Elverir ki, o toplum, vefa duygusuyla olgunlaşmış ve onun kenetleyici kollarına kendini teslim etmiş olsun.

Rica ederim; söyleyin! Emin misiniz size düşen her şeyi yaptığınızdan; hareket ve faâliyetlerinizi hep doğru yolda sürdürdüğünüzden; irade gücü ve iç mukavemetinizden; bayraklaştırdığınız da'va ve düşünceyi tam temsil ettiğinizden?.. Yaptığınız her işin yerinde olduğunu; düşüncelerinizin, kin, nefret, garaz gibi kötü huylarla zedelenmediğini; plân ve projenizin hata kabul etmez bir buudda tanzim edildiğini iddia edebilir misiniz..? Aman Allah'ım! Bu ne büyük bir çılgınlık, ne affedilmez bir kabahat olur..! Aslında hep başkalarının eksik ve gedikleriyle meşgul olanlar, kendi hata ve kusurlarını görmeyecek kadar kör, gönüllerini coşturup ruhlarına istikamet veremeyecek kadar da iradesiz ve mefluç kimselerdir. Böyleleri her söz ve davranışlarıyla, durmadan başkalarını gayyalara yuvarlarken, firavunlaşmış egolarına göklerde bile taht bulamazlar. Nefsâniliğine (pes) demiş ve kendi içinde mağlup bu derbeder ruhlar, düşünce ve iradelerini delik-deşik eden bu türlü zaaflardan kurtulacakları âna kadar da, doğruyu göremeyecek, doğru karar veremeyecek ve hele kat'iyen bellerini doğrultamayacaklardır.

Sızıntı, Ekim 1986, Cilt 8, Sayı 93

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Sükûtun Çığlıkları

Müslüman Ufkundan DünyaMüslüman Ufkundan Dünya ve İçindekiler

Dünya, insanoğlu için şu sonsuz fezâda ahenkle yüzüp giden mükemmel bir seyahat gemisi; içinde varolduğumuz... Okuyun

Kürsü

Kur'an'a Cefa EtmeyinKur'an-ı Kerim'e Cefa Etmeyin

Hakiki "Kur'an talebesi", sadece onu yüzünden, ezbere veya belli makamlara riayet ederek okumayı bilen değil, aynı zamanda... Okuyun

Bamteli

İş Ahlakı ve Ekonomik Krizİş Ahlakı ve Ekonomik Kriz

Dünyayı sarsan ekonomik krizi nasıl değerlendiriyorsunuz; bu sarsıntıdan selametle kurtulabilmeleri için özellikle...Seyredin

Asrın Getirdiği Tereddütler



Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) çok kadınla evlenmesinin hikmeti nedir?                Okuyun...

Buhranlı Günler ve Ümit Atlasımız

Buhranlı Günler ve Ümit Atlasımız

Bugünlere gelinceye dek insanlık pek çok güzel şeyler ortaya koydu ve pek çok harika buluşlara imza attı.Okuyun...

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İktisadın Lüzûmu

Seyredin

Bizi Birbirimizden Koparamazlar!..

Dinleyin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Denizli Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

Kendini bilmek, basiret; kendini görmek ise, körlüktür. Kendini bilen, hem Hakk’a hem de halka yaklaşır; kendini gören ise, benliğinden başka her şeyden uzaklaşır.
Fethullah Gülen Web Siteleri