• Cenk Koray

    Cenk Koray'ın Aramızdan Ayrılışının 8. Yılında

    Cenk Abi! İlk kez nasıl tanıştığımızı hatırlamıyorum. Hafızam bu konuda bana yardımcı olmuyor. Ama iyi hatırladığım bir şey var ki, senin diyaloga açık ve sempatik kişiliğin sayesinde aramızda öyle bir dostluk kurulmuştu ki, hafta geçmez birbirimizi arardık. [Okuyun...]
  • 1 Saat 15 Dakika

    Fethullah Gülen İle 1 Saat 15 Dakika

    Gazetecilik refleksiyle etrafa dikkat ederken kapının önündeki esas ayrıntıyı sonra fark ettim. Kapıda taburenin üzerinde biri oturuyordu. Yarı karanlıkta "güvenlik için görevli olabilir" diye düşünürken, ben yaklaşınca ayağa kalktı. Baktım ki, bu kişi Fethullah Gülen. [Okuyun...]
  • Rahmet ve Adalet Perdeleri

    Rahmet ve Adalet Perdeleri Aralarken

    Cenab-ı Allah'ın (cc) bütün diğer sıfat ve isimleri Rahman ve Rahim'e dayanır. O, Rahmâniyetiyle varlıkları hayata gönderir, rızıklarını verip yaşatır, hastalıklarına şifa, dertlerine deva olur... [Okuyun...]
  • Vize Davası

    Fethullah Gülen Amerika'daki Vize Davasını Kazandı

    ABD yargısı, 'olağanüstü yetenekli yabancı'lara tanınan vize statüsü talebini kanunsuzca reddettiği gerekçesiyle Göçmenlik Bürosu (USCIS)'nu ve İdari Temyizler Dairesi'ni dava eden Fethullah Gülen'i haklı buldu. [Okuyun...]
  • Çözüm Arayışları

    Kürt Sorununda Çözüm Arayışları

    Kürt sorununun nasıl ve ne şekilde çözülmesi gerektiği yıllardır tartışılıyor. Konunun tanımında nasıl uzunca bir süre ortak bir noktaya varılmadıysa, aynı şekilde de uzlaşma gerçekleşmiyor. [Okuyun...]
  • Abant Platformu

    Türkiye'nin Ombudsmanı Abant Platformu

    Kendine has katılımcı, demokrat ve özgürlükçü yapısı ile toplumumuz için bir çeşit ortak akıl arayışı olan Abant Platformu, 10 senelik süreçte gerçekleştirdiği önemli ve tarihî toplantılardan birini geçtiğimiz günlerde Abant'ta gerçekleştirdi. [Okuyun...]
  • İ'tâ Mi'racı

    Rıza Arş'ına Yükselten İ'tâ Mi'racı

    Dünya konforunu en zirvede yaşayan modern çağın insanları mutsuzdur, mutsuzluğun da zirvesindedir. Bütün varlık imkânlarına rağmen, şikâyet etmede de üstüne yoktur. [Okuyun...]
Ne Dendi ve Neredeyiz? Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
01.10.1986

Bir bahar gibi başlar her şey; güzel tasavvurlar, tatlı düşünceler ve zümrütten hayâllerle... Her güzel başlangıç, neticeye ermenin ilk şartı ve ilk sebebi olması itibariyle de zevkli ve ümit vericidir. Ancak nice güzel başlangıçlar vardır ki 'Baharı görmeden hazâna' erer ve geride kırağı vurmuş bir sürü yıkık rüya bırakır.

Başlatılan her hayırlı iş, her hayırlı teşebbüs, kadirşinâs mirasçılar ve birleri binlere ulaştırma sevdâlısı nesiller sayesinde, varlığa erer ve süreklilik kazanır. Ve şâyet o iş ve teşebbüs, serpilip bağrında gelişebileceği bu ideâl kadroyu ve bu kara sevdâlıları bulamazsa sam yeli vurmuş gibi kurur ve yerle bir olur...

Ümit her şeyden önce bir inanç işidir. İnanan insan ümitlidir ve ümidi de inancı nispetindedir. Bu itibarladır ki, sağlam inanç mahsulü çok şeyler, bazılarınca hârika zannedilmektedir. Aslında, ümit, azim ve kararlılık, iman dolu bir kalbe girince, beşerî normlar aşılır. Ve o inançlı kalp harikalar kuşağına ulaşmış olur. Bu seviyede gönül hayatına sahip olamayanlar ise bunu fevkalâdeden sayarlar. Hele insan, inanacağı şeyi iyi seçebilmiş ve ona gönül vermişse, artık onun ruh dünyasında ümitsizlik, karamsarlık ve bedbinlikten asla söz edilemez.

Fert, ümitle varlığa erer; toplum onunla dirilir ve gelişme seyrine girer. Bu itibarla da, ümidini yitirmiş bir fert var sayılamayacağı gibi ümitten mahrum bir toplum da felç olmuş demektir.

Ümit, insanın kendi ruhunu keşfetmesi ve ondaki iktidarı sezmesinden ibarettir. Bu sezişle insan, kâinatlar ötesi Kudret-i Sonsuz'la münasebete geçer ve onunla her şeye yetebilecek bir güç ve kuvveti elde eder. Bu sayede, zerre güneş, damla derya, parça bütün ve ruh kâinatın bir soluğu haline gelir. Ümitle uzun yollar aşılır, ümitle kandan irinden deryalar geçilir ve ancak ümitle dirliğe ve düzene erilir. Ümit dünyasında mağlup olanlar, pratikte de yenilmiş sayılırlar. Ne yiğitçe ve çalımla yola çıkanlar vardır ki, iman ve ümit zaafından ötürü, yarı yolda kalmışlardır. Küçük bir zelzele, gelip geçici bir fırtına, akıp giden bir sel, onların azim ve iradelerini de beraber alıp götürmüştür. Hele kendilerine ümitle bağlanıp sonra da onlarla beraber yeis bataklığına düşüp boğulanların hâli bütün bütün yürekler acısıdır.

Çile, yüce hedeflere varmanın ve yüksek neticeler elde etmenin tek yoludur. Hakikat yolcusu, çile ile günahlardan arınır; onunla saflaşır ve onunla özüne erer. Çilenin olmadığı yerde ne olgunlaşmadan ne de ruhla bütünleşmeden bahsedilemez. Ruh, çile ile kemâle erer. Gönül, çile ile inkişaf eder. Çile görmemiş ruhlar ham, gönüller de kolu kanadı kırık ve ölgündür.

Çile, çalışmaya ve o yolla elde edilen şeylere kat kat değer kazandırır. Çilesiz elde edilen şeyler, mirasdan gelen mal gibidir; gelişi emeksiz, gidişi de üzüntüsüz olur. Evet, ancak binbir ızdırapla kazanılan şeylerdir ki, muhafazası uğrunda canlar feda edilir. Bir millet ve bir medeniyet, büyük muzdarip ve çilekeşlerin öncülüğünde kurulmuş ise, sıhhatli, istikrarlı ve gelecek adına ümit vericidir. Aksine, hayatında bir kere olsun ağlamamış, inlememiş ve sancı çekmemişlerin elinin altında doğmuş ve gelişmişse, zâyi olmaya namzet ve talihsizdir.

Sabır, yücelme ve fazilete ermenin mühim bir esası ve iradenin zaferidir. O olmadan, ne ruhu inkişaf ettirmeden, ne de yücelip benliğin sırlarına ermeden bahsedilemez. Sabırla insan, toprağa, ete, kemiğe bağlılıktan kurtulur ve onunla yüce âlemlere ermeğe namzet bir kutlu olur. Sabır, öteler ötesi saltanatlara ulaşmak için dar bir geçit, aşılmaz bir zirve ise, gönlünü o âlemlere kaptırmış hakikat eri de, geçilmez ve aşılmaz gibi görünen geçitlere ve şahikalara meydan okuyan bir Heraklit'tir. En sarp yokuşları dümdüz ve ovaları da pürüzsüz gören bir Heraklit...

Bütün yükseltici şeyleri, ara vermeden sürekli olarak yaşama, alçaltıcı şeylere karşı devamlı teyakkuz ve direnme, nihayet, beklenmedik anda ve beklenmedik şekilde, insanı ırgalayan ve örseleyen umum belâlara karşı yılgınlık göstermeden dayanma; evet işte acılardan acı ve neticesi itibariyle de zülâllerden zülâl sabır budur!

Vefa, dost ikliminde yetişen güllerdendir. Onu düşmanlık atmosferinde görmek nâdirattan ve hatta, imkânsızdır. Vefa, duyguda, düşüncede, tasavvurda, aynı şeyleri paylaşanların etrafında üfül üfül eser durur. Kinler, nefretler, kıskançlıklar ise, onu bir lahza iflâh etmez öldürür. Evet o, sevginin, mürüvvetin bağlarında boy atar gelişir, düşmanlık ikliminde ise, bir anda söner gider.

Vefa, fertlerin birbirleriyle kaynaşıp, bütünleşmesini temin eder. Vefa sayesinde cüzler küll olur; ayrı ayrı parçalar bir araya gelerek vahdete ulaşır. Vefa duygusu varıp sonsuzluğa erince, ötelerden gelen tayflar, kitlelerin yolunu aydınlatır ve toplumun önünü kesen bütün tıkanıklıkları açar. Elverir ki, o toplum, vefa duygusuyla olgunlaşmış ve onun kenetleyici kollarına kendini teslim etmiş olsun.

Rica ederim; söyleyin! Emin misiniz size düşen her şeyi yaptığınızdan; hareket ve faâliyetlerinizi hep doğru yolda sürdürdüğünüzden; irade gücü ve iç mukavemetinizden; bayraklaştırdığınız da'va ve düşünceyi tam temsil ettiğinizden?.. Yaptığınız her işin yerinde olduğunu; düşüncelerinizin, kin, nefret, garaz gibi kötü huylarla zedelenmediğini; plân ve projenizin hata kabul etmez bir buudda tanzim edildiğini iddia edebilir misiniz..? Aman Allah'ım! Bu ne büyük bir çılgınlık, ne affedilmez bir kabahat olur..! Aslında hep başkalarının eksik ve gedikleriyle meşgul olanlar, kendi hata ve kusurlarını görmeyecek kadar kör, gönüllerini coşturup ruhlarına istikamet veremeyecek kadar da iradesiz ve mefluç kimselerdir. Böyleleri her söz ve davranışlarıyla, durmadan başkalarını gayyalara yuvarlarken, firavunlaşmış egolarına göklerde bile taht bulamazlar. Nefsâniliğine (pes) demiş ve kendi içinde mağlup bu derbeder ruhlar, düşünce ve iradelerini delik-deşik eden bu türlü zaaflardan kurtulacakları âna kadar da, doğruyu göremeyecek, doğru karar veremeyecek ve hele kat'iyen bellerini doğrultamayacaklardır.

Sızıntı, Ekim 1986, Cilt 8, Sayı 93

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Başyazı

Kendi Çizgimizi HecelemeKendi Çizgimizi Heceleme Yolunda

Bir zamanlar "din" denince ilk defa akla bizim dinimiz geliyordu ve her akla gelişinde de vicdanlar saygıyla ürperiyordu. Okuyun

Zihin Harmanı

Ruh-Beden Yörüngeli TatilRuh-Beden Yörüngeli Bir Tatil

Bazıları yılın yorgunluğunu çıkarmak için dinlenmeyi tavsiye ediyorlar. Yıllık veya haftalık tatil olmalı mıdır? Olmalı ise nasıl olmalıdır? Okuyun

Bamteli

Üç Aylar ve VazifemizÜç Aylar ve Vazifemiz

Bu bereketli günlerin heyecanını içte duyamama eksikliğini nasıl giderebiliriz? Hem fert planında hem de Kur'an hizmeti adına... Seyredin

Kullar Arasında Eşitsizlik mi Var?



Allah çok insanlara, araba, apartman, mal, mülk, itibar, arkadaş, şan, şöhret vermiş; bazı insanlara da fakirlik, dert, musibet, elem, keder vermiş... Okuyun...

Kutlu Zaman Dilimi Üç Aylar

Kutlu Zaman Dilimi Üç Aylar

Bu aylarda zaman hep uhrevî renklerle tüllenir.. insanlar tıpkı öbür âlemin sakinleriymişçesine mûnisleşir ve sırlı bir derinliğe ulaşırlar. Okuyun...

Multimedya

Rabbimizin Bizden İsteği ve Selefe Saygı

Seyredin

Dinimize Göre Bekârlık ve Evlilik Mevzuu

Seyredin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Secde İzindeki Tehlike

Dinleyin

Edremit Vaazı - 1974

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsana kendi varlığını unutturup, onu sevdiğinin varlığıyla bütünleştiren aşk, kalbin, garazsız-ivazsız sadece mâşuku dileyip, onun arzu ve isteklerinde eriyip gitmesinin unvanıdır ve zannımca, insan olmadan murat da işte budur.
Fethullah Gülen Web Siteleri