| Cami'den Yayılan Râyiha |
|
|
| Aksiyon | |
| 09.08.2004 | |
|
Dini müziğin Türk müzik hayatındaki yeri tartışılmaz. Türk klasik müziğinin ölümsüz eserlerinin çoğu hafızlarca bestelenmiştir. Cami kültürünün Türk toplum hayatına kazandırdıkları esaslı bir tez konusudur aslında. Dolayısıyla tarihte camiler her seviyedeki mektepler gibi çalışan ilim, irfan ocakları olmuşlardır, temenniler bundan sonra da böyle olması yolundadır. Kulluğun yanında geniş anlamıyla zikrin aynı zamanda fikrin en canlı şekilde icrâ edildiği semavi yapılardır camiler. Bu çerçevede M. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin değişik zamanlarda ve değişik camilerde vermiş olduğu vaazlardan bir kısmının, Nil Production tarafından 10 vaaz, 20 VCD halinde izleyiciye sunuluyor olması önemli. Günümüzde yüce hakikatleri, îmanî ve insanî değerleri sohbetlerinde, yazılarında ve özellikle cami kürsüsünde dile getirmiş olan Fethullah Gülen Hocaefendi, hak ve hakikati gözyaşlarıyla yoğrulmuş gönlünün sesiyle, insanların bam teline dokunacak bir şekilde seslendirmiştir. On vaazı içeren bu set farklı konular ele alınmış olması sebebiyle ömür boyu muhafaza edilecek arşiv niteliğinde. Hocaefendi'nin vaazlarının ders vasıflarını taşıması izleyiciler açısından hakiki bir muallim vazifesi görmekte. Konuları sunarken sadece dini bir teslimiyet hissine değil, akla, kalbe, ruha ve duygulara birlikte hitap ediyor. Bu görüntülü vaaz seti İzmir Hisar Camii'nde 22 Temmuz 1990 tarihli "Ümit ve Korku", 28 Nisan 1991 tarihli "Vicdan Kültürü", 26 Kasım 1989 tarihli "Kutsilerin Takvâsı", 22 Nisan 1990 tarihli "Ruhun Dinamikleri", 27 Mayıs 1990 tarihli "İrade Kahramanları", 24 Haziran 1990 tarihli "Mukaddes Hüzün", 26 Ağustos 1990 tarihli "Kardeşlik Destanı" vaazları ile Süleymaniye Câmii'nde verilmiş olan 20 Mayıs 1990 tarihli "Sabrın Gücü", 15 Temmuz 1990 tarihli "Ümitle Şahlanış" ve Fatih Camii'nde verilmiş olan 14 Nisan 1991 tarihli "Peygamberimizin Yüce Ahlâkı" konulu vaazlardan oluşuyor. Hasretle yanmış gönüllere âb-ı hayat bu konuşmalarda insandaki vicdan mekanizması ve vicdanı diri tutacak prensipler, inanan insanın Allah'a karşı kalbinin bir yanında ümit, diğer yanında endişe petekleri örmesi gerektiği, ümitle şahlanan ruhların en zor durumlarda bile necâta ereceği, irade kahramanlarının hayatlarından tablolar, en yüce ahlâkın temsilcisi Efendimiz (sav) olduğu, takvanın hakiki anlamı ve takva sahiplerinin Allah nezdindeki durumları, müminlerin arasındaki ayrılığın sebebinin kardeşlik duygularının yitirilmiş olmasından kaynaklandığı dile getiriliyor. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







