Kafkasya'dan Dünyaya Barış ve Diyalog Çağrısı Yapıldı Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Zaman   
04.10.2004

Gürcistan Devlet Başkanlığı başta olmak üzere birçok kuruluşun ortak düzenlediği sempozyumda konuşan Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili, sempozyumun Tiflis'te yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Saakaşvili, "Bizde tüm dinler bir arada yaşayabiliyor." dedi.

Gürcistan'ın başkenti Tiflis'te 30 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen Uluslararası Küreselleşme ve Medeniyetler Arası Diyalog Sempozyumu'nda 'barış ve diyalog' çağrısında bulunuldu. Sempozyumda konuşan Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili, ülkesinde çeşitli dinlere mensup insanların barış içinde yaşadığına dikkat çekerek, "Gürcistan dünyaya etnik ve din çatışması olmadan yaşanabileceğini gösteriyor." dedi.

Gürcistan Devlet Başkanlığı, Gürcistan Patriği II. İliya, Uluslararası Karadeniz Üniversitesi, Kültürler Arası Diyalog Platformu (KADIP), UNESCO, Giorgi Tsereteli Doğu Bilimler Enstitüsü, Uluslararası Gürcistan Eğitime Katkı ve İş Hayatı Dayanışma Vakfı, tarafından düzenlenen sempozyum büyük ilgi gördü. Sempozyuma, ABD, Rusya, İran, Avustralya, Türkiye, Azerbaycan, Fransa, Polonya, Birleşik Arap Emirlikleri ve İtalya'dan çok sayıda tanınmış isim katıldı. Katılımcılar, terörün sık yaşandığı Kafkaslar'dan dünyaya hoşgörü, barış, sevgi ve diyalog mesajı sundu.

Sempozyumda bir konuşma yapan Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili, sempozyumun önemine işaret etti. Kafkasya'nın Müslüman lideri Allah Şükür Paşazade ile yaptığı görüşmede Gürcistan'da Müslümanların baskı altında olmadıklarını öğrenmekten gurur duyduğunu anlatan Saakaşvili, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gürcistan'ın en büyük Kralı Davit Ağmaşenebeli, Ortodoks idi; ancak cami ve sinagoga da saygılıydı. Gürcistan'da her etnik ve din grubunun yaşayabileceğini gösteriyordu." Gürcistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin diğer ülkeler için örnek olmasını dileyen Devlet Başkanı, "Türkiye, Gürcistan bağımsızlığını kazandığı ilk günden itibaren yardım elini uzattı. Aradan 12 yıl geçti; ancak aramızdaki ilişkiler eskisi gibi devam etmektedir." diye konuştu. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesini istediklerini ve bunun Gürcistan için de büyük önem taşıdığını ifade eden Gürcistan Devlet Başkanı, Türkiye'ye müzakere için aralıkta tarih verilmesinden umutlu olduklarını dile getirdi.

Saakaşvili, kendi ülkesinin de bir Avrupa ülkesi olduğuna dikkat çekerek bir gün AB'ye girmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Gürcistan Patriği II İliya, sempozyumun Tiflis'te yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İliya, 'medeniyetler çatışması' tezini inandırıcı bulmadığını vurguladı. Kafkasya Müslümanlar Birliği Başkanı Allah Şükür Paşazade, farklı diller ve dinlere rağmen aynı dünyada yaşadıklarına dikkat çekti. Paşazade, "Bu tür sempozyumlar düzenleyerek, medeniyetler arası diyaloğu güçlendirmeliyiz. Düşmanlık, terör ve şiddete prim veren dünyada din yok." şeklinde konuştu.

Fransa Kilisesi Temsilcisi Mitropolis Emanuel Konstantinepolis, dinlerin çatışmasına karşı olduğunu belirtti. Rusya Ortodoks Kilisesi Temsilcisi Mihail Dudko, bu sempozyumlarda çeşitli din mensupları arasında diyalog kurulmasına imkan sağlandığını bildirdi. Gürcistan Ortodoks Temsilcisi Meufe Daniel, küreselleşmenin atom bombası niteliğinde olduğunu, hem iyi yolda hem de kötü işlerde kullanılabileceğini savundu. UNESCO Moskova Temsilcisi Liubava Moreva da küreselleşme sürecine politikacıların yanında bilim adamlarının da katkıda bulunması gerektiğine işaret etti. ABD Indiana Üniversitesi Profesörü Donona Kiziriya ise, sempozyumun hem Gürcistan hem de diğer ülkeler açısından önem taşıdığını bildirdi. Diyalogla dünyadaki anlaşmazlıkların azaltılmasının mümkün olabileceğini ifade eden Kiziriya, "Küreselleşme üzerinde konuşursak bütün milletlerin ve dinlerin çıkarlarına dikkat verilmeli. Bence eğitim müesseselerinde küreselleşme ile ilgili dersler verilmeli; çünkü geleceğin dünyasını şimdiki gençler yaşayacaklar." diye konuştu.

Fethullah Gülen: Yeni milenyum, önceki asırlardan daha âdil olacak

Sempozyuma bir mesaj gönderen Türkiye Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Onursal Başkanı Fethullah Gülen, bilgi ve iletişim sayesinde milletlerin günümüzde birbirine yakınlaştığına dikkat çekti. Türkiye Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Harun Tokak'ın okuduğu mesajında Fethullah Gülen birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. "Devam etmekte olan rahatsızlıklarım sebebiyle, pek arzu etmeme rağmen, sizler gibi seçkin insanların bir araya geldiği, böylesi bir toplantıya katılamamanın üzüntüsü içindeyim." diyen Gülen mesajında şu görüşleri dile getirdi:

"Küreselleşme ve Medeniyetlerarası Diyalog Sempozyumu'nun böylesi bir arayış gayreti olduğunu, dolayısıyla bu toplantının ve toplantıda tartışılacak konuların bölge halkları kadar, diğer milletleri de yakından ilgilendireceğine olan inancımı sizlerle paylaşmak isterim."

"Ferdin hukuku toplum hukukuna feda edilemeyeceği gibi, toplum hukuku ferdî haklar üzerine oturmak mecbûriyetindedir. 'Haksız yere bir insanı öldürenin bütün insanları öldürmüş, bir hayatı kurtaranın da bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olacağı' Kur'an hükmüdür. Bu açıdan bakıldığında, din adına yapılan şiddet hareketleri, tıpkı tarihte meydana gelen din savaşlarında olduğu gibi, dinlerin, ama özellikle üç semavi dinin özüne karşı savaşlardır. Samimi dindarlar, böylesi hareketlere karşı mücadeleden geri durmamalıdırlar."

"Öyle inanıyor ve ümit ediyorum ki, yeni milenyum, korkulduğunun aksine, en azından önceki asırlardan daha mutlu, daha âdil ve daha merhametli bir dünya vaat etmektedir. Evet, aynı kökten geldikleri, aynı temel esaslara sahip bulundukları, aynı kaynaktan beslendikleri halde, asırlarca rakip dinler olarak yaşamış bulunan İslâm, Hıristiyanlık ve Mûsevîlik arasında başlayan, hattâ eski Hind ve Çin dinlerini de içine alacak şekilde gelişen diyalog teşebbüslerinin olumlu neticeler verdiği müşâhede olunmaktadır."

"Dinle çatışması, çelişmesi mümkün olmayan bilimlerin pozitivist ve materyalist bir inkâra yol açtığına acı acı şahit olunmuş ve bundan, en fazla da Hıristiyanlık müteessir olmuştur. Bu sahada gerek Hıristiyan ilâhiyatçı ve bilim adamları, gerekse Müslümanlar tarafından yapılan çalışmalar, öyle ümit ediyorum ki, bu kaç asırlık din-bilim kavgasına bir son verecek, en azından, bu kavganın lüzumsuzluğunu tescil edecektir."

"Bu bahar, zengin-fakir uçurumlarının çok büyük ölçüde kapandığı; yeryüzü servetlerinin mümkün olan en âdilâne biçimde, tabiatıyla emek-sermaye ve ihtiyaçları birlikte gözeterek taksim edildiği; ırk, renk, dil ve dünya görüşü temelli herhangi bir ayırımcılığa prim verilmediği; temel insan hak ve hürriyetlerinin gözetilip, ferdin ön plana çıktığı ve neticede bütün kabiliyetlerini geliştirme yolunu bulup, insan-ı kâmil olma çizgisinde aşk u şevk kanatlarıyla yolculuklar yaptığı; dinsizliğin büyük ölçüde tarihe karıştığı; her türlü ahlâksızlığın, beşerin ufkundan sıyrılıp giden karanlıklarla birlikte ufkumuzdan büyük ölçüde sıyrılıp gideceği bir bahar olacaktır."

"Evet, sevgi, merhamet, diyalog, herkesi kendi konumunda kabul, karşılıklı saygı, hak ve adalet temelleri üzerinde yükselecek olan bu bahar, insanlığın gerçek özünü bulacağı bahardır. İyilik, güzellik, doğruluk ve fazilet, dünyanın esas mayasıdır. Dünya, er geç kayıp bu çizgiye gelecektir ve bunu engellemeye kimsenin gücü yetmeyecektir."

"Küreselleşme ve medeniyetler arası diyalog gibi güncel ve böylesine önemli bir konunun değerli fikir adamları tarafından Gürcistan'da masaya yatırılmasını oldukça anlamlı buluyorum. Gürcistan, tarihinde Davit Agmaşenebeli gibi değerli liderler yetiştirmiş, dinler ve kültürler arası diyalogu en güzel bir şekilde yaşamış bir ülkedir."

Oral Çalışlar: Farklı etnik ve dini gruplar bir arada yaşayabilir

Sempozyumla ilgili görüşlerini anlatan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Oral Çalışlar, Kafkasya'nın etnik ve din çatışmaları ile gündeme gelen bir bölge olduğuna, Gürcistan'ın da bu bölgenin tam ortasında bulunduğuna dikkat çekti. Aynı bölgede yaşayan medeniyetlerin bu tür sempozyumlarda bir araya gelmeleri halinde sorunların ortadan kalkacağını anlatan Çalışlar şöyle konuştu: "Sempozyumu organize edenler arasında, Gürcistan Devlet Başkanı'nın, Gürcistan Patriği'nin ve Uluslararası Karadeniz Üniversitesi'nin olması oldukça anlamlı. Bu da iki komşu ülke arasındaki komşuluk ilişkilerinin oldukça iyi olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Medeniyetler arası diyalog, dinler arası diyalog demektir. Bence dinler, medeniyetler arası diyaloğa olumlu katkıda bulunabilir. Farklı etnik gruplar ve din mensupları bir arada yaşayabilir."

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Küfrün asıl vehameti hiçbir sonuç va'd etmemesidir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri