Nurettin Veren Şantaj Yapıyordu Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 164
Kötüİyi 
Milliyet   
28.01.2005

Çok güvendiğiniz, "sağ kolum" diyeceğiniz biri var mı?

Ben kimseye sağ veya sol kolum demedim. Aslen Erzurum'luyum. Kırklareli'nde ve Edirne'de bulundum; oralarda bana karşı vefalı davranan çok kıymetli arkadaşlarım oldu. Sonra İzmir'e geldim. Allah, Hacı Kemal –makamı cennet olsun- Mustafa Birlik, Yusuf Pekmezci, Köse Mahmut gibi en kıymetli dostları bana orada nasip etti. Eğer bir sağ koldan bahsedilecekse işte bunlar vardı ve eğer onlardan biri benim sağ kolum olsaydı, ben o kolun altında kalır ezilirdim, taşıyamazdım onu. Çünkü, bir sağ kol olacaksa, keşke bunlardan biri beni sağ kol olarak kabul etse, keşke bir Hacı Kemal, bir Mustafa Birlik olabilseydim 'keşke Yusuf Pekmezci'nin yerinde olsaydım' derim.

Sizin 35 yıllık sağ kolunuz olduğunu söyleyip, bazı açıklamalarda bulunan Nurettin Veren var. Söyledikleri doğru mu?

Eğer Allah nezdinde birinin hakkı varsa o hak asla kaybolmaz; Allah herkesin nerede olduğunu biliyor.

Sizi siyasilerle tanıştıran, yurtdışı açılımlarınızı sağlayan Nurettin Veren miydi?

İddialarını okumadım; arkadaşlar internetten bir kısmını aktardılar. Özet olarak dinleyince hayret ettim, etrafında beliren birkaç insanla birlikte, herkesin takdir ettiği, bir zamanlar kendilerinin de takdir ettiği hizmetlere karşı menfi tavır içine girdiler; asılsız şeyler söylediler.

Olmasını istediği şeylere bakınca şaşırıyorum, hukuk vazıı (kanun koyucu) gibi konuşuyor, "Bu hareket Kızılay gibi Yeşilay gibi şey olsun, başına (içinde kendisinin de bulunduğu) bir kayyım heyet konulsun" gibi yapılması kanunen de mümkün olmayan şeyler söylüyor. Hatta isteklerinin bir kısmını devlet bile mevcut kanunlarla yapamaz.

Siyasilerle tanışmanızda aracı olan kimdi?

Beni Sayın Süleyman Demirel, Turgut Özal ve İsmet Sezgin'le tanıştıran merhum Hacı Kemal'di. Süleyman Bey'le eskiden beri tanışıklığı vardı, Turgut Bey'le senli benliydi. Devlet kademesinde birçok kimseyle tanışmaya ve görüşmeye büyük ölçüde vesile olan oydu.

Nurettin Veren'in politikacılarla çekilmiş fotoğrafları var. Onun hiç katkısı olmadı mı?

Bazen bir yerlere giderken zaman zaman arabayı o kullanmış, hareketin itibarı adına bazı kimselere ulak olarak gitmişti. Fakat o da kalkıp kendisini sağ kol yerine koymuşsa istismar ediyor demektir. Anlatılanlara bakıyorum, benim yanıma birisi gelmişse onunla aynı kareye girmek istemiş, bir cumhurbaşkanına hizmet adına gitmişse onunla aynı kareye girmek istemiş sonra da bunları albüm yapmış, değişik devlet başkanlarına verilmek üzere alınan mektupları kendi adına dosyalamış.

Eğer bunlarla sağ kol olunuyorsa başka kimseler de istese aynısını yapabilirdi. Açık söylemek gerekirse, yanıma gelip giden insanların geleceğe matuf (yönelmiş) derin hesapları olacağına ve bunları kullanacağına ihtimal veremezdim.

Amerika'da yanınıza geldi mi ve siz onu tehdit ettiniz mi?

Beni kendi halime bırakın, kendi işime bakmak, zengin olmak istiyorum demiş ve ayrılmıştı; uzun zamandır görüşmüyorduk. Doğrusu ben de kırılmıştım. Hizmete olan güven kredisini kendi şahsi işleri hesabına kullanıyor, yalan söylüyor ve şantaj yapıyordu. Bir dönemde bazı arkadaşların fikrini bulandırmış, milletvekili olma, bir siyasi partinin içinde yer alarak daha güzel hizmet edileceğine inandırma gibi çabalara girmişti. Sonra bazı arkadaşlar gelip özür dilediler, "Hocam Allah senden razı olsun, bizi kandırıp siyasetin içine çekeceklerdi" dediler. Oysa siyasete girmeme, bütün partilere aynı uzaklıkta durma gibi temel disiplinlerimiz vardı. Bu sebeple kızmış, tavır koymuştum.

Bu şekilde aradan uzun bir zaman geçmişti. Birkaç sene önce, Amerika'ya gelmiş, hatırını kıramayacağım bir arkadaşa "duasını almak istiyorum" demiş. Ben itimat edememiştim, görüşmek istemiyordum ama araya koyduğu arkadaş güvendiğim birisiydi; netice itibariyle geldi ve burada bir müddet kaldı.

Bir gün odama girmek istedi. Ben de biraz müsamahakâr davrandım. İçeriye girince "Benim çilem hala bitmedi mi" dedi. Ben de "Ne çilesi, kim sana ne yaptı ki, çekip gittin" dedim. Haziran Fırtınası'nda montajlanan kasetleri onun verdiğine dair dedikodular oluyormuş, kastettiği şey oymuş. Halbuki ben o dedikoduları duymamıştım. Sonra bağırdı, tehdit etti. Ben de kapıyı açtım, arkadaşları çağırarak onu götürmelerini istedim.

Ölümle tehdit ettiniz mi?

Allah'ın lütfu olarak, Türkiye'de seveni, saygı duyanı çok olan bir insanım. Eğer kendisine bir fiske vuran olduysa söylesin. Allah'tan korkmak lazım.

Şimdi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Uzaklaştığı dönemde gönlüm kırık olduğu halde şefkatim galip geliyordu ve dualarımda eksik etmiyordum onu. Hatta şu anda bile dualarımdan eksik etmedim. Allah kalbine hidayet ihsan eylesin dedim; Allah'a havale ettim.

Sadece onun söyledikleri değil, Haziran Fırtınası'nda ve daha başka zamanlarda da aleyhimde yazılanlara bakmamaya çalışıyorum ki, gönlümde o insanlara karşı olumsuz bir iz kalmasın.

Allah'a çok şükür, içimde hiç kimseye karşı bir olumsuzluk taşımıyorum; gönlümü açıp elimi herkese uzatacak kadar vicdanım rahat…

Sosyolojik anlamda her cemaat kendi dilini, üslubunu oluşturur. Bu hareket kendi dilini ve üslubunu oluşturdu mu?

Kâinatın mayesi muhabbettir diyoruz, Muhammed Bahauddin Hazretleri'nin ifadesiyle, Allah, bize muhabbetle bakmış olmasaydı biz birbirimizi sevemezdik esprisiyle hayatımızı programlamaya çalışıyoruz. Böyle olunca ona uygun bir terminoloji de oluşmaya başlıyor tabii. Yani ontolojik olanla, epistemolojik olan arasında uyum olması gerekiyor. Efendimiz'in ve selefi salihinin aydınlık yolunu ortaya koyabilmek için, o günden bu güne meydana gelen değişiklikleri, farklılaşmaları dikkate almak ve onu yeni bir söylemle ifade etmek gerekiyor.

Anahtar kavramlarımızdan birisi "adanmışlık". Adanmışlık ile hareket arasında nasıl bir bağlantı kuruyorsunuz?

Adanmışlık, değerlerimize tam bağlanmış bir mefkûre insanı olarak yaşamaktır. Eğer mefkûremiz (ideal), muhabbetse, kendi kültürümüzü tanıtmaksa, dinimizin güzelliklerini neşir ederek başkalarının istifadesine sunmaksa, o zaman hayatımızı ona göre düzenlemek ve onun dışında yapılacak her şeyi mefkûremizi destekleyici, takviye edici unsurlar şeklinde ele almak gibi adanmışlığın özüne bakan bir mütalaamız var.

Adanmışlar, doğrulukta, sadakatte, güvenilirlikte, günahlardan uzak durarak, mefkûresi ile bütünleşmekte ve onun neşrinden başka bir şey düşünmeme hususunda peygamberane bir azim ve sadakat ortaya koyma peşindedirler. Böylesine mefkûre eksenli bir hayatın aynı zamanda insanları bencillik, egoizm ve egosantrik bir yaşantıdan kurtaracağını da ümit ediyoruz.

Bütün büyük işler, kendi rahatını düşünmeyenlerle yapılmıştır. Adanmışlık felsefesinde yüce ideallere bağlı yaşama, milletin huzur ve refahı için basit, fakir bir hayatı tercih ederek, hizmetten başka bir şey düşünmeme vardır.

Adanmışlığın oluşmasında sohbet kültürünün yeri nedir?

Sohbet geleneği her türlü düşüncenin kabul edilmesinde en birinci yoldur. Onun için Efendimiz 'din nasihattir' buyurmuşlardır. Aynı zamanda nasihatin sürekliliğine de ihtiyaç vardır; çünkü insanlarda küçük çapta da olsa kaymalar görülebilir; dünya malına tamah, makam sevgisi, rahata düşkünlük, görünme arzusu ve şöhret tutkusu gibi ihtiraslar olabilir. Bunların her biri nice selvi canları, gül yüzlü sultanları, Hüsrev gibi hanları yere serebilecek virüslerdir ve hizmet insanları için de birer problem teşkil ederler. Bu virüslerin tesirinde kalmamak için nasihate ihtiyaç vardır…

Günümüz ölçülerinde güç ve iktidar belirleyicidir ve hayata daha çok onlar üzerinden bakıyoruz. Siz ise "Allah rızası" diyorsunuz. Farklı yerlerden bakılınca terminolojinizin anlaşılması zorlaşıyor.

Bütün samimiyetimle söylüyorum, Allah'ın rızasına talip olmaktan başka derdim yok. Onun rızasına mazhar olduğumu iddia edemem; ama rıza-yı ilahiyi istemediğim gün ve saat yoktur. Günde en az yüz defa "Allah'ım, affın, afiyetin ve rızan" diyorum. Bana Şah-ı Geylaniliği, Nakşibendiliği verse, dönüp bakarsam dünyanın en dun (alçak) insanı sayarım kendimi. Rabbimi istiyorum. Bugüne kadar isteğime cevap verilmemiş olabilir; bana düşen vefanın gereği olarak ömrümün son saniyesine kadar istemeye devam etmektir.

Benim hayatımın en büyük sermayesi olan bu talep başkalarının terminolojisinde bir şeye karşılık gelmediği için anlaşılmıyor olabilir. Bunlar Efendimizin, Kur'an terminolojisinde var. "Amelinizde Allah'ın rızasını gözetmelisiniz, O razı olduktan sonra bütün dünya reddetse ehemmiyeti yok. O razı olup, kabul ettikten sonra, siz istemeseniz de başkalarına kabul ettirir" gibi düşünceler adeta beni zincire vurmuş. Eğer başka bir şey görmüyorsa, rica edeceğim seni bu körlüğümde mazur görsünler…

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
bahri bayçöl  - Uğur deniz bey efendiye cevap   |2008-08-16 07:17:12
Sayın uğur bey efendi mela ben AKPli değilim ve oy vermedim cidden peki buna ne dersin değerli kardeşim siz yağmurun yağışından sonra ki
çamura bakıyorsunuz neden yağmurdan sonraki çıkan çiçeklere sümbüllere bakmıyorsunuz.Değerli kardeşim siz neden yurt dışındaki
dalgalanan bayrağımıza okunan istiklal marşımıza bakmıyorsun;dön bir bak bakki inanıyorum sizde gururulanacaksın kardeşim bırakalım parti
pırtıları saygılarımla
Bahri Bayçöl  - UZUNDUR BU YOL   |2008-08-15 04:46:55
Elbette uzundur bu yol.Aceleci insanların harcı değildir bu yolda gitmek.Suda şekil çizmek kadar zordur.Suda şekil çizmek istiyorsan soğuğun
şiddetine sevinmelisin.ZİRA SU DONMADAN BUZ OLMADAN ONDA ŞEKİL ÇİZEMEZSİN. Sevgilimin sevgilisi
BHRİ BAYÇÖL  - SEVGİLİMİN SEVGİLİSİ   |2008-08-08 05:15:31
Sevgilimin sevgilisi bir insanın fikri ne ise zikride odur sizden dinlemiştim. Yapılan işler işlerin en ağırı en yorucusa da olsa benlik
hesabına yapıldığı taktirde katiyyen fazilet vad etmez ve ilahi dergahda kabul göremez kendini aşamamış benliğine bıçak çalıp
parçalayamamış insanların ötelere yaptığı hamleler bir avunma bir almadmacadan ibarettir.Bunlar hiç düşündüğüm yok sevgili
üstadımızı sevgilisi sevgilkimin sevgilisi her şey bir...
meryem_betül  - ALLAH ayaklarımızı kaydırmasın   |2008-07-16 14:23:18
zemin o kadar kayganki düşmek an meselesi..nurettin veren bunun en güzel örneği bence.dilekolay 35 yıl...
seniha  - hocaefendi bir meclisi yada partiyi değil   |2008-07-15 20:28:05
yapılan hizmetleri destekler.zaten bu yüzden bu kadar çok seveni var.
lale   |2008-07-14 20:40:55
nurettin verenin söylediklerini duydukça kanım donuyor kolay değil tam otuz beş yıl böylesine mübarek bir insanın yanında bulunmuş bir
insanın böyle şeyler söylemesi korkunç birşey onu allaha havale ediyoruz.
rabbim hocamıza uzun ömürler versin hocamızı başımızdan eksik
etmesin selametle kalın
atilla BARSAN  - Nuh mete yüksel   |2008-07-14 15:30:54
ben sizi nuh mete yüksel sayeisnde tanıdım.Hocanın kasetleri diye diye merak uyandı ve kasetleinizi temin edip dinledim ve adete kararmaya yüz
tutmus kalbime aydınlık oldunuz. çok merak ediyorum bu kadar kesetinizi incelemeye alan ve dinleyen sayın mete nasıl bir kalp tasıyorki hiç
etkilenmdi
ceren bulduk   |2008-07-09 21:05:43
O kadar mesaj yazdım neden yayinlamadiginizi gercekten merak ediyorum.
uğur deniz  - bir soru   |2008-06-13 23:36:48
sayın Fetullah Gülen her partiye aynı mesafedeyiz derken cemaatin önde gelen isimlerinden sayın Hüseyin Gülerce AKP'ye doğu ve güneydoğuda
açıkça destek verildiğini Taraf Gazetesindeki röportajında belirtiyor.Acaba sayın Gülen bu konu hakkında ne düşünüyor. sayın Gülen bu
soruma lütfen yanıt versin.
Selim Tepe  - bir soru   |2008-06-12 07:51:18
Yayınlayacağınızı sanmıyorum ama "her partiye eşit mesafedeyiz" ifadesi iktidardaki partinin açıkça desteklenmesi karşısında
tashihe muhtaç değil mi?
mehmet solak  - nurettin '' veren''   |2008-06-03 22:38:26
aşığınım hocam
sümeyra_merve  - gerçekleri ALLAH biliyor   |2008-05-11 01:18:37
Allah sizden razı olsun...bu yazıları okudukça mutlu oluyoruz...Rabbim HOCAEFENDİ'nin ve hizmet için bu uğura canlarını mallarını koymuş
insanların yardımcısı olsun.Allah'a emanet olun...DUA İLE SELAMÜN ALEYKÜM
didem  - ALLAH BİLSİN   |2008-04-26 01:22:31
NURETTİN VERENİ ALLAHA HAVALE ETTİK .BU İFTİRALARIN HESABINI ALLAHA NASIL VERECEK..FETULLAH HOCAM SEN SAĞ OL ALLAH BAŞIMIZDAN SENİ EKSİK
ETMESİN...SAYGILARIMLA
kemal seven  - site yönetimi   |2008-04-03 18:35:30
önceki yazımı yayınlama cesareti göstereceğinizden açıkcası çok emin deyilim
bahri bayçöl  - sadakat   |2008-04-03 18:09:18
nurettin gibi insanların oluşu hizmettin ehemmiyetini ortaya koyar zira eğer bir davada bir hizmette münafıklar yoksa o dava o hizmet telakkisi
gecikmiş demektir.Acizane beni hiç kimse ne tanır nede bilirler ama kanımın son damlasına kadar sessiz gemi gibi yoluma devam ediyorum saygı ve
sevgilerimle
İsmail  - En Büyük Sevgi ALLAH Sevgisidir   |2008-04-03 08:21:12
Allah bu milletin yardımcısı olsun!!!
meral  - asrın yıldızı   |2008-03-19 08:22:31
her asrın bir yıldızı olduğu gibi sizde bu yüzyılın yıldızısınız.yüce Rabbim kullarını hiç bir zaman yalnız bırakmamıştır. Her
zaman bir önder göndermiştir. Siz ve dostlarınız hiç bir devletin gerçekleştiremediği ve gerçekleştiremeyeceği şeyleri
gerçekleştirdiniz. Türklüğü ve yüce islam dinini osmanlının adletli anlayışı ve engin hoşgörüsüyle bütün dünyaya yaymaya
çalışıyorsunuz. Allah sizden ve dostlarınızdan razı ...
seyma  - hocam seni sewiyoruz   |2008-03-11 08:50:13
hocam allah sizden razı olsun siz ne kadar büyük gönüllersiniz ki size bunca iftirayı atan bi gafile bile şefkatle yaklaşıyosunuz şu
şüphesiz ki sizi nefsimizden anamızdan babamızdan tatlı canımızdan çok sewiyoruz siz yeterki dileyin canlarımız yolunuza feda o insan için
de allah hidayet wersin diyebiliyorum sadece rabbim kalplerine insaf wersin yıllarca yanınızda kalmış birisinin bunları söylemesi kanımı
donduruyor bu insan bunca sene hiç mi wefa...
çağdaş bölük  - ak yolcu   |2008-02-28 19:49:29
hocam seni sevmiyorum ...bayılıyorum... bu kadar hastalığının, hüzünlü gurbetinin yanında birde böyle iftiralara uğruyorsunya. Ne diyeyim.
Hüsnü zan etmeyi senden öğrendim. KASAP SEVDİĞİ DERİYİ YERDEN YERE VURURMUŞ. Nasıl bir hizmete öncülük ettin böyle hocam. Rabbim sonsuz
razı olsun.
mehmet salih  - 30 sene   |2008-02-20 12:12:23
sayın nurettin veren bir insan 30 sene kendi ifadenle sağ kolluk yaptığı insan hakkında bu kadar yanılabilirmi bir insanı anlamak için 30
sene bekledin 30 senedir yüzde yüz zıt olduğun insanlarıda 30 günde tanıdın ve canciğer oldun ne diyebilirimki çok şey yazıcamm ama
anlaman için 30 sene bekleyemem...

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İktisadın Lüzûmu

Seyredin

Bizi Birbirimizden Koparamazlar!..

Dinleyin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Denizli Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

Kendini “bilmiyorum” demeye alıştır ki, hiçbir zaman “bilmiyorum” deme utancını yaşamayasın..!
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri