Bir Serçe Bir Kartalı Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Abdullah Aymaz, Zaman   
08.05.2005

Bediüzzaman Hazretleri "Hak yücedir; onun üzerine çıkılmaz" prensibini bugünkü Müslümanların durumu açısından izah ederken dört nokta üzerinde duruyor ve dördüncüsünde diyor ki: "Bir hak, bilkuvve kalmış, yahut kuvvetsiz kalmış, yahut mahluttur (karışık) hem mahşuş (katışık, hileli)...

Ona da bir inkişaf ya bir taze kuvvet vermek lâzım gelmiştir. Mühezzeb (tehziple düzeltilip terbiye edilmiş) ve müzehhep (altınla süslenmiş) hale getirmek için, muvakkaten bâtıl musallat (edilir). Tâ ki, sebîke-i hakka (hak külçesine) ne miktar lüzum vardır. Tâ mahz ve hâlis çıksın." (Lemaat, Hakikat Çiçekleri) Biraz açacak olursak; Hak adına Allah rızası için insanlığa hizmet gayesiyle bir hareket ortaya çıkar. Temelde eğer Allah rızası ve ihlas korunacaksa ki -işin esası budur- bu hareketin siyaset ve menfaat gibi şeylerden uzak olması gerekir. İlk zamanlar hiç kimse sahip çıkmazken, hatta iltifat bile etmezken, mükemmel bir gelişme olarak istikbal vaat etmeye başlayınca, bu potansiyelden, siyasî ve ticari gayelerle menfaat temin etmek isteyenler işin içine girmeye çalışır. Hiç kimsenin içinden geçenler bilinemeyeceği için hem de kapılar herkese açık olduğundan dolayı çeşitli niyetlerle girenler olabilir. Onun Cenab-ı Hak ihlas ve duruluğunu korusun diye bu hareketin üzerine bâtılı, musallat eder. Böyle bir tasallut gören menfaatperestler hemen terk edip kaçarlar, hatta bazıları düşmanlıklarını bile ilan ederler. Böylece Hak Teâla, hakkın hizmetçilerini katışık, karışık şeylerden kurtarmış olur. Yani nasıl tabiattaki toprak, taş karışık altını ayırmak için ateşe atılıp büyük bir mihnet altında halis altın külçesi ortaya çıkarılsa, batıl güçlerin saldırmalarının verdiği ateş gibi yakıcı mihnet ve derin imtihanlarla da ihlaslı bünye kurtarılıp arı ve duru hale getirilir. Bu arada birçok kâbiliyet de geliştirilmiş olur.

On Sekizinci Söz'de de şöyle denilmektedir: "Bahar mevsiminde fırtınalı yağmur çamurlu toprak perdesi altında nihayetsiz güzel çiçek ve muntazam nebâtâtın tebessümleri saklanmış ve güz mevsiminin haşin tahribatı, hazin firak perdeleri arkasında tecelliyât-ı celâliye-i sübhâniyenin mazharı olan kış hâdiselerinin tazyikinden muhafaza etmek için nazdar çiçeklerin dostları olan nazenin hayvancıkları vazife-i hayattan terhis etmekle beraber, o kış perdesi altında nâzenin taze, güzel bir bahara yer hazırlamaktır. Fırtına, zelzele, veba gibi hâdiselerin perdeleri altında gizlenen pek çok manevî çiçeklerin inkişafı vardır. Tohumlar gibi gelişme imkanı bulamayan birçok istidat çekirdekleri, zâhirî çirkin görünen hâdiseler yüzünden sümbüllenip güzelleşir. Güyâ umum inkılaplar ve küllî tahavvüller, birer manevî yağmurdur. (...) Mesela; atmaca kuşunun serçelere musallat edilmesi zâhiren rahmete uygun gelmez. Halbuki serçe kuşunun istidadı o musallat kılma ile inkişaf eder." Eğer o kabiliyetleri gelişen serçeler, ihlas ile dua ile ve Allah'a tam dayanmakla, esbaba ve şartlara da uyarak hareket ederlerse nice atmaca ve kartalları alt ederler. Hem de bu enteresan halleri ile, meşhur Yunus Emre'mizin "Bir serçe bir kartalı Salladı vurdu yere Yalan değil gerçektir Ben de gördüm tozunu" şeklinde söylediği lügatının manâsının da açıkça anlaşılmasına vesile olurlar. Ayrıca "Nice az topluluklar vardır ki, Allah'ın izniyle çok büyük topluluklara gâlip gelirler." (Bakara Suresi, 249) âyetinin de mealine ayna olurlar. Onun için birilerinin montaj kasetlerle veya CD'lerle saldırması, bazılarının da propagandanın fevkalâde ince tekniğini kullanarak yeni yeni kitaplar hazırlaması kimseyi üzmesin. Bunlar bütün dünyayı kucaklayan bir hareketin ileride başına gelmesi muhtemel hücumlara karşı şimdilik birer antrenman mâhiyetindedir. Küçük çapta böyle bir tecrübe görülmezse, büyük entrikaların üstesinden gelmek zor olur.

Hak yolcularının güzel üsluplarını hiç bozmadan yolarına devam etmeleri gerekir. Onuncu Lema'da anlatılanlar her gün yaşanan gerçeklerdir. İbret alınmalı ve en güzel niyet ve düşüncelerle kervan yoluna devam etmelidir. Hızırî adımlarla yeryüzünü yeşerterek devam eden bu hareketin ara sıra böyle şeylerle karşılaşması, teyakkuza sebeptir. Cenab-ı Hakk'ın, başka çeşit bir tecellisiyle yeknesaklığı giderip renklendirmesi de ayrı bir güzelliktir.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Medya, isabetli-isabetsiz her türlü düşünceye açık bir müessese olması hasebiyle, millete ve millet ruhuna göre disipline edilmesinde zaruret vardır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri