'Odası Dünyadan Geniş' Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Ali Çolak, Zaman   
04.06.2005

Yaşadığı mekâna ve zamana kendi rengini veren, eşyayı bütün ruhunun estetik dokunuşlarıyla biçimlendiren ne kadar az insan vardır! Burası, bu salondaki her nesne, zamanın her bir kırıntısı, onun bakışlarının yerli yerine koyduğu düzenin musikisi içinde yüzüyor.

Mâhir bir orkestra şefi gibi yönetiyor eşyayı, anları ve sesleri. Bir farkla ki o, bunu parmaklarıyla değil, bakışlarıyla, daha doğrusu bizatihi varlığıyla yapıyor. Suskuları yekpâre bir anlam denizinde topluyor; duyguları dünyalık ilgilerden, başıboşluktan, kayıtsızlıktan uyandırıp ilahi bir musikinin ritmine uydurarak ruhları kanatlandırıyor. O daracık mekân öyle genişliyor, kısacık zamanlar öyle çoğalıyor ki gölgesi uzun ikindilere vuran asr-ı saadet ışıkları, akşamı sürükleyip erteliyor. Zaman çiçek açıyor, odası genişliyor dünyalar gibi.

Konuşuyor ve önünde iç içe âlemler açılıyor. Dün ile bugün, eski ile yeni, şimdiki zaman ile gelecek, hiçbir uyumsuzluk ve garipliğe meydan vermeden birbirine geçiyor. Hayatın hiçbir karesi tesadüfe, anlamsızlığa yer bırakmıyor onun tasvir ettiği evrende. Yalnız kendisinin geçebildiği yollardan, imkansız bir yaşamanın kıyısına çağırıyor sizi. Alabildiğine doğal, sade ve âhenkli bir yürüyüşe... Samuel Beckett'in huzuruna çıkan ve onun suskulu yalnızlığı içinden derin anlamlar devşiren Charles Juliet'nin bu mekanda olmasını ne kadar isterdim! Beckett'in davranışlarına, düşünce ve anlatımındaki sadeliğe vurulmuştu Juliet. "Özü bakımından farklı biri." diyordu onun için. "Üstün bir insan... Yüzünde aşırı duyarlık ve enerji okunuyor. Görünmezi görenlere özgü bir bakışı var..." Ve muhteşem bir yakıştırmada bulunuyor: "Teselli edilemeyen Beckett..."

Juliet'ten ödünç alacağım bu tanımlamayı, affetsin. Bu mekanın konuğu, evet, 'teselli edilemez' bir yalnızlık, yatıştırılamaz bir umut ve sınır konulamaz bir insanlık sevgisi taşıyor. Bilinen ve bilinmeyen kronik hastalıklar, an be an yoklayan, kıvrandıran can alıcı sancılar, gözlerinde tüten sıla ve kavuran hasretlik, yaşlı bedenini yorgun düşürmek için yarışırken, o kabına sığmaz ruh, bütün bunlara meydan okuyor ve dünyanın bir yanında yıkılan bir ocağın, incinen bir insanın, ortaya çıkan bir münasebetsizliğin acısını duyuyor. Bir gönüle daha girmenin, bir kederi daha susturmanın ve bakışlarını uzak zamanlara sarkıtıp oralarda çiçeklenecek baharları koklamanın rüyasını görüyor. Dünyanın fani yüzüne zerre kadar değer vermiyor; 'ballar balını' bulmuş ve dünya zevklerine kapısını çoktan kapatmış. Cismin değil, kalbin hayatını yaşıyor. Yunus'un şiirindeki, suyu alçaktan alıp yükseğe döken o 'dertli dolap' gibi derdinden inliyor ve bu derdi paylaşacak aydınlık ruhlar arıyor.

Onun mekanında insan, bir ırmakta yıkanmış gibi arınıyor. Dünya küçülüyor gözünde, Edebalı'nın Osmancık'a bellettiği gibi. Konuşuyor ve yıkıyor çağın bütün bencil ve zalim değer yargılarını; kendisine düşmanlık edenlerin kurgularını yerle bir ediyor. "İnsan kendini unutmadan hakiki varlığa eremez, kendini unutacaksın... Düşmanlık edene düşmanlıkla cevap verilmez; küfredene de sevgi sunarız; sevginin önünde duracak güç yoktur! Biz düşene sevinemeyiz; görevimiz, elimizi uzatıp onu kaldırmaktır." Zamandan zamana, duygudan duyguya, halden hale geçiyor ve tasavvufun, tarihin, edebiyatın derinlerinde bugünü, geleceği okumaya duruyorsunuz. Gittiğiniz ufuklardan dönerken gözünüzde büyüttüğünüz nice yıldızın söndüğünü, dağların ufaldığını, arzuların öldüğünü fark ediyorsunuz ve fakat içiniz bambaşka bir coşkuyla, şevkle doluyor. Sınırsız koşmak arzusu duyuyorsunuz.

Bir gün, kendi uçurumlarının uğultusu içinde bırakıp geliyorsunuz onu. Her vedada bir hüzün teli kopuyor. Sükut, acı bir meyve gibi çöküyor içinize.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Medya, isabetli-isabetsiz her türlü düşünceye açık bir müessese olması hasebiyle, millete ve millet ruhuna göre disipline edilmesinde zaruret vardır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri