| Eğitimin Meyveleri |
|
|
| Hüseyin Gülerce, Zaman | |
| 16.06.2005 | |
|
Yemenli üç öğrenci başkent Ankara'da bildiğimiz Yemen türküsünü söylüyor: "Giden gelmiyor, acep nedendir?.." Birinci Cihan Harbi'nin acılarını, hüzünlerini, ayrılıklarını anlatan türkü şimdi üç Yemenli öğrencinin ağzından neler çağrıştırıyor? Dedelerimiz savaş için gitmişlerdi, çoğu gelmedi. Torunları şimdi sevgi diyerek, barış diyerek gidiyorlar ve binlerle geri geliyorlar. İşte Yemenliler gelmişler, Kenyalılar gelmişler, Arnavutlar, Boşnaklar, Türkmenler, Koreliler, Ruslar, Avrupalılar bir bayram için, şenlik için hem de en güzel çiçeklerle, çocuklarla gelmişler. Diyaloğun meyvelerinden sonra, eğitimin meyvelerini de görmeye başladık. Zambak ve Dilset Yayınları tarafından bu yıl üçüncüsü organize edilen "Uluslararası Yabancılar İçin Türkçe Yarışması" ödül törenine 41 ülkeden 120 öğrenci katıldı. On bin öğrenci arasındaki elemelerden sonra seçilen öğrenciler ellerinde kendi ülkelerinin bayraklarıyla sahneye koşarken, Türkçe konuşur, şarkılar, şiirler söylerken sadece salondakileri değil, Samanyolu ekranlarından bizleri de başka alemlere alıp götürüverdiler. Ödül törenini baştan sona ağlayarak, gözyaşları dinmeden takip edenler olmuş. Bu çocuklar bizi neden ağlatıyorlar? Biz millet olarak iki üç asırdır uluslararası dengelerde yokuz. Asırlar boyu vicdanında, cihanın adalet ve insanlık yükünü taşıyan bir milletin, temellerinden sarsıldıktan, kendi değerlerine sahip olabilme derdine düşmesinden sonra, bir diriliş ruhuyla kendine gelmesi, doğrulması ve ayağa kalkarken bir eğitim hamlesi ile 41 ülkeyle el ele tutuşması ne demektir? İşte o gözyaşları bunu anlatıyor. O çocuklar bizim dilimizi konuşurken başka bir dünyayı seslendiriyor. Bahar tomurcukları o çocuklar. İhtiyar dünyamızın ölmeden önce yaşayacağı bir baharın tomurcukları. Onları yetiştiren Türk okullarının gencecik öğretmenleri birer muhabbet fedaileri. İnsanlığımızın yeni bahçıvanları. Sayın Fethullah Gülen'in tavsiyeleri ile bu okulları açan işadamları, yeni gönüllüler ordusu. Onlar bütün insanlık için saygı duyulacak bir iş yapıyorlar. Ama asıl, ülkemizi yönetenlerin yeniden düşünmelerini, dersler çıkarmalarını gerektiren bir iş yapıyorlar. Dünyanın dört bir tarafındaki bu okullarda İngilizce öğretime ağırlık verilmesini tenkit konusu yapanlar da Türkçeye verilen önemin mânâsını ve önemini anlayabilmelidirler. İyi yetiştirilmiş bu çocuklar yarın kendi ülkelerinde birer Türkiye sevdalısı olarak en samimi, en sağlam, en faydalı Türk lobilerini gönüllü olarak oluşturacaklardır. Ülkemiz için milyar dolarlar verilerek yapılamayacak tanıtımı onlar yapacaktır. Üzüldüğümüz bir nokta da var. Medyanın bir bölümü, derin Türkiye'nin bu muhteşem hamlesini görmüyor, görmezden geliyor. Zaman gazetesinin, Samanyolu televizyonunun ilgisi ve hassasiyeti acaba bazı medya organlarında neden bulunmuyor? Dün Zaman gazetesinin arka sayfasında iki haber vardı: "Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai, Uluslararası Matematik Projeleri Olimpiyatları (IMPC)'nda iki altın ve iki gümüş madalya kazanan Afgan-Türk Lisesi öğrencilerini Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti. Karzai; 'Afgan-Türk Lisesi öğretmen ve idarecilerine çok teşekkür ediyoruz. Zira sadece onlar, zor şartlar altında, yetersiz eğitim imkanları içindeki ülkemize gelerek kaliteli ders vererek çocuklarımıza uluslararası seviye kazandırdılar." "Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili, ülkesindeki Türk liselerinde okuyan öğrencilerin düzenlediği Mucitlerin Proje Yarışması ve Bilim Olimpiyatı'nı ziyaret ederek, Türk eğitim kurumlarına teşekkür etti ve 'Bu çocuklarımız, Gürcistan'ın geleceği için bizim ümitlerimiz oldu.' dedi." "Derin devlet" tartışmaları yerine "Derin Türkiye"nin güzel hizmetleri hem saygı görebilmeli, hem de haber değeri olabilmeli. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







