Türkçe'nin Yüzyılı Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Ali Bulaç, Zaman   
22.06.2005

Geçen hafta "En güzel Türkçe konuşma" yarışmasına katılan öğrenciler, dünyanın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren Türk okullarında Türkçe'nin hangi ölçeklerde benimsenen bir dil olduğunu açıkça göstermiş oldu.

Bosna'dan yola çıkan bir seyyah, biraz gayret gösterse Çin Seddi'ne kadar insanlarla Türkçe konuşarak gidebilir. 250 milyonluk Türk dünyasında Türkçe çeşitli lehçeler, ağızlarla konuşulmaktadır. Önümüzdeki dönemde en çok merak edilen konulardan biri, hangi lehçenin diğerlerini domine edeceği hususudur. Türk okulları "Türkiye Türkçesi"ni öne çıkarmaktadır.

Azerbaycan Türk Liselerinin Genel Müdürlüğü'nü yürüten Turan Öztoprak -şu anda bu görevde mi, bilmiyorum-, Azerbaycan'daki eğitim faaliyetlerini anlatırken şu hususa değinmektedir: "Azerbaycan'daki okullarımızda 2 bine yakın öğrenci okutuyoruz. Hepsi Türkiye Türkçesi'ni çok kolaylıkla öğreniyor. Türkiye'den 150 öğretmen götürdük. Eğitim kalitemiz her geçen gün artıyor. Buranın insanları Azerî lehçesinde Türkçe konuştukları için anlaşmada güçlük çekmiyoruz. Ama herkes Türkiye Türkçesi öğrenmek istiyor. Okullarımız da bu görevi en iyi şekilde yerine getiriyor."

Bu, Türki cumhuriyetlerde değişik lehçe ve ağızlarla konuşulan Türkçe'nin tevhidini sağlayacak olan önemli bir teşebbüstür. Zamanla Bosna'dan Çin Seddi'ne kadar uzanan geniş coğrafyada yaşayan 250 milyonluk bir kitle aynı dili konuşur hale gelecektir. Fakat mesele bundan ibaret değildir. Türki cumhuriyetler dışındaki ülkelerde de Türk okullarında Türkçe öğretilmektedir. Bu neyi ifade ediyor?

Rahmetli Turgut Özal, "21. asrın Türk asrı olacağını" söylemişti. Bu bir vizyondu, ama henüz projelendirilmemiş bir vizyon. Her geçen gün biraz daha dünya ölçeğinde kabul gören Türk okullarının bu vizyonun fiiliyata geçmiş projesi olduklarını söylemek mümkün. Başka bir ifadeyle Türk okulları, 21. yüzyıl vizyonunun ete kemiğe bürünmüş timsalleridir. Ancak kanaatimce Özal'ın vizyonunu özetleyen anahtar cümleyi şu şekilde değiştirmek daha doğru ve gerçekçi olacaktır:

21. yüzyıl Türkçe'nin yüzyılı olacaktır!

"Türk" sözcüğü yerine "Türkçe"yi ikame etmemin sebebi şudur:

1) "Türk", anayasal tanımı açısından salt hukuki ve siyasi bir kimliği ifade ediyorsa da -"kendini Türk hisseden herkes Türk'tür" veya "ne mutlu Türküm diyene"-, yine de küresel düzeyde okullar üzerinden vuku bulan gelişmede nihai tahlilde etnisiteyi, bir ırk veya kavmi ifade eden Türk ve Türklük tanımlamalarının çok gerçekçi olacağını sanmıyorum.

2) İş etnik kökenin bir kimlik olarak öne çıkarılmasına sıra geldiğinde, Türki cumhuriyetlerin her biri kendini diğerlerinden "daha Türk" veya "Öz Türk" görmeye kalkışır, inisiyatif ve liderlik hakkını kendinde görebilir. Türkçe ise sonuçta konuşulan bir dildir ve bu dilin hangi lehçesinin diğerlerini domine edeceği hususu, tabii bir performans tarafından belirlenir.

3) Türkiye'nin küresel bir açılımı olan Türk okulları, sadece Türklerin yaşadığı yerlerde veya Türki cumhuriyetlerde değil, dünyanın her yanına yayılmaktadırlar. Endonezya'dan Afrika'ya, Yemen'den Rusya'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya ve Orta Asya'ya kadar. Bu okullarda okuyan öğrenciler Türkçe öğrenmektedirler, Türkçe üzerinden küresel bir dayanışma duygusu kazanmaktadırlar.

4) Bu önemli çabaya Anadolu'nun her kesiminden insan katılmaktadır. Diyarbakırlı bir esnaf Orta Asya'daki bir şehrin okullarını finanse etmekte, şu veya bu etnik kökene (Çerkez, Gürcü, Kürt, Boşnak vs.) mensup Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı bir genç büyük mahrumiyetler içinde bu okullarda görev yapmaktadır. Böylesine küresel bir çabaya kapsayıcı bir tanımlama gerekir; açılacak şemsiye herkesi altında toplayabilecek kadar geniş, kuşatıcı ve kucaklayıcı olmalıdır.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Medya, isabetli-isabetsiz her türlü düşünceye açık bir müessese olması hasebiyle, millete ve millet ruhuna göre disipline edilmesinde zaruret vardır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri