Okyanus Ötesindeki Komşularımız Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
M. Fatih Öztarsu, nurpenceresi.com   
17.06.2005

Eğitim, doğuştan gelen özellikleri aktif hale getirerek kişinin hayat boyu bunları kullanmasıyla diğer insanlarla iletişimini, kendisini geliştirip çevresine ışık saçmasına vesile olur. Eğitim, kömürleşmiş dimağları bile elmasa çeviren bir güçtür.

Dünya geneline bakarsak, toplumların güç kaynağı gençlerdir. Çünkü toplum geleceği bu genç dinamiklere bağlıdır. Geçmişinden aldığı derslerle geleceğe yön veren bu toplumlar, tek ümitleri olan gençliğe önemle eğilmek zorundadır. Aile içerisinde başlayan eğitim süreci, ilkokul, lise, üniversite yoluyla devam edebilir. Fakat büyük oranla eğitim, bulunulan ortamla ilgili gelişme gösterir. Küçük yaştan itibaren ortama göre gelişim sağlayan yeni nesil, yaşadığı ilk intibayı diğer nesle devredene kadar bunu sürdürür. O yüzden toplumun, asır ilerledikçe büyüyen düşünce helezonuna uygun olan genel eğitim modeli oluşturması gerekir. Zira zaman ilerledikçe nesil de çoğalıyor.

Ülkemizde, bilhassa geçmişimizden gelen değerler sayesinde, gelişen nesiller yaşadığı ilk intibayı sürdürürken içerisindeki yanlışlıkları da silmeyi becermekte. O yüzden bu millet asırlarca taşıdığı ahlaki ve dini değerleri dünyaya yaymasını çok iyi şekilde başarmıştır. Ve ne zaman ki bu değerler sayılmaz hale getirilecek olsa duraklama dönemi geçirilmiştir.

Bu zamanda eğitime verilen önem, duraklama dönemimizde aldığımız yaralara merhem olacak nitelikte… Eğitim-öğretim başlığında okullarımızda bu sistem gerçekleşiyor. Önce eğitim olmak üzere başlangıç, sonra da bilimsel gelişmeleri bilmek, ilmi ve fenni tanımak için öğretimin olması da sonuç teşkil ediyor. Ancak bunları bir "Değer" olarak görmemiz bizi yükseltti. Değer yargıları arasından çıkardığımız vakit bizim için hiçte iyi şeyler olmadı. Ecdadımızın bizlere miras olarak bıraktığı bu misyon çok önem arz ediyor. Onlar bu değerleri kutsal bilip dünyanın dört bir yanına yaydılar. Ve bugün hala adını bilmediğimiz diyarlarda, bu ülke insanının huzuru için dua eden insanlar var. Bunları görmek, bilmek ve bu mirası aldığımız şekliyle gelecek nesle devretmemiz gerekiyor. Bunun farkına varanlar kıymet bilme yolunda yürümekteler. Bu hareket ise bizi yükselten değerler arasında yer alıyor.. İlk olarak bu topraklarda başlayan bu hareket, Allah'ın izniyle kısa sürede tüm dünyaya yayıldı. Sibirya'dan Afrika'ya, Amerika'dan Avrupa'ya, Uzakdoğu'dan Asya steplerine tüm ülkelerde bu milletin aldığı mirası hakkıyla kullanma gayreti görülüyor.

Karşılaşılan bazı zorluklar nedeni ile irtibatımızın geçici olarak kesildiği kardeş ülkelerde de bu güzel olay göze çarpmakta.. Demir Perde'nin yırtılmasından sonra ellerini bize açmış olan bu kardeş ülkelere, müteşebbislerimizin gayretiyle uzun süredir unutulan, yitirilen bazı değerleri hatırlatmak, sahiplendirmek ve genç dinamikleri eğitmek amacıyla okullar açılmıştır. Bu okullar dünya genelinde başarılar göstermekte, gelecek olan nesle dünyayı tanıtmakta ve bu nesli dünyaya tanıtmakta. Başarılarıyla dikkat çeken bu eğitim müesseselerinde bulunan öğretmenlerimizin her türlü zorluğa rağmen orada idealleri uğruna çırpınması bu kardeş ülkelere yapmamız gereken yardımları tekrar hatırlatıyor bizlere… Büyük fedakarlıklarla öğrenci yetiştiren öğretmenler de sıcakta +45, soğukta -60 derece soğukta idealleri uğruna uğraş vermekteler. Burada aldıkları maaşın Türkiye'dekinin yarısından az olması da onların maddiyat değil idealleri için çalıştıklarını gösteren ayrı bir tablo. Meclisimizden bu müesseseleri inceleme-araştırmak üzere buralara gelen bürokratlarımız gördükleri manzara karşısında tekrardan bir hayranlık yaşıyorlar. Ve buradaki öğretmenlerimizden birine sorulan "Ne zaman dönmeyi düşünüyorsun?" sorusuna aldıkları cevap bir kez daha şaşkınlığın yerini hayrete ve hayranlığa bırakıyor : "Ben buraya dönmek için gelmedim…"

İnsanı seven, insanlığa hayran olan bir ecdadın torunu olan bu millet, sömürgeci anlayışla hareket edenlere en iyi cevabı akılla, mantıkla ve "İnsana verilen değer" ile vermiştir. Ünlü bir yazarımızın şu sözleri bunu anlatmaya yetecektir:

"Kazakistan bağımsızlığını kazanınca yabancı ülkeler buralara aktılar. Koreliler bakır madenlerinde, Amerikalılar petrol kuyularında, Almanlar bankacılıkta egemenlik kurmuşlardı. Oysa en önemli kaynağa Türkler sahip çıktı: "İnsana". Bakır bir gün biterdi ama insan en değerli yatırım unsuru idi…" (1)

Taşıdığı misyonu "İnsana Yatırım" yani insana verilen değer olan milletimizin bu hamleleri dünyada yankı bulmakta ve nice cevherleri ortaya çıkarmakta. Burada ananevi Türk terbiyesiyle yetişen öğrenciler, kendi ülkemizde yok olmaya yüz tutmuş büyüğe saygı, küçüğe sevgi, hoşgörü, sabır, iyilik, doğruluk gibi hasletlerle yetişiyorlar.

Rusya'da bazı zorlukların çıkarılması nedeni ile kapatılma süreci geçiren bir okul da oranın ahalisinin, zorluk çıkaranlara gösterdikleri tavır vesilesiyle yeniden açılmıştır. Gençliğin sürekli sefahate, uyuşukluğa gittiği bu tehlikeli dönemlerde bu okullara evlatlarını gönderen veliler bundan son derece memnunlar. Dünya genelinde her kesimden tebrik, takdir alan bu okullar, kaynağı Anadolu olan bir elmasın dünyaya yayılmış birer parıltılarıdır.

Kışın karlar altında, yazın güneş altında, araç eksikliğine, inşaat için müteahhit eksikliğine, bürokrasi sıkıntılarına, terörün, anarşinin zorluklarına rağmen bunu başarma aşkı, bugün bu okulların dünyaya yayılmasına vesile olmuştur. Kuruldukları yerde çevresine bir ışık kaynağı gibi ışık saçan bu müesseseler, bulundukları bölgelerde cahilliğin, terörün, anarşinin üzerine gitmiş ve bu kötülükleri yenmiştir. Son senelerde yapılan bir araştırmada Van'daki terör olaylarının büyük bir oranla azalmasının nedeninin orada kurulan okullar, dershaneler olduğu tespit edilmiş. Gençliğe sahip çıkan, onu koruyan bir anlayış elbet bunu gerektirir. Ve yine Tacikistan'ın iç karışıklık dönemlerinde açılan okullar yaşananlara merhem olmuş. İç karışıklığın yaşandığı başka bir yerde de açılan okula sığınan insanlar, anarşistlerin elinden kurtulmuştur. Her kesimden insanın saygı duyduğu bu okullar, ülkesinden uzakta bazı değerlerden yoksun kardeşlerimize de yardımcı olmakta.

Ukrayna, Çekoslovakya, Endonezya, Kongo, G. Afrika, Senegal, İran, Hindistan ve daha başka ülkelerin diplomatlarının, bürokratlarının ve işadamlarının çocukları buralarda okuyorlar. Oluşan başarı yelpazesi her ülkede yankı bulmakta. Mümkün olan her yolla insana ulaşıma odaklı bu hareket; ilmin, fennin gelişmiş ülkeler dışında geri kalmış ülkelerde de gelişimini sağlıyor.

En başta Türkiye'de oluşan bu elmas parıltıları, Türkiye'nin büyük başarılara imza atmasını sağlıyor. Türkiye ile paralel olarak diğer ülkelerde gelişen bu durum gelecek adına büyük ümit vermekte… Ve ülkemiz binlerce kilometre uzaktaki bir ülke ile bu değerler sayesinde komşuluk ilişkileri yaşıyor. Bu elmas parıltıları tarih boyunca etrafa ışık saçmayı sürdürecek ve kaynağı olan insanı en üst seviyeye taşıyacak özelliklerini devam ettirecektir.


[1] Bir Portre Denemesi, Ali Ünal, Nil Yayınları, 2004

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Medya, isabetli-isabetsiz her türlü düşünceye açık bir müessese olması hasebiyle, millete ve millet ruhuna göre disipline edilmesinde zaruret vardır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri