Tepkisellik mi, Yoksa Etkisellik mi? Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Ahmet Şahin, Zaman   
25.12.2001

Kendi kendime tekrar ettiğim soru budur:

Tepkisel Müslümanlık mı, yoksa etkisel Müslümanlık mı?

Tabii ki, tepkinin de yeri vardır ve onun da derecesine göre caydırıcılığı söz konusudur.

Ama her nedense ben tepkiselliği değil de etkiselliği tercih etmek istiyorum. Ruhumda ona daha çok yakınlık söz konusu oluyor. Çünkü diyorum, tepkisellikte mukabil tepkisellik söz konusudur. İki tepkisellik karşılıklı başlayınca ortalık tatsızlaşıyor, kimse bir hakikatin arayıcısı durumunda olmuyor, herkes kendini haklı çıkarma gayretiyle restleşmeyi sürdürüyor. Anlaşa anlaşa değil de, sanki vuruşa vuruşa bir doğruyu anlatıyor gibi bir kavga zemini meydana geliyor.

Anlaşa anlaşa bir doğruya yaklaşmak mümkündür; ama vuruşa vuruşa bir doğruyu kabul ettirmek pek mümkün olmuyor.

Nitekim vuruşarak doğru anlatanların vardıkları yer doğruda buluşmak değildir. Tam aksine kamplaşmak, cepheleşmek, aradaki uçurumun daha da büyümesine sebep olmaktadır.

Halbuki ihtiyacımız buna değildir. Muhtaç olduğumuz şey, kucaklaşmak, farklı düşünse de zıt anlayışta olsa da...

Burada fedakârlık ve feragat yine inanmış insana düşmektedir. Çünkü o, farklı olmalıdır ki, inancın özelliği onda görülsün. Çünkü onun gönül verdiği Allah Resulü çok açık ve net ikazlarda bulunuyor, inanmışlarda farklı bir feragat ve fedakârlığın görülmesini tavsiye buyuruyor.

Lütfen şu feragat ve fedakârlık teklifine bakın. Bakın da Resulullah'ın tavsiye ve telkinine uyanların ne ölçüde feragat ve fedakârlıklarda bulunabileceğini siz hesap edin.

Büyük sahabe Ukbe bin Amir şöyle bir soru soruyor; diyor ki:

– Ya Resulallah, öyle bir tutum ve tavır bana tavsiye eyle ki onu benimseyip de uygulayınca doğruca cennete gideyim, Rabb'imi de razı etmiş olayım.

Şu feragat ve fedakârlığı tavsiye eder:

– Sana gelmeyene sen git, sana vermeyene sen ver, sana zulmedeni sen affet!

İşte inanmış insana Rabb'in rızasıyla birlikte cenneti kazandıran amel!

Evet, feragat ve fedakârlık işte böyledir Müslüman'da. O gelmese de Müslüman yine gider. O vermese de Müslüman yine verir, o zulmetse de Müslüman mukabele etmek istemez, affetmeye gayret eder.

... Elbette inanmış insanın feragat ve fedakârlığı sadece dıştakilere mahsus değildir. Ailenin kendi içinde de benzeri feragat ve fedakârlığı söz konusudur. İşte bu konudaki hadislerden biri de şöyle:

İbni Mes'ud Hazretleri soruyor bu soruyu da; diyor ki:

– Ya Resulallah, Rabb'imiz mü'minin hangi amelini çok sever? Haber ver de onu çok yapayım, Rabb'imin razı olacağı işi yapmış olayım. Şöyle buyuruyor Efendimiz:

– Namazı vaktinde kıl, yanında anne baban varsa onların hizmetlerinde kusur etme. Sonra da Allah'ın kullarına Allah için hizmette bulun. İşte sana Rabb'inin razı olacağı amel.

Bu sırada bir hanım da sorusunu şöyle soruyor, diyor ki:

– Benim annem halen imana gelmedi, şirkte bekliyor. Ben ona da hizmetle mükellef miyim?

– Evet, müşrik de olsa anne babaya hizmet edeceksin, hürmette kusur etmeyeceksin.

Bu sırada bir başkası da şunu soruyor:

– Benim annem babam vefat etti. Ben onlara iyilik etme şansımı kaybetmiş oldum, ne yapayım?

Ona da şöyle cevap veriyor Efendimiz:

– Ölmüş anne babanın hayatta iken dostlarını bul, onlara hürmette bulun, anne babana hayatta iken hürmette bulunmuş gibi olursun.

Evet, evet, Müslüman böyledir işte. Ondan hep hürmet, hizmet, fazilet ve fedakârlık görülür. Yani tepkisellik değil etkisellik asıldır onda. Onun bu anlayışlarını görüp de takdir etmemek mümkün değildir.

Sana gelmeyene sen git, sana vermeyene sen ver, sana zulmedeni de sen affet. Anne baban müşrik de olsa hürmette kusur etme. Böylesine feragat sahibi insanlardan etkilenmemek mümkün mü? Yeter ki Müslüman'da bu örnekler görülebilsin.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Güneydoğu'da Cereyan Eden Hadiseler

Seyredin

O'na El Aç, Kullarına Değil!..

Dinleyin

Cennet'in Etrafındaki Sur

Dinleyin

Uşak Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

Kendi durumunu hakikî mü'minlerin halleriyle kıyaslamak suretiyle kimse ye'se düşmemeli fakat dûnhimmetlik de yapmamalıdır. Dûnhimmet olma, Allah'a karşı ayıp, nimetlerine karşı da saygısızlık sayılır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri