Misyonerler Mantıklı Müslüman'ı Aldatabilir mi? Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Ahmet Şahin, Zaman   
21.08.2003

Basında misyonerlerin Hıristiyanlık propagandası için teşkilatlanmalarına hız verdikleri haberleri yayılmaya başladı. Harekete geçen Misyonerler sayfaları arasına dolar koydukları İncilleri parasız dağıtıyor, bilhassa işsiz gençleri bu yolla Hıristiyanlaştırmaya çalışıyorlarmış...

Ben bu haberleri okuyunca "Müslüman'ın Hıristiyan olması mümkün mü?" diye sordum kendime? İçimden gelen cevap "Hayır!" şeklinde oldu. Hem de çok değil azıcık aklı, mantığı, ilmi olan bir Müslüman'ın Misyonerlere kanıp da Hıristiyan olması mümkün değildir.

Neden mümkün değildir, arz edeyim...

– Müslüman Hıristiyan olunca neyi kazanacak? Hangi eksiğini tamamlayacak?.. Bunu bir düşünmek gerekmez mi?. Hangi gerçek Müslümanlıkta yok da Hıristiyanlıkta var ki, Müslüman Hıristiyan olsun da o gerçeği bulsun?

Öyle ise ne için Hıristiyan olacak Müslüman?.. Sebep ne?

Şayet Misyonerlerin Müslüman'a teklifleri inanç yönünde olacak da diyeceklerse ki:

–Hazret–i İsa Allah'ın Peygamberi, İncil de Allah'ın kitabıdır!.. Bunu böyle bil!

Zaten Müslüman da bunu böyle bilmekte, böyle inanmaktadır. Bunun için Hıristiyan olmasına sebep yok ki?.. Müslümanken de böyle kabul ediyor, böyle inanıyor...

Hatta Müslüman sadece Hazret–i İsa ve İncil'i tasdik etmekle kalmıyor. Daha ilerisini haber vereyim size. İşte Bakara suresi ayet 285'ten bütün peygamberleri kucaklayan bir ayetin hükmü:

–Biz peygamberler arasında ayırım yapmayız!.

Evet, biz Müslümanlar Allah'ın görevlendirdiği peygamberler arasında ayırım da yapmayız!.. Hepsini de Rabbimiz göndermiştir. Sevgiyle kucaklar, hürmetle selamlarız. Hz. İsa'yı da, Hz. Musa'yı da...

Öyle ise Misyonerler Müslüman'a neyi anlatıp, kimi kabul ettirecekler? İnkar ettikleri bir İlahi kitap ve peygamber mi var ki?..

–Müslüman, Hazret–i Adem'den başlayarak günümüze kadar gelip geçmiş bütün İlahi kitapları ve peygamberleri hürmetle kabul edip sevgiyle kucaklıyor. İnkar edip dışarıda bıraktığı bir kutsal yoktur ki, misyonerler onu kabul ettirmek için Müslüman'ı Hıristiyanlığa davet etsinler.

Bunlardan da anlaşılıyor ki, bütün İlahi dinleri kucaklayan İslam'ın içinde gerçek Hıristiyanlık da vardır. Ama Hıristiyanlığın içinde İslam yoktur. Durum böyle olunca, biz Misyonerleri İslam'a çağırsak yanlış olmaz. Çünkü içinde gerçek Hıristiyanlığın da bulunduğu bir dine çağırmış oluruz. Ama Misyonerler Müslüman'ı Hıristiyanlığa çağırsalar yanlış olur... Çünkü içinde İslam'ın bulunmadığı bir dine çağırmış olurlar. Yani tam olandan eksik olana davet olur bu... İlim de mantık da kabul etmez bunu...

Eğer Misyonerler, "İsa Allah'ın sadece peygamberi değil aynı zamanda da oğludur." diyorlar da, bunu kabul ettirmek için davet ediyorlarsa Müslüman'ı... Bu ilim dışı iddiayı artık aydın Hıristiyanlar da kabul etmiyor, nerede kaldı bir Müslüman'a kabul ettirsinler de, haşa Allah baba, İsa da O'nun oğludur, dedirtebilsinler Müslüman'a.

Demek ki, önyargısız düşünüldüğünde görülüyor ki, Müslüman'ın Hıristiyan olması, mantıken, ilmen mümkün değildir!..

Ama Hıristiyan'ın Müslüman olması hem mantığın, hem de ilmin gereğidir. Çünkü kendi peygamberini ve kitabını inkar etmeye mecbur olmuyor İslamiyet'e girmekle. Yine Hazret–i İsa Allah'ın yüce peygamberi, İncil de yine Allah'ın gönderdiği kutsal kitabıdır. Öyle ise Hıristiyan neden çekinsin İslam'a ilgi duymaktan? Kaybı yok, kazancı var. Eksiğini tamamlamaktadır İslam'a girmekle...

Öyle görünüyor ki, önyargıdan kurtularak düşünen Hıristiyanlar bir gün İslam'ın bu özelliğinin farkına varacak, kendi kutsalına layık olduğu yüce makamı veren İslam'ı inceleyerek:

–"Ben burada kendi kitabımı ve peygamberimi buluyorum, benim yerim burası olabilir." diyeceklerdir... Nitekim diyorlar da...

Ama Müslüman Hıristiyanlık için bunu diyemeyecektir. Çünkü orada Müslüman'ın kitabı ve Peygamber'i yoktur. Bir kazancı da mevcut değildir. Kaybı ise pek çoktur. İslam'la kabul ettiği bütün kutsalları inkar etmesi söz konusu olacaktır. Bu ise göze alınabilecek bir kayıp değildir. Hıristiyan bile olamaz bu kimse artık, ehli kitaptan da sayılamaz!.. Onu bekleyen ağır sıfat, tek kelimeyle; 'mürtet'liktir...

Bütün bunlardan sonra yazımızın başlığını bir daha okuyalım mı?

–"Ne dersiniz, misyonerler Müslüman'ı aldatabilirler mi?"

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Medya, isabetli-isabetsiz her türlü düşünceye açık bir müessese olması hasebiyle, millete ve millet ruhuna göre disipline edilmesinde zaruret vardır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri