Kimlik Tartışması Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Zaman   
15.07.2001

Abant Toplantısı'nda 'çoğulculuk' tanımı yapılırken kullanılan 'kimlik' kavramı, katılımcılar arasında tartışmaya yol açtı. Komisyon çalışmaları ile başlayan Abant Toplantısı'nın ikinci gününde gerçekleştirilen genel kurul oldukça hareketli tartışmalara sahne oldu. 'çoğulculuk ve siyaset' ile 'çoğulculuk ve toplum' komisyonlarından gelen iki bildirgenin tartışıldığı genel kurul, siyaset komisyonundan gelen birinci madde tartışmaları ile başladı. Farklı düşünce, inanç ve çıkar, organizasyon ve hayat tarzlarının demokratik ve siyasal yapılanmanın içinde yer alması meselesi, farklı yaklaşımlara sahne oldu. Bir grup katılımcı, gerçek demokrasinin zaten bu kavramları içerdiğini vurgularken, bazıları ise Türkiye'deki demokrasi anlayışının bu kavramı kapsamadığını söylediler. Yenilikçi kanat milletvekillerinden Cemil Çiçek ise konuya farklı bir bakış açısı getirerek, öncelikle Türkiye'de neden bir çoğulculuk arayışına ihtiyaç olduğunun tespit edilmesini istedi. Çiçek, Türkiye'de kayıt içi ve dışı siyasetin bulunduğunun altını çizdi ve siyasi alana yönelik eleştirilerde bu ayrıma dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. Çiçek'in konuşması bazı katılımcılardan destek bulurken; avukat Kazım Berzeg, önce bir Türkiye fotoğrafının çekilmesini istedi.

Bölge Tartışması

Genel kurulda farklı çıkışları ile dikkati çeken ANAP Diyarbakır Milletvekili Abdülbaki Erdoğmuş, metinlerin daha somut hale getirilmesini önerdi. Hukuk ve insan hakları ihlallerinin en yoğun yaşandığı Doğu bölgesine metinde yer verilmesini isteyen Erdoğmuş bazı katılımcılardan tepki aldı. Yahya Akengin, bölge ismi zikredilmesinin tehlikeli olacağına işaret ederek, "Zaten bu ülkeyi konuşuyoruz." dedi.

Demokraside Birlik Vakfı Başkanı Mehmet Bozdemir ise 'soğuk savaş döneminden kalma' diye nitelendirdiği Türkiye'deki siyasi anlayışın demokratik çoğulculuğun önünde engel teşkil ettiğini söyledi.

Prof. Dr. Mehmet Aydın, çoğulculuktan bahsedilen her yerde milli birlik ve beraberliğin ne olacağı sorusunun gündeme geldiğine dikkat çekerek, "Oysa, çoğulculuk olmazsa milli birlik ve beraberlik asıl o zaman tehlikeye girer." dedi.

Her iki komisyonunun hazırladığı bildirgelerden elde edilen ortak raporun giriş cümlesi, genel kurulda sert tartışmalara sebep oldu. "Çoğulculuk; farklı düşünce, inanç, kimlik ve çıkarların çeşitliliğini ve bu çeşitliliğin demokratik rejim içinde temsilinin engellenmemesini ifade eder." şeklindeki başlangıç cümlesine ilk itiraz Prof. Dr. Orhan Kavuncu'dan geldi. Kavuncu metne 'kimlik' ibaresinin hangi gerekçe ile konduğunu sordu. Oturum yöneticilerinden Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay, kimlik sözünün hayat tarzları anlamında kullanıldığını belirttti. Söze giren Mehmet Ali Kılıçbay, "Kimlik denilince tuttuğumuz takım kastedilmiyor. Etnik ve dinsel kimlik kastediliyor." dedi. Kimlik kelimesi kullanılmasına karşı çıkanlardan Yahya Akengin'e cevap veren Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu, "Kimlik yazmayınca kimlik sorunu ortadan kalkacak mı?" diye sordu. Kırbaşoğlu'na destek veren Doç. Dr. Hüseyin Çelik ise kelimelere değil muhteveya bakılması gerektiğini söyledi. Gazeteci–yazar Cengiz Çandar da, "Bu toplantının başlığı çoğulculuk ise kimlik kelimesini çıkaramazsınız, yoksa ne demokrasi kalır ne çoğulculuk. Kimlik hayati bir kavramdır. Çoğulculuk sorunu olmayan Batı Avrupa'da bile etnik, dinsel, hatta cinsel kimlik üzerine siyasi partiler bile var." diyerek tartışmaya katıldı. Bağımsız milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır ise Türkiye'nin azınlık kimliğini tartışmaktan hep geri durduğunu vurguladı ve bu konuda uluslararası standartların ölçü alınmasını istedi.

Başkandan Zarif Tehdit!

Entelektüel düzeyi her zamanki gibi yüksek olan Abant Platformu'nda bu yıl da bazı atışmalar öne çıktı. Giriş bölümündeki usul tartışmalarının fazla uzaması üzerine, oturum başkanlarından Prof. Dr. Mehmet Aydın, duruma müdahale etti. Aydın, "Toplantı saat beşte bitecek, ama isterseniz sabaha kadar da sürdürebiliriz, benim için sakıncası yok." deyince cevabını Mehmet Ali Kılıçbay'dan aldı: "Başkan, çok zarif tehdit ediyorsunuz."

Toplantının neşe kaynağı olan Kılıçbay'ın 'kimlik' tartışmalarında yeni bir öneri getirmesi üzerine Prof. Dr. Mete Tunçay, "Kılıçbay senden bile aykırı teklif yok mu?" deyince Kılıçbay, Cemil Çiçek ve Cüneyt Ülsever'i kastederek "Liboşların arasında kaldım, kıpırdayamıyorum." diye cevap verdi. Kimlik kelimesini değerlendiren Doç. Dr. Durmuş Hocaoğlu, "Geçen yıl bu ifadeye en fazla itiraz eden bendim. Ancak bu sene bu kavram bana daha masum geliyor." deyince Tunçay, "Demek ki sen gelişiyorsun." diyerek herkesi güldürdü.

Abant Platformu bugün açıklanacak sonuç bildirgesi ile sona erecek.

Siyaseti, Finansman Kirletiyor

Abant'ta genel kurulun önemli tartışma konularından birisi çoğulculuk ile siyasetin finansmanı arasındaki ilişki idi.

Bazı katılımcılar bu iki konu arasında bir ilişki kurmazken, Bursa Bağımsız Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır, şunları söyledi: "Siyaseti kirleten siyasetin finansmanıdır. Serbest rekabeti ortadan kaldıran da finansman konusudur. Bugün partilerin yerel teşkilatları futbol takımlarının yönetim kurulları gibi çalışıyor. Siyasetin finansmanı ile çoğulculuk arasında önemli bir ilişki var."

Para İle Siyaset

DİSK adına toplantıya katılan Tonguç Çoban, Türkiye'de siyaseti "parası olanların yapabildiği" şeklinde bir anlayış olduğunu belirterek, siyasî çoğulculuğun ön şartlarından birisinin siyasetin finansmanı olduğunu kaydetti. Mehmet Dülger de siyasetin finansmanı meselesini belirli ilkelere bağlamadan çoğulcu bir siyasi yapı kurulamayacağını kaydetti. Konuşmacıları destekleyen Prof. Dr. Naci Bostancı, siyaset ile finans kaynakları arasındaki ilişkiye dikkat çekti.

Siyasete Yeni Ufuklar Açıyor

Hak–İş Genel Başkanı Salim Uslu: Bu kadar farklı eğilimleri temsil eden bilim adamlarının bu ortak akıl arayışları çok önemli.

Biz de Hak–İş olarak bu tarza uygun çalışıyoruz. İdeolojik ve siyasi aidiyetler bizde bugüne kadar çatışma kültürü üzerine bina edildi. Burada aydınların birlikteliği Türkiye'nin önüne bir ufuk koyuyor. Siyasi alan mecalsiz durumda; siyasetin de bir çıkış yolu arayışı olmalı. Sivil toplum örgütlerinin bu gibi çalışmaları aydınların çabaları siyasetin de önünü açacaktır.

Ülkemiz bu çok kültürlü ve kimlikli yapı içinde birbiri ile çatışmadan yarınki Türkiye'yi kurgulama noktasında bir deneyim yaşıyor. Bu bir araya gelmeler çok önemlidir. Bu birliktelikten rahatsız olanlar da var; karşıtlıklar üzerinden rant sağlayanlar bu işbirliklerinden son derece rahatsızlar. Batı dünyası toplumsal diyalogu kurumsallaştırmıştır. Biz ise daha işin başındayız. Türkiye'de toplum çatışmalardan bıktı. Her çatışmanın arkasında birilerinin çıkarı var. Toplum çatışma kültürünün hipnozundan kurtulur ve telaşsız bir ortamda konuşabilirse, o zaman sorgulama süreci de başlayacaktır.

Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay (Siyaset Bilimci)

Abant çok önemsediğim bir faaliyet. Ben uzlaşma konusunu çok önemsemiyorum. Uzlaşmayabiliriz, ama bir araya gelip konuşabiliriz. Türkiye bu noktaya geldi. Burası, farklı gazete okuduğu için, saçından, giyimden kuşamdan dolayı insanların öldürüldüğü bir ülke; oradan geliyoruz ve şimdi bunları aşma noktasındayız. Buraya gelen insanlar konuşmaktan kaçınmayan insanlar. Konuşmaktan ve fikirleri ifade etmekten çekinmemek lazım. Türkiye bir araya gelip konuşabilme noktasında çok mesafe aldı, daha da alacaktır. Ben üniversitede asistan iken grupların arasında polis otururdu, şimdi bir araya gelip konuşabiliriz.

Muharrem Naci Orhan (Alevi Dedesi)

Ben Alevi'yim, dedeyim ve seyidim. Daveti alınca çok işim olmasına rağmen geldim. Abant, hasretini çektiğimiz bir konuyu, çoğulculuğu işliyor. Farklılıkların kabulü esastır ve ben burada bunu yaşıyorum. Türkiye'de Aleviler Sünnileri, Sünniler de Alevileri tanımıyor. Bunlar birbirini tanırsa farklılıkları kabul etmeleri kolaylaşır. Abant Platformu birbirini tanıma ve bilme anlamında bir ortam oluşturuyor. Bu platform hayra bir gidiştir.

Hırant Dink (Agos Gazetesi Yazarı)

Bu ortam benim için çok doğal. Konu başlığı çok önemli ve aynı zamanda tehlikeli. Çünkü fazla uzlaşabilirsiniz, ama bunu pratiğe dökmek çok zor. Abant bu işin pratiğini ortaya koyuyor. Çoğulculuğun var olduğunu kabul etmek yetmez. Onlara bir başka anlam yüklemek lazım o da eşitlik.

Nuri Gürgür (Türk Ocakları Başkanı)

Abant 4. yılını tamamladı, geleneksel hale geldi. Türk toplumundaki farklı görüşlerin aynı platformda bir araya gelerek sorunlara çözüm aramaları çok önemli. Abant Platformu bize geleceğe dönük çok önemli bir vizyon sunuyor. Bunu çeşitli alanlarda geliştirmek zorundayız. Bugün Türkiye'de gerginlik unsuru gibi görünen kavramlarda uzlaşabileceğimizi görüyoruz. (Zafer Özcan)

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Medya, isabetli-isabetsiz her türlü düşünceye açık bir müessese olması hasebiyle, millete ve millet ruhuna göre disipline edilmesinde zaruret vardır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri