| Geleneğin Modern Çağa Tanıklığı |
|
|
| Abdullah Aymaz, Zaman | |
| 07.08.2005 | |
|
Danimarka'dan iki bilim adamı ile Türkiye'de görüştük. Bunlardan birisi Kopenhag Üniversitesi Sosyoloji Enstitüsü profesörlerinden Henning Bech, öbürü de Güney Danimarka Üniversitesi'nden sosyolog Prof. Dr. Mehmet Ümit Necef... Prof. Mehmet Bey, Odense'deki bu üniversitede bulunuyor. Odense ise meşhur Andersen Masalları'nın yazarı Andersen'in doğduğu yer. Bu sene onun doğumunun iki yüzüncü yılı kutlanıyor. Bu iki bilim adamının bir çalışma alanı da Danimarka'daki göçmenler. Yani yüzde doksanı Müslüman olan yabancılar. Bunun için uzun asırlar ayrı ayrı ırk ve dinlere mensup insanların yaşadığı ülkemiz dikkat çekiyor. Mehmet Ümit Bey, "Abdülbaki Gölpınarlı'nın Mevlânâ üzerine yazdığı bir kitapta gördüm, Mevlânâ, Rumca şiirler de yazmış. Kitapta belgeleri var." diyor. Ben de bir hanımının Rum olduğunu söylüyorum. Mehmet Ümit Bey'in babasının Antalya'da eczanesi varmış... Yani o bir Anadolu insanı... Bir köylü çocuğun söylediği şiiri aktarıyor: "Bahçelerde mor meni (menekşe) Bununla arkadaşı Henning Bech'e, ülkemizde yaşayan insanların diğer milletlerle çok içli-dışlı olduklarını anlatmak istiyor. Oradan Osmanlı içindeki gayrimüslimlerin durumuna intikal ediyoruz. II. Abdülhamit döneminde kurulan "Dârül-aceze"de üç semavî dine ait mabetlerin yani câmi, kilise ve havranın yan yana bulunduğunu söylüyor. Dikkatlerini çekiyor ve hemen ziyaret etmek istiyorlar. Prof. Dr. Mehmet Sağlam Bey YÖK Başkanı iken 25 rektör ile Kudüs'e gidiyor ve orada ikisi bir avluda bulunan bir cami ile kilise görüyor. Giriş kapısı iki anahtarla açılıyor. Birisi imamda birisi de papazda bulunan bu anahtarlar gelmeden içeri girmek mümkün değil... Bunu bize 1995 yılında anlatmıştı. Osmanlı döneminden beri bu durum halen devam ediyor. 500. Yıl Vakfı'nın hazırladığı Osmanlı padişahları hakkındaki kitabı konuşuyoruz. Bir şükran belgesi olan bu kitapta, Osmanlıların 1492'de İspanya katliamında Yahudilere el uzattığı gibi ondan önce de 1326'da Bursa'da Bizans'ın aksine Orhan Gazi'nin Yahudilere sinagog yapımında nasıl yardımcı olduğu anlatılıyor. Bütün bunlar gerçekten dikkatlerini çekiyor. Aslında bizi bir araya getiren ve sohbete vesile olan Mehmet Enes Ergene Bey'in yazmış olduğu "Geleneğin Modern Çağa Tanıklığı" isimli kitabı... Prof. Dr. Henning Bech, diyalog konusunda ve eğitim üzerinde önemli adımlar atmış olduğunu öğrendiği Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında yazılan bu kitabın muhtevası üzerine bilgiler alıyor. Hatırlanacağı üzere bu hususta arkadaşımız Hüseyin Gülerce, daha önce bir tanıtım yapmış, bizlere, gönüllüler hizmetinden ibaret olan Fethullah Gülen hareketinin kitapta anlatılan on bir özelliğini aktarmıştı. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







