| 'Yurtdışındaki Türk Okulları İhracatımıza da Katkı Sağlıyor' |
|
|
| Zaman | |
| 04.12.2005 | |
|
Yurtdışında eğitim çalışmalarını sürdüren Türk okulları, barış köprüsü olmanın yanı sıra bulunduğu ülkeye iş için giden işadamlarına da büyük destek oluyor. Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, dünya geneline yayılmış Türk okullarının Türkiye'nin dış ticaretinde önemli rol üstlendiğini söyledi. Marmara İş Hayatı Dernekleri Federasyonu'nun (MARİFED) İstanbul'da düzenlediği toplantıda konuşan Tüzmen, Türk okullarının ay-yıldızlı bayrağı dünyanın dört bir tarafında dalgalandırdığını ve gönüllü elçilik yaptığını ifade etti. Yapılan eğitim çalışmalarını çok başarılı bulduğunu anlatan Tüzmen, "Düşünün, bu okullar hep bizim birer elçimiz gibi çalışarak bulundukları ülkelerde bizim dış ticaretimizde önemli rol oynayacaklar. Ben o tür elçilerimizin artmasının Türkiye'nin dış ticaretine dolaylı bir katkı da yaptığını görüyorum. Çünkü ticaret yaptığımız ülkenin dilini konuşan insanlara çok ihtiyacımız var. Gerek yurtdışındaki Türk okullarında öğrenim görenler gerekse Türkiye'deki okullarda okuyan yabancı uyruklu öğrenciler bizim için avantaj sağlıyor. Bunlar bizim dış ticaretimizi destekleyen unsurlardır." dedi. Geçtiğimiz günlerde bir toplantıda söz konusu okullardan gelen öğrencilerin Türkçe şiirler okuduklarını ve kendi kültürlerini aktardıklarını kaydeden Tüzmen, Türk okullarının, Türkiye'nin yabancılara doğru tanıtılmasını sağladığını ifade etti. Bakan Tüzmen, Türkiye'nin artık bir dış ticaret ülkesi haline geldiğini, 6,6 trilyon dolara ulaşan dünya ticaretinden ilk defa alınan yüzde 1'lik payın daha da artırılması gerektiğini söyledi. Kürşad Tüzmen, 190 milyar dolarlık dış ticaretle dünya ithalatında 18, ihracatında ise 22'nci sırada yer alan Türkiye'nin 2010 yılındaki 100 milyar dolarlık ihracat hedefine daha erken ulaşacağını belirtti. Kasımda ihracatın hız kesmesini de değerlendiren Bakan Tüzmen, yüzde 4,3'lük artışın düşük kalmasına rağmen ortalama artışın yüzde 17 seviyesinde olduğunu belirterek, dünyada arka arkaya yüzde 24-25 büyüyen Türkiye ve Çin'den başka ülke bulunmadığına dikkat çekti. Tüzmen, 40 milyar dolara ulaşan cari işlemler açığının döviz kurundan kaynaklandığını vurgulayarak, "İki buçuk sene evvel de söyledim. Şu kuru 1,60 YTL seviyelerinde tutabilseydik bugün en az 22 milyar dolar cari işlemler fazlası veren bir ülke olacaktık. Kur 1,60'ta iken ihracatımız 75 milyar dolar, ithalatımız 80 milyar dolar olacak ve böylece dış ticaret açığımız 5 milyar dolarda kalacaktı. 20 milyar dolar turizm geliri, 7 milyar dolar müteahhitlik geliri ile cari işlemler fazlası 22 milyar fazla verecekti." bilgisini verdi. Gelecek yıl işletmelerin yüzde 90'ını oluşturan küçük ve orta boy işletmelerin ihracatına da ağırlık vereceklerine dikkat çeken Tüzmen, KOBİ'lerin ihracattaki payının yüzde 10'da kaldığını, aynı oranın Çin'de yüzde 63 olduğunu söyledi. Bir sanayicinin "Bilecik teşvik dışında kaldı; fakat çevre iller teşvikli. Bu haksızlık değil mi?" sorusu üzerine Bakan Tüzmen, Kayseri, Denizli, Gaziantep illerinin de aynı sorunu yaşadığını belirterek, "Gaziantep'in çevresindeki illerin geneli teşvikli. Bir sanayi kümesi var ve etrafı teşviklerle çevrili olduğu için o gelişmiş bölge zor durumda kalıyor. Biz bunları defalarca konuştuk. Ama çok bir şey anlatamadık. Şu an için Bilecik'te de Şeyh Edebali Hazretleri'nin dışında pek bir şey kalmadı." şeklinde konuştu. MARİFED Başkanı Rıza Nur Meral, Türkiye'de son yıllarda yakalanan istikrar havasının bütün sektörleri umutlandırdığını belirterek, istihdam ve dış ticaret açığı haricinde genel gidişatın çok iyi olduğunu söyledi. Meral, ara mal ithalatı sebebiyle Türkiye'nin 60 yıl önceki montaj sanayiine dönmeye başladığını, döviz kurlarının bir an evvel gevşetilmesi gerektiğini ifade etti. (Yahya Çark, İstanbul) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







