Acılardan Ufuk Aydınlığına Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 2
Kötüİyi 
Ahmet Selim, Zaman   
15.12.2005
STV'de iki program, TV bıkkınlığımın zaping öfkesini dağıtıp normale dönmemi sağladı.

Kapatmak üzereyken, televizyonun başına tabii dikkatimle geçip seyretmeye başladım... Birincisi Gürsel'in Menderes'e yazdığı ve 40 küsür yıldır hâlâ tam aydınlatılamamış olan mektubun hikayesi, diğeri ise yurtdışındaki Türk okulları... Birinde içim acıdı, ruhumda zihnimde büyük hicran fırtınaları ve anaforları patladı, diğerinde huzur ufuklarına dalıp sükunet buldum. "Açık denizlere bakmak gözleri dinlendirir" derler ya. Bunun somutu değil, mecazı daha doğru. Ufuk aydınlığı insanın gözünü de gönlünü de beynini de dinlendiriyor.

Önce acıların sayfalarına bakalım da, sonra o sisleri dumanları ufuk aydınlığının güzelliğiyle dağıtalım...

Cemal Gürsel, 27 Mayıs'tan önce Adnan Menderes'e bir uyarı mektubu yazıyor. Mektup ifadelerinde, "Millet sizi seviyor. Hatalar ve sıkıntılar Celal Bayar'dan kaynaklanıyor. Onu bertaraf edip siz cumhurbaşkanı olun" şeklinde cümleler de var. Fakat bu cümleler, Yassıada'da mektuptan çıkarılıyor ve milletten saklanıyor. Burhan Apaydın bu durumu aydınlatmak istiyor ama, Menderes engelliyor. Daha doğrusu engellemek zorunda bırakılıyor!

Bu mektup, vaktiyle Menderes'e ulaştırılmış mı, onun tarafından okunmuş mu? Açık değil, okunmuşsa, nasıl oluyor da kendisini bazı tedbirlere ve tavırlara sevk etmiyor? Hiç kimseyle paylaşmak lüzumunu ve ihtiyacını nasıl hissetmiyor?

Evet, kendisine güven ifade edilmiş gibi bir durum var; fakat netice itibarıyla bu bir uyarı mektubudur. Dost arkadaş temennisi ve dertleşmesi değil. Cemal Gürsel bunu kendi başına yazar mı? Belli ki, birileri bir şeyler yapma hazırlığı içindedir. O zamanki siyasi şartlar ve olaylar, zaten herkesi endişeye ve korkulu bekleyişlere sürükleyecek kadar vahim bir manzara oluşturuyordu. Öyle bir ortamda yazılmış böyle bir mektup, yazılmamış farz edilebilir mi? "Haberdar edersem aramıza fitne girer, Bayar kuşkulanır; ben bunu sümen altı edip yok sayayım" diyebilir mi Menderes?

Ayrıca bu mektubun bir değil, iki defa değişime uğradığı bilgisi de var. Sis perdesi kalkmış olmuyor.

Adnan Menderes böyle bir mektubu yok sayıp gerginleşen siyasetin mücadelesini hiçbir şey olmamış gibi sürdürebilecek bir psikolojik yapıya da sahip değil. Yapamaz bunu. "Almış okumuş, yok saymış" ihtimali bence mümkün değil. Bunun Ethem Menderes'te kalmış olması, böyle bir takılmanın gönderenlerce de biliniyor olması, sonradan "uyarı görevini de yaptık" demek için tadilli biçimde ortaya çıkarılması" daha akla yakındır. Bu mektubun Menderes'e ulaştığı gerçek olsaydı ve bilinseydi, değiştirilerek delil olarak ortaya çıkarılmazdı, çıkarılmak istenseydi bile bunu Menderes'le konuşarak ve "sakın aslını açıklama" baskısını yaparak gerçekleştirirlerdi. Halbuki Menderes'e baskıyı, Burhan Apaydın harekete geçtikten, yani mektubun aslını kendi başına ortaya çıkardıktan sonra yapmışlar ve avukatla müvekkillini karşı karşıya getirmişlerdir. Sır Ethem Menderes'tedir ve o hiç konuşmamıştır. Böyle bir mektubu Menderes alıp okusaydı, onun yüzünden ve halinden bütün arkadaşları önemli şeyler olduğunu anlardı. Üslubu, tavrı, tarzı, psikolojisi, bakışı, yürüyüşü değişirdi Menderes'in. Son anda bile, "Felek her türlü esbabı cefasın toplasın gelsin, dönersem kahpeyim millet yolunda bir azimetten" deyip masaya yumruğunu vuracak halet-i ruhiyede olamazdı. Çok hassas ve ciddi tersliklerle karşılaştığında çok çabuk sarsılan bir yapıya sahip olduğunu herkes bilir.

... Hem bu olayın çağrıştırdığı acı hatıralar, hem de günün gittikçe sarpa saran bazı gelişmeleri sebebiyle, nadiren yaşadığım bir sıkıntı yoğunlaşması içindeyken yurtdışındaki Türk okulları ekrana yansıdı... Çocuklar İstiklal Marşı'nı okurken, seyir arkadaşımın gözlerinden top top gözyaşları düşmeye başladı. Ben ise gülümsüyordum... İnsanı ilk tesir olarak hayranlık hayret ve "şükür-şükran" tahassüsleri içinde bırakan bir ufuk aydınlığı... Biz bu örnekte gördüğümüz eğitim şuuruna vaktiyle sahip olsaydık, o acıları yaşamazdık.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
metin yazıcı  - menderes-gülen   |2007-03-14 21:22:09
Editörün Notu: Bu yorum hakaret ihtiva ettiğinden yayınlanamamaktadır

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İktisadın Lüzûmu

Seyredin

Bizi Birbirimizden Koparamazlar!..

Dinleyin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Denizli Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

Kendini bilmek, basiret; kendini görmek ise, körlüktür. Kendini bilen, hem Hakk’a hem de halka yaklaşır; kendini gören ise, benliğinden başka her şeyden uzaklaşır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri