|
Kış gecelerinde oturmuş düşünüyorum, Ard arda inanç ve ümit, çehreler hep abus; Kış gecelerinde terliyor ve üşüyorum, Hülyâlarım sallanıyor, rüyâlarsa kâbus... Bülbüllerde sessizlik, çiçeklerde bekleyiş, Sevinç-hüzün iç içe; gönlümün itiyâdı; Ekseriya tetikte, ara sıra tekleyiş; Bahar nâraları yanında, hazan feryâdı. Bazen mûsıkî gibi ses verir esen rüzgâr, Kıpırdanır her şey; kuş, böcek, ağaç ve yaprak; Bazen sert bir poyrazla sarsılıverir bahar, Yeisle gerinir dere, tepe, taş ve toprak... Solar her şeyin çehresinde güzellik renk renk, Azmin şakaklarında eski günlerin teri; Gurbet tütmeye başlar, çözülüverir âhenk Ve ürperten bir belirsizlik kaplar her yeri! Zirvelerde sis ve duman, ovalarda güneş, İç içe sanki her yerde bora ile meltem; Düşen rahmet damlaları, çılgın sellere eş, Zıtların bayramı; zifafta sevinç ve mâtem...
Sızıntı, Şubat 1988, Cilt 10, Sayı 109
|