Ecevit'i Takdir Ediyorum; Çünkü... Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Hüseyin Gülerce, Zaman   
01.06.2006
Geçen haftaki Ecevit yazıma iki türlü tepki geldi. Yüzde 90 müspet tepkiler; zor gününde Sayın Ecevit'le ilgili güzel şeyler yazmanın, onun milletimizin himmetleriyle dünyanın dört bir yanına yayılan Türk okullarına sahip çıkmasını hatırlamanın/hatırlatmanın bize yakışan bir vefa örneği olduğu noktasında birleşiyordu. Yüzde 10'luk menfi tepkiler ise siyasî mesnetliydi.

Değişik gerekçelerle Ecevit'e hasım olanlar, Zaman Gazetesi'nde Ecevit'e sahip çıkılmasını hazmedemediklerini söylüyorlardı.

Siyasî kimliğin, mü'min hoşgörüsünü, yumuşaklığını bastırması bu ülkedeki kamplaşmaların önemli sebeplerinden birisidir.

Bakınız son Danıştay saldırısının ardından sahnelenen ve hatta bazı makam sahipleri ve kurumlar tarafından sorumsuzca önü açılan laik-anti laik kamplaşma, Türkiye'de iç barışın ne kadar kırılgan bir sosyal fay hattının üzerinde bulunduğunu yeniden göstermiştir. Birileri kamplaşmalardan ve kavgalardan medet umarken, sağduyu sahiplerinin kendilerinden beklenen bir yumuşaklıkla bu kavgaları önlemeye çalışması, siyasî mülahazaların üstüne çıkarak münakaşa konularını bir kenara iterek ittifak edebileceğimiz hususları öne çıkarması gerekmez mi?

Menfi tepki sahiplerinden birisi öylesine kızmış ki, "Madem Ecevit'i seviyorsun, birlikte haşrolun..." diyor. Ona cevap yazdım. Dedim ki: "Muhatabı hak etmiyorsa, beddua döner sahibine gelir. İnsanları cehenneme göndermeyi arzu etmek nasıl bir duygu? Acımasızca eleştirmek kolay, gönüllere girmeyi denemek zor. Hiç kendinizi bir gün hesaba çektiniz mi?" Demek insaf sahibi imiş, tekrar yazıp helallik istedi.

Ortada bu ülkenin ve insanımızın geleceğine kasteden bir fitne var.

Türk-Kürt ayrımı, Alevi-Sünni ayrımı, laik-antilaik ayrımı bu fitne ateşinin tutuşturulmak istendiği tahrik alanları. Bunu göremeyip, olan bitene particilik açısından, etnik kimlik açısından, mezhep açısından bakmak bu fitneyi söndürmez, daha da büyütür. Birileri meşreplerine, cemaziyülevvellerine uygun davranarak, vehim ve paranoyalarla kin, nefret, düşmanlık sergileyebilir. Ama bir de fitne söndürücüler, tansiyon düşürücüler, aklıselime çağrı yapanlar, affediciler olması gerekmez mi? Bir bedel ödenmesi gerekse bile, sertlik yerine peygamberane bir yumuşaklık ile birilerinin, evet acılarına köz basan birilerinin sinelerini atmosfer gibi taşları eritecek büyüklükte tutması gerekmez mi?

Sayın Fethullah Gülen yıllardır bunun bedelini ödemiyor mu?

Ben Sayın Ecevit'i sadece, zor günlerinde Sayın Gülen'e destek çıktığı, yurtdışındaki Türk okullarını savunduğu için değil, ayrılık ve kamplaşma fitnesine karşı kendi kesiminden sağduyulu, hoşgörülü, dine saygılı bir laiklik anlayışı ile diyalog ve uzlaşmayı savunduğu için takdir ediyorum.

İsterseniz ne demek istediğimi daha iyi anlatayım. Sayın Ecevit, televizyon ekranlarındaki görüntülerinden de çok açık belliydi ki, 18 Mayıs'ta Kocatepe Camii'ndeki cenaze namazına katılamayacak kadar rahatsızdı. Nitekim fenalaştı ve komaya girdi. Olayın aslı nedir bilemiyorum. Ama birileri ne yazdı biliyor musunuz? "Ecevit iyi ki geldi. Gerçek yerini ölmeden önce göstermiş oldu. Çünkü neydi o Fethullah Gülen'e, Abdülhamit'e sahip çıkmalar?" Kamplaşmadan yana olanların rahatsızlığı besbelli. Mesele olan biteni doğru okumakta. Fitne bir ateştir. Tabii ki onu söndürmeye çalışanlar yangına dalınca zarar da görürler. Bunu göze almadan, itfaiyeci olamazsınız ki!

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Medya, isabetli-isabetsiz her türlü düşünceye açık bir müessese olması hasebiyle, millete ve millet ruhuna göre disipline edilmesinde zaruret vardır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri